1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

  3. Avrupa Kapısında Beklerken
Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Avrupa Kapısında Beklerken

A+A-
Bilindiği gibi Avrupa Birliğine girebilmek için müracaat edişimizin üzerinden elli yıldan fazla bir zaman geçti. Fakat bizi hâlâ bu birliğin içine almadılar. Ne zaman alacakları da belli değil. Hatta alıp almayacakları bile belli değil. İleri sürdükleri şartlardan şimdiye kadar otuz iki tanesini yerine getirmişiz. Ancak bu günlerde bir şartın daha güncellendiği ve yerine getirilmesinin istendiği şeklinde bir haber daha duyuldu.

Eminim ki, bu şartı da yerine getirsek, yeni bazı şeyler daha üretecekler ve bizi yine almayacaklar.
Nitekim bunun böyle olduğunu hâlen istifa etmiş bulunan, fakat yerine henüz bir tayinin yapılmış olduğunu duymadığımız İngiltere Başbakanı açıklamıştı. Ancak açıklaması biraz değil, açıkça alay kokuyordu.

Bize dönük tarafı ise “ey Türkler! Kendinize gelin, sizin dininiz ayrı ve bu birliği teşkil eden devletler olarak bizim dinimiz ayrıdır. Görmüyor musunuz? Bu birliğin içinde yer alan bütün devletlerin arasında
ortak bir bağ bulunmaktadır, o da aynı d0ine mensup kimselerin oluşturduğu, fakat ayrı devletler olmalarıdır. Dikkat ederseniz birlik bunlar arasında kurulmuş bulunmaktadır. Dolayısıyla siz boşuna bu
konuda çaba harcıyor ve bu birliğin kapısında boşuna bekliyorsunuz”.

Bu açık bilinene rağmen sanki başka bilinmeyen yönleri de varmış gibi, biz hâlâ onların kapattıkları kapının açılacağı ümidi ile beklemekteyiz ve hatta zaman zaman kapılarını açmaları için de
müracaatımızın bulunduğunu hatırlatarak kapıyı yeniden çalmayı ihmal etmemekteyiz.

Eh, umut dünyası olur mu? Belki olur, diyoruz.

Üstelik bizim bu konuda bir de deyimiz bulunmaktadır: Umut fakirin ekmeği, ye Mehmet ye!

Avrupa Birliği karşısında durumumuz böyle olmakla birlikte, bu birliğe katılabilmemiz için ileri sürülen şartları yerine getirmemiz ve bu konuda ayrı bir gayret sarf etmemizin ve yerine getirmemizin hiç
şüphesiz bizim için bir kazanç oluğu da su götürmez bir gerçektir.

Yani yapılan çalışmalar ve ileri sürülüp de yerine getirilen şartların oluşması aynı zamanda bizim o konuda yeni kazançlar elde etmemiz anlamına gelmektedir. Yani bu vesile ile devlet olarak, eksiklerimizi
görüyor ve o konuda bir takım gelişmeler sağlıyoruz.
Hiç şüphesiz, bu tür kazançlar da bizim için yeni hamleler daha yapmamıza sebep teşkil etmektedir. Yani Avrupa Birliğine giremesek de bu yolda attığımız her adım, bizim için bir ilerleme sebebi olmaktadır. Dolayısıyla bizim moralimiz yerine gelmekte ve daha iyi şeyleri sadece hayal etmekle yetinmeyip onu ve daha da ilerisini düşünmemize ve hatta başarılı bir şekilde yapıp netice almamızı sağlamaktadır.

Aslında Avrupa Birliğini teşkil eden üye ülkelerin yapısına baktığımızda ilk önce göreceğimiz, hatta gördüğümüz, özelliğinin bu birliği oluşturan devletlerin aynı dine mensup oldukları idi. Buna rağmen
müracaat etmemizin bir fayda getirmeyeceği de daha başlangıçtan belli idi. Ama biz buna rağmen yine de müracaat ettik.

Fakat her hâl ü kârda netice bizim için önemlidir.

Çünkü yapılan her yatırım ve açılan her yeni tesis faydalı olan çalışmaların bir ürünüdür. O da memleketin lehine bir açılımdır.
Bu durum ise sonunda bizim kendimize güvenmemizi ve başarılı olabileceğimizi müjdelemektedir. Bence hayırlı olan da budur.
 
Bu yazı toplam 126 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.