1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. AZRAİL, KİMLİK KONTROLÜ YAPMAZ, TALİMATI UYGULAR
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

AZRAİL, KİMLİK KONTROLÜ YAPMAZ, TALİMATI UYGULAR

A+A-

Uzun zamandır gözlemliyorum. Çoğu insanda ibret alma, ders alma gibi bir haslet gelişmemiş. Ne olandan, ne ölenden etkilendikleri yok. Anlık refleksler dışında bir durum yok. Ölen ölüyor kalanlar bildiğini okumaya devam ediyor. Halbuki insanlar on sene yirmi sene sonrasını düşünebilseler ve ibret almayı bilseler durum o kadar değişecek ki!
Ama üzerinde durmuyorum artık! Gücü yeten yetene… İnsanların yüzüne yansıyan mutluluk ve rehavet havası, diğer insanlarla iletişimde ki ego yüklü tavırlar yahut ta her ne kadar mütevazı olduğunu iddia etse de üzerinde taşıdığı gizli kibir var ya! Günümüz insanının felaketi olacak. 
İnsanlar dünyaya oldukça sınırlı bir süre için konuk oluyorlar. Ama küçük beyinlerimiz bize bu süreyi uzun gibi algılatıyor. Bu da insanın felaketine sebep teşkil ediyor. 
Tanıdığım çok sayıda dostum üzerinde gözlemlediğim ürpertici bir gerçeğe temas etmek istiyorum. Hepsinin yaşantısında islamilik yok maalesef. Hiç yok. Bu işin korkutucu bir yönü. Daha korkutucu olanı da şu : Bu insanlar neyle mükellef olduklarının bilincindeler. Hesap gününe ilişkin bilgileri var. Ama yaşadıkları hayat onları gerçekten öylesine geriye çekmiş ki sadece görmek istediklerini görüp yaşamak istediklerini yaşıyorlar. İrşad ve inzar tesir etmiyor. İşin ciddiyetinin farkında değiller. 
Diğer bir örneği daha vereyim. Etrafımda tanıdığım yahut tanımadığım yığınla zengin var. Benim gibi orta halli bir fukara değiller. 
Çoğu mal biriktirmeye ve devasa işletmeler açarak güç gösterisine soyunmuşlar. Birçoğunun yaşı Cahit Sıtkı’nın “35 Yaş” şiirinde ki hududu aşmış. Ölüm hiç akıllarına gelmiyor. Birçoğu parasını ağız tadıyla yiyemiyor bile... Sadece biriktiriyor, biriktiriyor, biriktiriyor. Derken bir de bakıyor yaş 60-70 olmuş. Büyük ihtimalle kalan gidenden aşağı düşmüş. Zıpkın gibiyken idrak edemediği gerçeklerle başbaşa kalmış. Artık yaşlı bir insan olarak kalan ömrünü tamamlayacak. Muhtemelen emri hak tecelli ettikten sonra da ömrünü vererek biriktirdiği malını mülkünü kalanları çatır çatır yiyecekler. Eğer tutkun değilseler, eğer vizyon sahibi değilseler bir insanın ömrünü vererek biriktirdiği o varlık daha büyük bir hızla tükenişe geçecek.
Fukaranın hakkından, yetimin hakkından, öksüzün hakkından gaspedilerek yapılan harcamalar sebebiyle beti bereketi kalmayan mal ve mülkün ne dünyada kalanlarına ne de ahirete göç edenlerine zerrece faydası olmayacak. Buyur işte kendi malın ve mülkünle bir de ebedi alemde çekeceğin ıstırabın hesabını sen yap artık!
Resulullah (sav)’in talimatıyla tüm varlığını fukaraya hibe eden fedakar Ashab gibi olmanızı beklemiyoruz. Sadece malınızın kiri olarak yapışan toplamın sadece 40’ta birini diğer ihtiyaç sahibi insanların dertlerine deva olmak için sarfedin diyorum. Tabi tercih sizin… 
Malınız üzerinde söz sahibi gibi ukalalık yapmak istemem. Ben aldığım eğitimin verdiği birikimle hak üzere olmanızı ve gerçek sahibinin rızası üzerine bir yol edinin diyebilirim. 
Hiç unutmam! Daha küçücük yaşlarda iken eski bir baba dostumuzla ailecek gider gelirdik. Geçen yıllar onrası bu adam büyük paralar kazanarak elle gösterilen bir zengin olmuştu. Bir gün babamın ona iş konusunda samimiyetine istinaden bir tavsiyesi olmuş. Ama kibir damarları açılmış olan bu zat babama “ Kardeşim, malımın ortakçısı mısın?” diyerek bir müslümana yakışmayan üslupla karşılık vermiş. Babamın o yıllarda çok üzüldüğünü hatırlarım. Hiçbir menfaat beklemeksizin masum bir tavsiye karşısında bu lafı işitmesi onu derinden etkilemişti. Zenginimiz şu an imtihanın hangi boyutunda bilmiyorum ama insanoğlunun nefsi dünya malıyla azıcık haşır neşir olduğu zaman etrafını görememeye başlıyor.
Bu hiç değişmiyor.
Yine dünyaya oldukça düşkün, nefsani açıdan zaaf taşıyan bir diğeri de bana geçmişte birlikte çalışma teklif etmiş şartlarımı sunmamı istemişti. Önüne koyduğum sözleşmede ki yazılı rakam yıllarımı vererek edindiğim tecrübenin oldukça gerisinde kaldığı halde bana utanmadan asgari ücret denebilecek bir rakam önermişti. Tabi en sert şekilde karşılığını da almıştı. 
Toprak sizin de gözünüzü doyuracak. Hiç kuşkunuz olmasın. Eğer okuduğum ilme itimadınız varsa, ölümünüz sonrası karşılaşacağınız sorgu bildiğiniz gibi falan değil, çok dehşetengiz olacak. Şahsen sizin adınıza korkuyorum. Ayrıca da üzülüyorum. Hiçbir insanın hem dünyada hem de ahirete zora düşmesinden haz etmem. Ama bu yaşamı veren ve kural koyma yetkisi kendinde olan merci önünüze yaşamı sermiş. Şartları koymuş. Eğer kuralına uyarak bir hayat sürdüyseniz hesabınız kolayca aşılır. Ama aksi ise vay halinize!
Fakirler ve orta halliler size de bir çift sözüm var: Fazla mal ve mülkle haşır neşir olmadığınız için hesap daha kolay aşılacak. Ama sizlerde lütfen ibadetlerinizde ve muamelatta olabildiğince hassas olun, olmaz mı?          

Bu yazı toplam 1189 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.