1. YAZARLAR

  2. Güngör Gökdağ

  3. Avusturya'nın Türkiye Kindarlığı AB İle Senkronize Gidiyor..
Güngör Gökdağ

Güngör Gökdağ

Yazarın Tüm Yazıları >

Avusturya'nın Türkiye Kindarlığı AB İle Senkronize Gidiyor..

A+A-

Birçok Avrupa devletlerinde olduğu gibi Avusturya'da, her seçim döneminde hükümet ve diğer siyasi partiler, azalan itibarlarını sandıkta oya dönüştürmek için Türkiye karşıtı söylemlere başvururlar. Avusturya'da yaşayan Türk seçmenlere yeterince değer vermeyen siyasiler, yapılan her seçimde Türkiye karşıtlığında birleşirler.

 

Tarihte "Balkanların Paylaşımı" hususunda Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki ayrışmaya takılıp kalan Avusturyalılar, belli ki hala Viyana kuşatması sendromunu yaşıyorlar. İlk kez cephede at sırtında tanıdıkları Türkleri, Viyana kapısına kadar dayanmalarının tarihsel izdüşümünden olsa gerek pek sevdikleri söylenemez.

 

Avusturya, Avrupa Birliği'ne 1995 yılında tam üye olarak seçilmesinden bu yana, Türkiye'nin AB üyeliğini desteklemeyen veya kerhen en düşük seviyede destekleyen ülkelerden birisi olmuştur. Yine Avusturya'nın ülke sınırları içinde yaşayan yabancılara, özellikle de Türklere ve Müslümanlara karşı nefret gözüyle bakan, küresel politikalara öteden beri uyum sağlamakta zorlanan bir yönü de hep vardır.

 

Türkiye politikaları Türk düşmanlığıyla devam ediyor...

Avusturya medyası; Avrupa'ya 1960'lı yıllarda ilk kez gelen Türk iş göçü hareketiyle, birlikte yaşam sürecini Türkiye ve Türkler aleyhinde uzun süredir yaptığı olumsuz yayınlarla kötü bir algı oluşturmayı başarmıştır. Bu bakımdan Avusturya, Avrupa'daki "Türkiye Karşıtlığı" oranı en yüksek ülke olma özelliğine sahiptir.

 

Radikal ırkçılığın önemli bir üssü olan Avusturya, Türkiye'ye karşı hasmane tutumunu sürdürerek Nisan 2015 tarihinde, parlamentoda Ermeni Soykırımı'nı tanıyan bir karar aldı. Ülke içinde terör örgütü PKK ve yandaşlarının propaganda yapmalarına müsamaha gösterdi. Bilhassa AB içinde Türkiye karşıtı sesler arttıkça, Avusturya sürekli olarak Türkiye'yi tahrik etti. Müslüman cami ve derneklere yönelik yapılan saldırılara ciddi bir önlem almadığı gibi, sürekli olarak kontrol altında tutma gayreti içinde oldu.

 

Geçen hafta yapılan seçimlere kadar Başbakan olarak görev yapan Christian Kern, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin durdurulması gerektiğini düşünen, ekonomik olarak AB'nin Türkiye'ye daha az bağımlı, ancak Türkiye'nin AB'ye daha çok bağımlı olduğunu dillendiren bir liderdi. Gümrük Birliği'nin genişletilebilmesinin yolu bile, Türkiye'nin AB'ye daha çok yakınlaşmasıyla söz konusu olabileceği tezini savunuyordu. Zaten Avusturya kamuoyunda olduğu gibi siyasi partileri içinde de, Türkiye'yi ve AB üyeliğini destekleyen bir parti bulmak çok zordur.

 

Önceki Başbakan Kern, 15 Temmuz darbe teşebbüsünde pandomim yaparak sessizliğini korumuş, fakat terör örgütü FETÖ ve PKK'ya yapılan operasyonlara karşı, Türkiye'yi sert bir dille eleştirmişti. Hatta Avusturya Parlamentosu'nda temsil edilen ve hiçbir hususta mutabakata varamayan siyasi partiler, söz konusu Türkiye karşıtlığı olunca; AB müzakerelerinin ve Türkiye'nin terörle mücadelesinin durdurulması konusunda ortak bir bildiriye imza bile atmışlardı.

 

Avusturyalılar'ın, müttefik bir ülkeye yakışmayan yaklaşımları bunlarla sınırlı da değil? 16 Nisan referandumu döneminde Türk siyasilerin Avusturya'da yapmak istedikleri etkinliklere izin de verilmemişti. Başka bir anti-demokratik uygulama da, Wiener Neustadt şehrinde darbe teşebbüsüne karşı olan Türklerin evlerine ve balkonlarına Türk bayrağı asılması yasaklanmıştı.

 

Turizm sezonunda yoğun olarak kullanılan Viyana Havaalanı'ndaki reklam panosunda, günlük yayınlanan Kronen Gazetesi'nin "Türkiye'ye tatile gitmek sadece Erdoğan'a destek vermektir" şeklindeki maksatlı yazısı da ayrı bir skandaldı. Aynı gazetenin 13 Ağustos 2016 tarihinde "Türkiye, 15 yaş altı çocuklarla cinsel ilişkiye izin veriyor" başlıklı haberini havaalanındaki reklam panosunda yayınlatması ikinci kez krize yol açmıştı. 13 Ekim Cuma günü ise yine Viyana Havaalanı'nda güvenlik kontrolünden geçen Türk yolcuların, uçağa binmeden önce aşağılayıcı ve incitici bir şekilde polis köpekleriyle kontrol edilmesi, Türkiye'nin itibarını zedelemeye yönelik, Türk insanına olan kin ve nefreti açığa çıkaran çok çirkin bir durumdur.

 

Tutum ve davranışlarıyla ortaçağ karanlığının dehlizlerine doğru ilerleyen Avusturya'nın niyeti hiçte dostane değildir. Ne yazık ki orada yaşayan ve ülke kalkınmasına katkı sağlayan, yasalarına uyan, vergisini veren Türk vatandaşlarına reva gördüğü muamele ayan-beyan ortadadır.

 

Ankara, Avrupalı müttefiklerin, küreselleşmenin ortaya çıkardığı müreffeh bir yaşamın imtiyazlarını kaybetme korkusu içinde olduklarını çok iyi biliyor. Bu organize işlerin arka planını da biliyor. Türkiye, Avrupalılara sonlu bir sistemde sonsuz büyümenin olmayacağı hakikatini hatırlatıyor. Sınırları zorlamak, bu evrendeki herşeyin bir sonunun olduğu mukadderatını değiştirmiyor.

 

Artık gözlerinizi açın çünkü koltuk sallanıyor ey Avrupa...

Belli ki 21. yüzyıla damgasını vuracak olan Türkiye'nin doğum sancılarını, Avusturya hücrelerine kadar hissediyor!...

 

 

 

Bu yazı toplam 849 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar