1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Ay Kızıllaşınca
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Ay Kızıllaşınca

A+A-
Kanlı terörün esir almak istediği günler yaşıyoruz. Patlayan bombalar, çıkan çatışmalar, hedef gözetmeyen saldırılar, toprağa düşen masum günahsız bedenler, hayatının baharında ebediyete göç eden canlar… Böyle anlarda normal düşünmek çok zordur, lakin akılda, tecrübede bunu emreder. Atalar der: “öfke gelir göz kızarır, öfke gider yüz kızarır”. Allah Resülü (sav) hatırlatır: (Mealen) : “Gerçek pehlivan güreşte rakibini yenen değil, sinirli anında öfkesini yenedir” Ve cenabı- Allah buyurur: “O takva sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar, öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever.” ( Al-i İmran; 134)
Allah insan olarak yarattığı her canlıya akıl, fikir, düşünme yetisi vermiştir. Demokrasi ile idare olunan ülkelerde oy veren herkes yönetime öyle veya böyle katılır. Verdiği parti ister iktidar olsun ister muhalefet, yönetimle ilgili bir irade beyan etmiştir oy veren kişi. Oy vermeyen ise vermemenin sorumluluğunu taşır üzerinde. Aynı ülkede yaşadığımıza ve yaşamaya devam edeceğimize göre ülkeyi milleti devleti ilgilendiren meselelerde bencilliği aşarak toplumun ve ülkenin çıkarlarını öncelemek hepimizin hayrına ve çıkarına olur. Aynı vatanda, aynı devletin bayrağı altında, daha huzurlu, daha mutlu, daha adil yaşamaya devam etmek istiyorsak zor zamanlarda daha sakin ve daha toplumcu düşünmek hepimizin çıkarına. İç kargaşa, savaş milletleri ne hale getiriyor elan yaşamakta ve görmekteyiz. Irak ve Suriye sahneleri yaşanıp geçmedi ki yaşanmaya elan devam ediyor. Onlardan ibret almak lazım değil mi? Denizlerde her gün boğulan çoluk çocuk ve kadınları görerek, Avrupa’nın göbeğinde aşağılanan, dışlanan, aç sefil bırakılan mültecilerden ibret alarak hadiseleri değerlendirmemiz aklın gereği değil mi?
“Bilmediğin Şeyin Peşine Düşme”
Ülkemizde ve çevremizde yaşana hadiselerin karmaşıklığı ortada. Devletler, örgütler, paktlar… Hepsi birbirine girmiş. Bakıyoruz bu gün dost olanlar yarın düşman, bu gün kanlı bıçaklı olanlar yarın can ciğer kuzu sarması olmuş. Bizim gibi sade vatandaşların gelişen olayların gerçek yüzünü görmesi mümkün değil. Bize gösterilen ve gerçek diye sunulan olaylar çoğu zaman bir yalanın gölgesi oluyor. İşte bundan dolayı hakkında tam bilgi sahibi olmadığımız mevzularla ilgili hüküm bildirmemek, akıl yürütmemek en doğru davranış oluyor. İnternetten okuduğumuz birkaç satır, bir gazetecinin yazdığı bir makale, bir Tv yorumcusunun yaptığı yorumlarla, uluslar arası yönü de olan hadiseleri hakkında görüş bildirmek, bir gaflettir, bir eksikliktir, üstelik de dünya ahiret sorumluluğu olan bir eylemdir. Cenab-ı hak hükmeder: “Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur. İsra 36” Bu nedenlerle aynı geminin yolcuları olan bizler, gemide meydana gelen kargaşada, gemiye dışarıdan yapılan sadırlarda ilk yapacağımız iş gemiyi korumak olmalı. Tehlike ( geminin su alması, düşman eline geçmesi) geçtikten sonra yine gemi içindeki anlaşmazlıklarımızı gidermek için mücadele edebiliriz. Gün parti, mezhep, ırk, sosyal sınıf münakaşası yapmak günü değildir. Gün önce birlikte yolculuk yaptığımız gemiyi kurtarma günüdür. Aksi takdirde kavga edeceğimiz, tartışma yapacağımız bir zeminimiz bile olmayacak. Ay kızıllaştı Kızılay oldu çünkü.  
Bu yazı toplam 99 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.