1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Avrupa Ve Amerika Net Düşmanımızdır
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Avrupa Ve Amerika Net Düşmanımızdır

A+A-
İçinde bulunduğumuz yıla da maalesef terör damgasını vurmuştur. Ama ilk defa yöneticilerimizin terörle mücadelede ki kararlı tutumlarına şahit oluyorum. Ülkemiz uzun yıllardır bu kaderiyle mücadele ediyor. Ortaya çıkan bir gerçeğe işaret etmek istersek ülkemizin istikrarı ve terörle mücadelesinde ki en büyük tehdit yabancı ülkelerin Türkiye’miz aleyhine olacak tüm çabalarında ki tutumu olmuştur.
Ortaya çıkan duruma bakılırsa Türkiye’nin geleceği için attığı kararlı adımlarını istemeyen batılı güçler bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada bu tutumlarında ısrarlarını sürdürecekler. Özellikle ülkemizin ufkunu açan cumhurbaşkanımızın kararlı duruşu ve dünyayı adalete çekecek olan açıklamaları ile çılgınlık düzeyinde bir takım sinsi oyunlara başvurmaktan geri durmamış ve bunu önleme adına ne kadar düşmanımız varsa onları madden ve manen desteklemekten geri durmamıştır.

Örneğin benim gözümde ciğeri beş para etmez Can Dündar gibi bir vatan hainine kucak açarak cumhurbaşkanlığı düzeyinde destekleyen Almanya’nın bu tutumunu nefretle izledik. Elbette bu yaptığı yanına kar kalmayacak bugün bilmem neresini yaladığı terör örgütü başına büyük bela olacaktır. Besleyip büyüttüğü bu lanet yılanbaşı ezilmeyecek konuma ulaşınca Almanya’nın başına bela olacaktır. Şu bir gerçektir ki Almanya bugüne kadar takındığı tavırlar ve attığı adımlarla bölgede istikrar istemeyen ve karışıklık ve kandan nemalanmaya çalışan bir görüntüye bürünmüştür. Zerre kadar sevmediğim Yahudi milletine yönelik yaptıkları Nazi zulmüne bakıldığında kendi mazilerinin kirliliğinden zifir hale gelmiş bir tarihin kara sayfalarında ki yerlerini almıştır.
Burada şu gerçek netlikle ortaya çıkmıştır. İnsana değer veren ve asla zulmetmeyen dinimiz İslam dışında kalan tahrif edilmiş ve adına Hristiyanlık ve Yahudilik dediğimiz din sahiplerinin insafına terkedilmiş bir dünya sisteminde köklü değişiklik olmadığı sürece İslam âleminde kan ve gözyaşı dinmeyecektir. Dünyanın mazlum devletlerini iki dudakları arasında yönlendirme gücünü bir şekilde elde etmiş bu vampir devletler, kendilerine meydan okuyan Recep Tayyip Erdoğan gerçeği karşısında türlü yollar denemek suretiyle ülkemizi hizaya getirme çabasına kalkışmışlardır. Tüm düzenleri ve planları ellerinde patladıkça çılgına dönen Amerika ve Avrupa gibi vahşi batı güçleri bu konuda kararlı olduklarını halen ülkemizin farklı noktalarında ortaya çıkan saldırı ve terör eylemlerine sağladıkları katkılar ile ortaya koymaktadırlar.

Bizim İslam ülkeleri olarak yaşadığımız en büyük sorun liderlerin kaypak yapıları ve güven vermeyen batıya endeksli politikalarıdır. Batının desteğini alan ve ülkesinde ki konumunu bu sahte yapıyla güçlendirebilen bu zavallılar günü geldiğinde Saddam gibi Kaddafi gibi çöplüğe atılacakları günü beklemektedirler.
Bir konuya özellikle temas etmek isterim. Bizim vatanımızın birliği ve bütünlüğüne dönük tüm terör eylemlerinin arkasında batılı güçlerin olduğu bir realitedir. Benim ortaya atacağım fikir biraz absürt kaçabilir. Ama gördüğüm kadarıyla bazı gardlar açılmış durumdadır. O halde ülkemizin birliğine yönelik bu denli sabote cesaretini kendinde bulabilen batı dünyasına misliyle mukabele etmek belki bazıları tarafından uç bir mantık olarak algılanabilir. Ama aynı durumun kendileri içinde gerekli olduğunu hissetmeleri için onlarda da bir takım uyarı niteliğinde eylemlerin olması ve aynı acıları tatmaları gerekmektedir. Acır mıyım? Asla acımam. Zerre kadar etkilenmem. Devlet büyüklerimizin de uzaktan bir yarım ağız taziye dilekleri yeterli gelir. Asla ülkelerine giderek teröre karşı yürüyüş gibi tepkilere katılınması taraftarı değilim. Fransa’da meydana gelen terör eylemi sonrasında dünya ülkelerinin büyük bir çoğunluğu teröre tepki yürüyüşüne katılmışlardı. Ülkemiz adına o zamanın başbakanı Sayın Ahmet Davutoğlu da taziye için gittiği Fransa’da cumhurbaşkanı Hollande’in ukala tavrıyla muhatap olmak zorunda kalmıştır.
Bundan sonrasında da Türkiye’miz için önemli olan kendi birlik ve bütünlüğüdür. Etrafında ki devletlerin büyük çoğunluğunun kirli hedeflerinin tahlili iyi yapılmalı ve onların yaşayacağı benzer acılarda aynı tutumlarının benzerini onlara karşı uygulamak durumundayız.

Şahsen vatandaş olarak bizim Avrupa Birliği ile organik bir bağımız kalmamıştır. Onlarla güvene dayalı en ufak bir oluşumun içinde yer almak açık tabirle kendi ayağımıza sıkmaktır. Amerika’da aynı şekilde bizim dostumuz değil, tamamen düşmanımızdır. Amerika ile ilişkiler yeniden gözden geçirilmelidir. Uydurma çabalarla dost görünüp her türlü hainliği yapma çabaları zahiren ortaya çıkmıştır.
Ülke olarak; bize karşı namluları dönmüş olan PKK, DAEŞ ve FETÖ gibi kirli örgütlerin tüm kaynakları ciddiyetle bulunarak önü kesilmelidir. PKK’ya destek olan batılısı, doğulusu her kim olursa olsun anında cezası verilmelidir. Mecliste ki artıkları dibine kadar sıyırılmalı ve girişecekleri tüm kışkırtıcı çabaları anında karşılığını bulmalıdır. Bu vatanın bölünmez bütünlüğüne dil uzatan sosyal medyanın sahte yiğitleri tespit edilmeli ve gözünün yaşına bakmadan sınır dışı edilmeli ve bir daha giriş yapması engellenmelidir.
Kısacası, acımasız, kararlı bir devlet yapısı gerekli olmuştur. Yine söylüyorum. İdam cezası en kısa sürede uygulanmalıdır. 
Bu yazı toplam 192 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum