1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Bambu ağacı ve eğitim
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Bambu ağacı ve eğitim

A+A-

Eğitim çok önemli bir iştir.

Öğretmenlerde  yarının büyüklerini eğitirler.

Ancak  hale bunu tam anlamıyla anlamış yöneticilerimiz yok.

Büyükler bilirler ;

Geçmişte bir bakan  verdiği beyanatta :

“Şu okullar olmasa milli eğitimi çok güzel idare edeceğim” demiş.

Bizim bugünkü Milli Eğitim Bakanı da geçtiğimiz gün verdiği beyanatta ;

“Milli eğitim sorun değil ama, öğretmen maaşları” diye dert yanıyordu. Yani Eğitim’de öğretmen maaşlarının yük olduğundan bahsediyordu.

Ne diyelim yazık…

Sayın bakana tavsiyem,lütfen bizim konumumuzdaki ülkelerin eğitime ayırdığı  bütceyi bir incelesin.

Şimdi size Bambu ağacından bahsedeceğim.

Çinliler Bambu ağacını şöyle yetiştirirler. Önce ağacın tohumu ekilir,sulanır ve gübrelenir. Birinci yıl tohumda her hangi bir değişim olmaz. Tohum yeniden sulanır ve gübrelenir.  Tohumlar ikinci yılda da  toprağın dışına filiz vermez.

3. ve 4. Yılda da yukarıdaki işlemler tekrarlanır. Fakat inatcı tohum bu yıllarda da filiz vermez. Çinliler sabırla bu işe devam eder ve 5. Yılın sona doğru bambu yeşermeye başlar.

Nihayet  6 hafta gibi bir zamanda bambu ağacı 27 metre yükselir.

Akla gelen ilk soru şudur :

Bambu ağacı 27 metre boyunca, altı hafta da mı, yoksa beş yılda mı ulaşmıştır ?

Bu sorunun cevabı tabi ki  beş yıldır.

Büyük bir sabırla ve ısrarla tohum beş yıl süresince sulanıp gübrelenmeseydi, ağacın büyümesinden  hatta var olmasından söz edebilir miydik ?

Tabi ki hayır.

Bizim öğretmenlerimizde böyle olmalıdır. Çinliler gibi ilk öğretimden lise bitimine kadar  çocuklarımızı sabırla eğitmeli, onları hayata ve geleceğe hazırlamalıdır.

İnsan yavrusu dünyaya gözlerini açtığı zamandan itibaren, bilinçsizce etrafını tanıma arzusundadır. Çocukta zamanla bu arzu bilinç kazanır. İlk bilgileri ailesinden edinmeye başlar.  Burada öğretmen konumundaki  anne- baba ya da büyükleridir.

İşte öğretmen, bireylere gereken bilgileri planlı programlı bir şekilde, belli bir ortamda, belirli araç gereçlerle öğreten kişi olarak karşımıza çıkmaktadır.

ABD de bir lise müdürünün her yıl okulun açılışında öğretmenlerine hitaben  konuşması oldukça düşündürücüdür.

“Bir toplama kampından sağ kalanlardan biriyim. Gözlerim hiçbir insanın görmemesi gerekenleri gördü. İyi mühendislerin yaptığı gaz odaları, iyi yetiştirilmiş doktorların zehirlediği çocuklar, işini iyi bilen hemşirelerin öldürdüğü bebekler…

Sizlerden istediğim şudur.

Öğrencilerinizin insan olması için çaba harcayın. Çabalarınız bilgili canavarlar, becerikli psikopatlar üretmesin. Okuma yazma çocuklarımızın daha iyi ve fazla insan olmasına yardımcı olursa yalnızca o zaman önem taşır.”

Evet insan yetiştirmek !..

Yaratanını tanıyan, anne – babası ve büyüklerine hürmet eden, insanlara saygılı ve onların değerlerine hoşgörülü insan yetiştirmek dünyanın en değerli ve zor iştir.

Öğretmen, toplum ve birey üzerinde yaz ortasında rehavete düşmüş yarı uykulu insanlar üzerine dökülen buzlu su gibidir.

Öğrencilerini ve çevresini devamlı uyanık tutan ve olaylar karşısında  duyarlı bir yapıda olmalarını sağlayacak bir etki bırakmalıdır. Bu yüzden öncelikle insana saygılı, donanımlı ve nitelikli öğretmenlere çok büyük ihtiyaç vardır. Çünkü ülkede öğretmenler  ve mesleği  yeterli güç ve niteliğe ulaşmadıkça, o ülkede en iyi eğitim sistemi ve en yüce eğitim araçları da bulunsa,bunlar gerçekleşmez.

Milletine düşman, halkına zalim ve değerlerine yabancı insanlar değil, iyi bir insan yetiştirmek, özellikle zamanımızda ne kadar önemlidir.

Bu nedenle önce öğretmenlerimize, sonra öğrencilerimize başarılar diler, yeni eğitim ve öğretim yılını kutluyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.