1. YAZARLAR

  2. Hakkı Balcı

  3. Bandırma’da Taşa Vurdu
Hakkı Balcı

Hakkı Balcı

Yazarın Tüm Yazıları >

Bandırma’da Taşa Vurdu

A+A-
Şükür… Hiç yalanı yazmadım…

İfrattan tefritten hep uzak oldum… Yaklaşık 30 yıllık haberciliğim, yorumculuğum süresince hiçbir sözüm, yazım ve tekzip edilmedi…

Sadece Televizyon yayıncılığı yaptığım yıllarda Yapımcısı ve sunucusu olduğum “YEREL GERÇEKLER” isimli canlı yayın programında; PKK’nın yayın organı niteliğindeki Özgür Gündem gazetesinden
herhangi bir köşe yazarının yazısını okuyup özetini çıkaranları matematik dersinden geçireceğim diyen bir öğretmeni eleştirdiğimden dolayı mahkemeye verildim ve ondanda beraat ettim
elhamdülillah…

Duygusal anlarıma denk gelen bazı yazılarımda bam teline vurduğum mızraplar bazen akordu bozuk cümlelere sebep olmuş olabilir ancak adaletli olmayı esas alan niyetim beni hep haklı çıkarmış ve
hiçbir hukuki cezaya maruz kalmamışımdır…

Giden kai-mi makam vardı ya hani; şu meşhur Seydişehir ailesiyiz uydurukçusu…  Mikrofonu eline her aldığında Allahın Rızasının olmayacağı şeylere, peltek peltek ‘Allah razı olsun’ diyen ve
karşısındakilere de zorla ‘âmin’ dedirten kaim-i makam vardıya…

Hani şu; ilçemize geldiği zaman Robin hood gibi karşıladığımız; Peygamberimizin vefatına çok üzülen ve kabullenmekte zorlanan Hz. Ömer’in “Resulullah vefat etmedi…” sözlerine atfen
Peygamberimizin akrabalarını teselli etmek amacı ile “Kim ki Muhammed’e (a.s.m.) tapıyorsa, bilsin ki, Muhammed (a.s.m.) ölmüştür. Kim ki Allah’a ibadet ve kulluk ediyorsa bilsin ki, Allah Hayy’dır,
ölümsüzdür…” diyen Hz. Ebubekir’in bu sözünü allayıp pullayıp büyükçe bir pankarta yerleştiren zavallı beyinlerin “Kim onun kaymakamlığını seviyorsa; bilsin ki Onun Seydişehir Kaymakamlığı sona
ermiştir. Kim Onun adamlığını seviyorsa; Bilsin ki onun adamlığı sonsuza kadar devam edecektir.” Diyerek peygamber gibi uğurladığımız şimdilerde ne izi ne tozu kalan kai-mi makam varya…

Hani şu; iki günlük Bursa-Urfa turuna Sosyal Yardımlaşmaya fatura edilen ama gerçek harcamayla hiç alakası olmayan ve 60 bin TL’lik afakî harcamanın vebalini öteki dünyaya taşıyacak olan Kaim-i
Makam varya…

Hani Şu; Gıda, kömür, barınma ve parasal yardımlar sağlamak gibi asli görevleri ile bildiğimiz Sosyal Yardımlaşma vakfından bir bayana çalışmadığı halde yaklaşık iki ay maaş ödettiren Kaim-i Makam
varya…

Hani şu; sosyal bir proje kapsamında aynı bayanı hiçbir niteliği olmamasına rağmen yurt dışına götüren ve yurtdışındaki teamüllere aykırı davranışlarından dolayı eleştirilen bayanı ölümüne savunup
kendi memurunu azarlayan kaymakam varya…

Hani şu; evinde verdiği bir çok yemeğin paralarını Sosyal yardımlaşma vakfının bütçesinden ödettiren Kaim-i Makam varya…

Hani şu; Ekmeğini peşinde, verilen görevi dürüstçe yerine getirirken fotoğraflarını çekmek ve haberlerini yaptırmak için yanına kaymakamlık bünyesine alan ve ona yapılan haksız tayine sessiz kalıp
ekmeğinden edenlere seyirci kalan Kaim-i Makam varya…

‘Hani şu’ girişi ile benzeri bir çok paragrafı daha sıralayabileceğimiz ülkemizin birinci sınıf ilçelerinden Bandırma’ya atanan Kaim_i Makam varya…

Seydişehir’de bir gurup poh pohçunun Robin hood ismi koyduğu Eski Kaymakam Adı Tuncel soyadı Sonel olan Kaim-i Makam varya…

Huylu huyundan vazgeçmez derler ya; kendisine  “Senin gibi adamlar bu devlete kaymakam oluyor ya yazık vallahi bu devlete… Bu devleti uğrattığın zararların haddi hesabı yok… Zafiyetlerini ise artık
bilmeyen yok…” demiştim ve dediğim şeylerin aynısı Bandırma’da da zuhur ediyor…

Gelişinde Robin Hod, gidişinde ise; peygambermiş gibi uğurladığımız Süper Kaymakam Tuncay Sonel efendi; öncelikle Of kaymakamlığı sırasında beraber çalıştığı iddia edilen Nihat Yılmaz’ı Bandırma
Sosyal Yardımlaşma Vakfı’ bünyesinde sözleşmeli personel olarak işe almış ancak kaymakamlık hizmet binasında görevlendirmiş…

Edindiğim bilgilere göre bu kişi sevgili kaymakamın fotoğraflarını çekip kaynağı Sosyal yardımlaşma olan reklamvari haberleri isteğe göre dizayn ediyormuş…

Kimilerinin Robin Hod’u Bandırma Kaim-i makamı sayın Tuncay Sonel son tasarrufunda ise; üst paragrafta bahsettiğim Engellilerle ilgili Sosyal projede üstün niteliklerinden faydalanacağı için
Almanya’ya birlikte götürdüğü, sonra iki ay çalışmadan maaş verdirttiği Seydişehirli bayanı Bandırma Sosyal Yardımlaşma Vakfı bünyesinde sözleşmeli personel olarak çalıştırılması konusunda vakıf
mütevelli heyetinden karar aldırmış ancak bazı mütevelli heyeti üyelerinin ilçede ‘işsizlik yaşanırken Seydişehir’den getirilecek bir kişinin Vakıf bünyesinde çalıştırılması konusunda olumsuz görüş
bildirince olanlar olmuş…

İyi ki Bandırma mütevelli heyetinde yürekli insanlar varmış... Edindiğim bilgiye göre ilçe Mal Müdürü imza atmamış…

Bizde zuhur eden ve vakfın gelirlerini onların imzaları ile hallaç pamuğuna çeviren anlayışa neden karşı çıkılıp keyfiyetine ve uğrattığı zararlara fırsat verildi bilemiyorum… Bugün Vicdanı ile baş başa
kalan mütevelli heyetinin biatçileri yetimin öksüzün çar çur edilen paralarından ötürü hesabınız öteki dünyada inanın çetin olacak…

Kaymakamın baskılarına maruz kalıp alınan kararları uyugulamaktan başka tasarrufu olmayan kişileri tenzih ederek; Sahi; neden öteki dünya ya kalsın ki… Devlet, Bandırma Sosyal Yardımlaşma
Vakfını;  Vakıflar Genel Müdürlüğü Başmüfettişi Mehmet Gözen tarafından nasıl denetlettirdiyse; Seydişehir Yardımlaşma Vakfındaki tasarrufları da geriye dönük aynen denetlesin…

Hülasası;

Bu; tarafımdan yapılan açık bir suç duyurusudur… 

Dönemin Kaim-i Makamı, çok Sevgili Seydişehir ailesinin pek sevgili sözcüsü Sayın Tuncay Sonel’in Sosyal yardımlaşmada ki tasarrufları bir bir açığa çıksın… Suçu yoksa; ben bu satırlardan kendimi
müfteri ilan edip özür dileyeceğim…

Yeni Valimiz Sayın Yakup Canbolat’ı bu anlamda göreve davet ediyorum… Kendileri bilir… Vicdanlarına havale ediyorum…

İzmir’den bir davayı, eskort kızların ifadelerini, İnci pastanesinden giden Antep fıstıklı baklavaları, Seydişehir’den vakıf parası ile yurdun dört köşesine gönderilen patentli Küpe Ballarından hiç söz
etmedim daha ben… Kırmızı gül türküsünü ise mırıldanmadım bile…

GÜNÜN SÖZÜ YAZININ ÖZÜ…
Daha önceki benzeri yazılarda günün sözü yazının özü olarak ‘Midem Bulanıyor’ demiştim…
Bugün ‘Kusturdun’ diyorum…
Bu yazı toplam 388 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum