1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. Aynı Eserde, Şeyh Abdulkadirin Oğlu, Hasib Ve Necib Evladına Yazdığı Beliğ Mektubu
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

Aynı Eserde, Şeyh Abdulkadirin Oğlu, Hasib Ve Necib Evladına Yazdığı Beliğ Mektubu

A+A-
Aynı Eserde, Şeyh Abdulkadirin Oğlu, Şeyh Mustafanın 25 Muharrem 1185 Tarihli Mecmuasından Yazılmış Ve Hasib Ve Necib Evladına Yazdığı Beliğ Mektubu

Noksan sıfatlardan münezzeh kemal sıfatları ile müttesıf alan Allah Teâlâ’nın ismi ile. Bundan sonra: Fani olan aziz evlat!

Allah Teâlâ seni aziz kılsın. Tahkık emanınız benden nasihat talebiniz bana baliğ oldu (ulaşdı). Muhakkak Rasülullah s.a.v. buyurmuşlardır ki:
“Mümin müminin kardeşidir” haliyle kardeşine nasihati terk etmez” buyurmuştur. “Nefisleriniz sizin üzerinizedir”Allahü Teâlâ’nın ayetinin mucibince. Öyle ise sana düşen, bütün meşğuliyetini nefsini ikmale sarf etmekliğindir. Bir mertebeye vasıl olmaya, nazari ve ilmi hikmetlerin her ikisine de muvazabet (devam etmek) e sarf etmekliğin senin üzerine yakışandır. Zira Allahü Teâlâ:
“Kim bir hikmet getirirse (vesile) olunursa ona çok hikmetler hayırlar verilir” buyurmaktadır. Senin kazancın, şer’î hududların kanunları üzerine ve sünnet erkânına kaidelerine mahsus olsun.
Zaruri hallerin dışında, kitap ve sünnet de azimetle amel edesin. Ruhsatlar, hastalıklara yakalanmak ve tehlikelerden kurtulmakdadır ( kurtulmak içindir). Haramlardan kesinlikle kaçınmalısın. Yapılmasında beis olmayan şeyleri terk etmeni tavsiye ederim. Hatta yapılmasında beis görmediğin şey bile olsa.
Şu takdir de sen, Allahü Teâlanın : “Allah’dan hakkıyle ittika ediniz” emrine imtisal etki, Cenabı Hakk’ın: “Muhakkak Allah c.c. müttekılerle beraberdir” ayetinin rütbesine nail ve vasıl olasın. İlahi gayenin rütbesine nazar et ve iyi düşün!

Ve bilcümle: Senin üzerine düşen, sonra senin üzerine düşen: Rasüllerin efdalı Efendimize kalbinle, erkani ile itikat da, ibadat da, diyanat da ve muamelat da tabi olmandır. Hatta adiyat da (adetler de) de bile. İşte şu: İhtiyaç zamanında bir azıktır. Yaşın ilerlemiştir (otuz yaşını geçen). Onun üzerine mülaki olan şeyde, bakı olan şey üzerine delil vardır. Benim anlatacaklarım bu kadar. Cümlesi onun üzerine delidir.
Min-el-fakir Muhammed Hadimi ila veledihi’n-necip’il-hasibi’d-daimi ehabbellahü Teâlâ (Muhammed Hadimi fakirinden Allahın çoksevdiği hasibi daimi necib evladına)

SULTAN TATARHAN’A
(Cemaziye’l-ahır’in ortasında yazdığı ve Mahdumu tarafından Sultana ulaştırılan mektubu).
Lisanların nutku alasına itimaden onun parlaklığı üzerine hulus merasimin tayy’inden sonra; Tahkık mektubunuz vasıl oldu. Hitabınızdan teaccüp ihtiva eden mektubunuz bize vasıl oldu.
Çok açık malumdur ki; Muhakkak şu ömrün kazançlarının neticesi Hz. Hızırın vasiyeti ile süâli museviye îndinde cevabıdır. O cevap ise’
“Yani sen, ilmi amel ecli için talim et” kavlidir. Takdir olunur ki, muhakkak amellerin en faziletlisi müteaddi olanıdır. O müteaddi olan amelde efdal olan, İslamı neşr etmek ve talim etmektir. Bunların her ikisini de aslın aslı kılmalıyız. Telakki etmeliyiz elbette.
Eğer İslamın neşri ve taliminin husulü ve bidayetten gaye’ye cevdet’i fehm ( çok güzel yüksek anlayış) olunursa, o takdirde elbette biz sair şeylerin zorluğunu irtikâp ederiz. Eğer fehm edilmezse (anlaşılmazsa), o zaman şu ayetleri anlamak lazım.

” Kimki dininden dönerse yani önceki haline, Allahü Teâlâ’ya onun istidadı elbette zarar veremez. (şimdiki halde ve gelecek zamanda). Yakında biz şükredenleri mükafatlandırırz”.(Ali imran s.a.144)
- sürei nisa ayet 114 de Kavmin sırlarının çoğunda hayır yoktur. Ancak sadık emir ve maruf ile olursa hayır vardır”demektir.
“Kadınlarla beraber olmaya razı oldular. Onların kalbleri üzerine nifak damgası vuruldu. Artık onlar cihad’daki sâadeti ve geri kalmaktaki şakaveti anlayamazlar. (Surei tevbe a.91)
Batıl yalan haberlerle mutmeîn olurlarsa, Allahü Teâladan umulur ki, senin hakkında hayırlı olan şeyi ihtiyar etsin, kendisinden gayb olmayan ilmin iktizasıyla.
Bilcümle: Düşünülsün, kolaylaştırılsın, yardım olunsun. Sonra o hususta müşavere erbabı olan kimse ile istişare edilsin. Sonra istihare yapılsın. Sonra mucibince amel edilsin. Eğer görülürse yani görüş bu yönde olursa, bu husus da Rabbimin emri açığa çıkacaktır. Eğer görüş bu yönde olmazsa emir kesintiye uğramaz. Belki emir talika laik ve takriben cevap olacaktır.
Sen bir şeye azmettiğin zaman Allah’a tevekkül et: “Kim Allah’a tevekkül ederse Allah ona kâfidir. Ve o ne güzel vekildir”. Biz ona tevekkül ederiz. İşlerimizi ona havale ederiz.
Asıl ümit edilen şey! O bizim ricamız ümidimiz, tevfikı davetinden olan hali, İlahi kurubatın (yaklaşma yollarının), ona yaklaşması en yakın olanıyla olacağını ümid etmemizdir.
Ve uhrevi âleme irtihal anında hüsnü hitam üzerine nimetlenmekle beraber refakat ricamızdır. Lakin bizim vücudumuzda bir nevi illet (hastalık, arıza) vardır ki, biz onların hepsinin sıhhate tebdilini (değiştirilmesini dönüşmesini) ve afiyetin devamı için halis dua bekleriz...

Min hakır Muhammed Hadimi
Tahkık bu mektup Muhammed said’in mahdumu tarafından cemaziyel-ahir’in ortasında tarihin de TATAR HAZRETİ SULTAN’ın eli ile sıhhat haberi ile ve tedris ve talimle (bazı ilimleri) haber vasıl oldu (bize ulaştı). Biz onun için ve hepsi için dua bekleriz.(Aynı eserden) (Devam edecek)
 
Bu yazı toplam 244 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.