1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Balyoz Kararları !..
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Balyoz Kararları !..

A+A-
Balyoz kararları daha çok konuşulacak ve belki de tarihin her döneminde iyi ve kötüsüyle tartışılacak.
Kararlar gerçekten adı “Balyoz” gibi indi. Kimi insanlar sevindi, kimileri üzüldü. Kimi çevreler hayıflandı, kimi çevrelerde “Balyoz” büyük yankı uyandırdı.
Şimdi kendimize Türk Milleti ve ülkemiz açısından bir değerlendirme yapalım.
Bu millet, Anadol’da çok düşmanları ile, Haçlılarla savaşmak zorunda kalmıştır. Bunun yanında yine içimizdeki hainlerin kışkırtmasıyla isyan, ayaklanmalar yaşandı.
Bütün bu mücadeleyi güçlü ordumuz ile yaptık. Eğer ordumuz zayıf olsa, güçsüz olsa idi belki , bugün Türk Milleti diye bir millet olmaz, belki Anadolu yurdumuz olmazdı.
Zor bir coğrafyada yaşadıklarımıza, verdiğimiz mücadele tarih şahit olmuştur. Ama ne yazık ki, akılsızların, hainlerin aklı buna bir türlü ermemektedir. Yunanlılar, Ermeniler fırsat beklemekte, planları hazır ama, fırsat kollamaktadır.
Şimdi düşünün bir kere. Omurgası kırık veya özürlü olan bir kimse ne kadar güçlü olabilir ki…
Ordu bir milletin omurgasıdır. Hele hele bu devlet Türkiye Cumhuriyeti gibi tarih sayfasına damgasını vurmuş ise ordumuzun önemi daha da artmaktadır.
Düşmanlarımıza Ordumuz ile “dur” diyebiliyoruz. Ancak ordumuzu ve milletimizi yıpratmak, iç karışıklıklar yaratmak isteyen hainler, millet düşmanları her zaman olmuştur, bugünde vardır. Bunun en belirgin örneği ise PKK ‘dır.
PKK’nın yardımcısı ise Alevi- Sunni, Türk- Kürt ayrışımını körükleyen dış düşmanlar ve içimizdeki hainlerdir. Büyük Ortadoğu projesi ise bu hain çalışmanın bir parçasıdır.
Yaşadığımız şu günlerde ülkemiz hem içeriden, hem dışarıdan adeta ateş çemberi içine alınmak istemekte ve bir kıvılcım beklemektedir. İktidar ise bunu belki de tam çözememekte veya dikkate almıyor.
Ordu üzerinde şimdi bir çalışma var. Askerlik düşürülecek, profesyonel ordu kurulacak gibi falan.
Şimdi size bir tarih sayfası sunayım.
1912 yılında Balkan Savaşları başlamadan önce Balkanlar alev alev yanarken, Bulgarlar, Yunanlılar, Sırplar, Makedonlar, Karadağlılar isyan için hazırlık içindeyken o dönemin Dışişleri Bakanı Asım Bey 15 Temmuz 1912 de Meclis-i Mebusan’da yaptığı konuşmada:
“Balkanlar huzur içindedir. Burada bir isyan çıkmayacağına imanım gibi eminim” demişti.
Bu da yetmiyor huzur içindeki (!) Balkanlardan 75 bin kadar askerimiz terhis ediliyor.
Asım Bey’in konuşması üzerinden yaklaşık 3 ay geçmeden 8 Ekim’de Balkanlar isyanı başlar. Korumasız balkanlarda, terhis edilmiş askerlerin yerine derme çatma bir ordu ile isyanlar üzerine giden ordumuz, bütün cephelerde yenildi.
Selanik’te Yunan hayranı Tahsin Paşa askerleriyle birlikte “Ben bu güzel şehri savaşla harap edemem” deyip tek mermi atmadan Yunanlılara teslim oldu.
Askerimizle fazla oynamamak lazım. O günleri hatırlamak gerekir. İhanetin zemini mi hazırlanıyor acaba diye düşünüyorum.
Balyoz kararı 2003 de verildiğini düşünüyorum. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün o günkü ABD dış işleri bakanı Powell arasında imzalanan “Daha bilmediğiniz çok şey var” dediği antlaşmadan sonra Ahmet Erimhan’ın “Çuvaldaki Müttefik” adlı eserine bakıldığı zaman 9 maddeden birisi de “Türk Ordusunun asker ve silah gücünü indirelim” şartıdır.
Bu karar aşamasında askerliğin 12 aya düşürülmesi uygun olmaktadır. Buna seçimden pay almak isteyen CHP’de kısa dönem askerlik için 4 ay teklifi yapmaktadır.
Şunu unutmayalım ki, Türk Milleti asker bir millettir ve Türk Milletini omurgası da ordudur.
 
Bu yazı toplam 39 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.