Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

BAHAR

A+A-

Artık Cemreler düştü.
Havalar ısınıyor.
Hoş, bu kış  kışı pek yaşamadık ama, her şeye rağmen kış bitiyor. Bahar geliyor. Gerçi eskilerin bir sözü var:
“Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır !”
Bundan sonra ne olur bilemiyorum ama, havaların ısınmasıyla ve baharın iyiden iyiye gelmesiyle tabiat canlanmaktadır.
Konuları bilenler, bilmeyenler, muhalifler, militanlar, yandaşlar, bilgisayarı olanlar , herkes, hepimiz yazıyoruz... Uzunca bir süredir üstelik.
 Ben bir süre ne siyaset duymak, ne yazmak, ne okumak istiyorum aslına bakarsanız... Ama ne yaparsınız ki, bahar ve yaz ayları ile de siyasettede ısınma had safhaya ulaşacak. Partiler harıl harıl ittifak arayışı içinde. Meclis ittifak kurmayı kolaylaştırmak için çalışıyor.
 Bende baharın gelişine tutunarak buralardan gitmek istiyorum hatta, başka şeyler yazmak istiyorum.
Türkiye’yle beraber çürüsün istemiyorum hayatım ve harflerim.
 Çürüyormuş gibi hissediyorum çünkü…
 Bu isteğin aslında bir “yenilgi” duygusundan kaynaklandığını da biliyorum elbette.
 Kuşak kuşak süren bir mücadelenin çaresizlik ve yenilgi duraklarından birini yaşıyoruz uzun zamandır...
  Adalet, ahlak, özgürlük, eşitlik çığlıklarının toplumun duvarlarına çarpıp eridiğini görmek çok da kolay değil...
 Dün akşam saatlerinde Alaaddin caddesinde yürüyenler olmuş ve görmüşlerdir.  Gencecik bir kız yada bayan demeye dilim varmıyor. Çünkü o yolunu  fahişelik olarak seçmiş. Yanında da pezosu, kartvizitini atarak gidiyordu. Dikkatimizi çekti. Uyarmaya çalıştım, ama kimse oralı değil. Belki bir bıçak darbesi ve bir dayak korkusuyla bizde hemen oradan gazetemizdeki arkadaşımla birlikte uzaklaştık.
Türkiye kendi sorunlarından alabildiğince uğraşan bir ülke halinde. Dün Emniyet Müdürü  Şükrü Yaman’ı ziyaret ettim ve kısa bir süre görüşmemizde  Konya’nın büyük kent olmasına rağmen bir çok şehirden iyi olduğunu söyledi. Arkasından da ekledi. Tabi ki, bu bir bakış açısı.  
Hz. Mevlana’nın dediği gibi neyi arıyorsan onu görüyorsun.
 Her olay bu ülkenin sorunlarını çözmeye cesaretin yetmeyeceğinin, bu cesaretsizliğinde koca bir şaşkınlığa dönüştüğü toplum olarak görmekteyiz.…
 
Siyaset diyorum.
Sisayet yazmayın diyorum ama, maalesef ucundan kıyısından dokunmadan geçemiyoruz. Ülkenin bin bir türlü içte ve dışta sorunu varken, bizim siyasetçiler  horoz kavgası gibi dövüşüyorlar. Burada ülkenin sorunlarını saymamıza gerek yok. Herkes her şeyi görüyor, biliyor.Sürekli kavga eden insanlarla bu ülkenin hangi sorununu çözebilirsiniz aslında düşünsenize...
 
Hiçbirini…
 Sorunları çözebilecek bir siyasal örgütlenmeyi de bu toplum henüz kendi bünyesinden çıkartamıyor ne yazık ki…
 
Toplum kilitlendi bana sorarsanız,  Bir çok değerlerimiz yok olmuş, çökmüş durumda. Ekonomi, toplumsal hayat, aile yapısı felç halde.

 İnsanlar muhalif olmayı vatan hainliğine sokacak kadar eleştiriye düşman...
 
Nazım Hikmet herhalde, “akrep gibisin kardeşim” şiirini böyle bir çaresizlik zamanında yazdı.
 
Dışarıda insanı alabildiğine kışkırtan, yaşamaya çağıran bir bahar var...
 
İçimizde “bir hayat burada, bu saçmalıklarla kayboluyor” kederi.
 
“Burası kolay kolay düzelmez, burası yüzyıllardır süren baskılarla, yasaklarla sakatlanmış, iyileşmesi çok uzun sürecek” düşüncesi.
 
Biz yılgınlığa yenik mi düşeceğiz?
Elbette hayır…
 Bu gerçeklerle, bu kederlerle, bu acılarla büyüdük hepimiz.
 
Yenilgilerle öyle kolayından yıkılmayız… 
 
Asıl ümit etmekten vazgeçtiğinde biter bu hayat, ağaçları görmezsin, çiçeklerle neşelenmezsin...
 
İşte bahar geldi.
Tabiat canlanıyor.
Agaçlar çiçek açacak, kırlar yeşillenecek.
 
Bu ağaçlara, bu bahara, bu hayata bir borcumuz var...
 
Her defasında yeniden başlamak, her yenilgiyle bir daha başlamak.... 
 
Bahar geldi… 
 
Bütün kedere, yılgınlığa, kaçıp gitmek arzusuna ragmen… Hadi bir daha… Kaçmadan ve yılmadan.
İnancımızı  ve azmimizi yitirmeden yaşamaya ve mücadeleye devam…
 

Bu yazı toplam 254 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.