1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Babalar Ağlıyor
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Babalar Ağlıyor

A+A-

Atadan dededen zengin kendi babası fabrikatör, kayınpederi tanınmış bir müteahhit olan Baba kaya Bey,  onlardan kalma büyük servetle boğazda 2 Yalı almış birinde kendi oturuyor ötekini de ileride oğlunun oturması için bekletiyordu.

Tek evladı olan  Oğlu Tunç'a lise eğitimini Avrupa’nın en tanınmış, en pahalı okullarında yaptırmıştı. Şimdi de oğlunu  dünyanın  en zenginlerinin çocuklarının okuduğu   Amerika'da bir üniversiteye yazdırmıştı. Ona pahalı bir ev tutmuş, lüks ve pahalılıkta ikinci segment sayılan bir de araba almıştı. Kaya Bey, oğlu ile çok yakından ilgileniyor onun bir dediğini iki etmiyordu.

Tunç bu üniversitede pek mutlu olmadı. Bunun sebebi babasını ona dünyada en pahalı araba markalarından birincisinden değil 2. Sinden bir araba almasaydı.  İki marka arasında Fiat farkı 200 bin dolarcıktı!  Bunu  fark eden Baba Kaya, bastı göze yumruğu. Başladı kendisini suçlamaya ve aralıksız ağlamaya…

Osman Bey, İstanbul'un başka bir semtinde lüks sayılabilecek bir villada oturuyordu  O’da orta çaplı bir zengindi. Osman Bey  oğlu Berk i  Türkiye’nin pahalı  Özel okullarında okutmuş, şimdi de  Berki Türkiye’nin en pahalı üniversitelerinden birine kaydettirmişti.

Berk üniversiteye kaydolduktan  sonra arkadaşlarının da etkisinde kalarak ailesinden ayrılmış, babasına lüks bir ev aldırmıştı.  Ama  Berk te ilerleyen günlerde çok mutsuz olmaya başladı çünkü babası ona Türkiye'de lüks sayılacak bir de araba almıştı. Yalnız bu araba arkadaşlarınınkine göre ucuz bir araba idi. Aylar sonra  bunu fark eden Osman Bey de ağlamaya başladı.         

Kayseri'de yaşayan orta halli avukat Mustafa Bey de oğlu Murat için ağlıyordu son bir kaç aydır. Mustafa Bey, oğlu Muradı Kayserinin en pahalı  özel okulunda okutmuş, oğlu Murat çalışarak vakıf  üniversitelerinden birini burslu kazanmıştı. Murat bir kaç arkadaşı ile lüks sayılabilecek bir evde birlikte kalmaya başlamıştı. Arkadaşlarının maddi durumları daha iyi olduğu için pahalı lokantalara ve kafelere gidiyorlar, marka giyiyorlardı. Bu durum Muradın ruh halini bozdu. Durumu fark eden baba Mustafa buna çok üzüldü. Kendine kızdı.  O da bastı göze yumruğu başladı ağlamaya.

Samsunlu baba Ali Bey de ağlıyor,  O da çocuğunu çalışkan olduğu halde maddi durumları iyi olmadığı için onu okutamadığına,  erkenden ev bütçesine katkı sağlasın diye sanayiye bir ustanın yanına vermesine ağlıyor. Ali bey oğlu Hüseyin için( toplu taşıma pahalı geldiğinden) 2. El bir bisiklet almıştı. Bisiklet bazen arızalanıyor, bahtsız çocuk Hüseyin de işe geç kalıyordu. Ustası bu yüzden onu bazen azarlıyor bazen de hırpalıyordu. Böyle günlerde Hüseyin eve hüzünlü dönüyor,  baba Ali de feleğe kahrederek “ah kahpe felek ah,  oğluma sıfır bir bisiklet bile alamadım” diye ağlıyor...

Şırnak'ta yaşayan ve 4 kız 2 oğlan sahibi olan Baba Mahmut da ağlıyor. Çünkü büyük oğlu astsubay komando olarak askerlik yapıyor ve sık sık teröristlerle çatışmaya gidiyor.  Küçük oğlunu ise pkk kaçırmış o da dağlarda örgüt adına çatışmalara giriyor. Baba Mahmut bu duruma çok üzülüyor ve bir gün çocuklarının karşı karşıya gelmesi ihtimalini düşünerek biteviye ağlıyor…

Amasyalı baba Muhammed, gözü gibi bakıp büyüttüğü tek kızı ile tek oğlunu  bir trafik kazasında kaybettiği için, Malatyalı baba Hasan da tek bir çocuğu olan o da sakat olan çocuğu için, Sivaslı Baba Mustafa ise  karısı ve kendisi çok  çok zengin oldukları halde hiç çocukları olmadığı içi ; “keşke bir tek çocuğum olsaydı da  varsın sakat olsaydı, varsın söz dinlemeseydi, varsın bana çileler çektirseydi….” Diye diye  her gün ağlıyor….

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.