1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Barış, Barış Ve Yine Barış
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Barış, Barış Ve Yine Barış

A+A-
Ne savaşlar gördüm
Kazanan hiç olmadı
Ölüm, zulüm, ayrılık
ve savaş tacirlerin den başka.
Barışla atılır.
Savaşmak niye?
Sevgi tohumlarını çürütüp,
Kin tohumlarını yeşertmek niye?
Ekin sevgi tohumlarını,
Düşünün biraz.
En katı yürekler bile
Sevgi ve güzelliklere karşı
duyarsız değildir.
Umutlarınızı bu yönde yeşertin.
Barışın lütfen...
 
Bugün Dünya barış günü. Yukarıda şairin söylediği gibi, herkesi ama, herkesi barışa, sevgiye davet ediyorum. Savaştan kim kazanmış ki…
Aslında barışa, sevgiye bugün, dünden daha ihtiyacımız var. Tüm dünyanın buna ihtiyacı var. Hepimiz bir Adem’den, Havva’dan gelmedik mi?
O halde kavga, dövüş neden ?
İnsan olarak, birey olarak, devlet olarak, toplum olarak barışı yaşarsak dünya ne güzel olur değil mi?
 
İkinci Dünya Savaşı diye bilinen İkinci Büyük Emperyalist Paylaşım Savaşı, 1 Eylül 1939 günü Nazilerin Polonya'yı işgaliyle başladı. Ardında elli iki milyon ölü, milyonlarca yaralı, sakat ve moloz yığını haline gelmiş kentler ile acı ve gözyaşı bıraktı. Mayıs 1945'de son buldu. İnsanlık tarihinin bu en acımasız, en kanlı ve en kirli savaşının başladığı gün, yani 1 Eylül, Dünya Barış Günü olarak kabul edildi.
İnsanlık aleminin geleceği için en önemli ve anlamlı günlerden biri olan "1 Eylül Dünya Barış Günü"nde, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK'ün, "Yurtta barış, dünyada barış" ilkesini bir kere daha hatırlatmak istiyorum.
Demokrasiye, insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne inanan ve yıllardır terörün acısını yüreğinde hisseden Türk Milleti   1 Eylül Dünya Barış Günü'nde, dünyanın değişik coğrafi bölgelerinde, farklı isimler altında insanlık suçu işlemeyi sürdüren ve dünya barışını tehdit eden bütün terör örgütlerini lanetlemektedir.
Bilginin ve teknolojinin hızla yaygınlaştığı, özgürlükçü demokrasinin giderek önem kazandığı globalleşen dünyamızda, insanların huzur, güven ve mutluluk içinde yaşamasının temel koşulunun, "şiddet ve terör örgütlerine karşı işbirliği ve dayanışma yaparak, barış ve dostluk ortamının sürekliliğini sağlamak, insanların bir birini anlaması ve hoşgörü ile karşılaması olduğunu düşünüyorum.
 
Kafkaslar, Balkanlar ve Ortadoğu gibi dünyanın en yoğun sorunlarının ve çatışmalarının yaşandığı bir bölgede yer alan Türkiye, barış ve huzurun korunması, demokrasinin yerleşip, kökleşmesi için çaba sarf ederken, terör örgütleri, bölge barışını tehdit etmeye ve kaos yaratmaya çalışmaktadırlar. Terörle mücadele sırasında uygulamada bazı aksaklıklar yaşansa da, Türkiye, bu tür olumsuzlukları, demokratik bir yaklaşımla ve hukukun üstünlüğü ilkeleri çerçevesinde aşmaya çalışmaktadır.
Cumhuriyetle beraber yaklaşık 80 yılı aşkın bir süredir, tüm anlaşmazlıkların karşılıklı saygı ve hoşgörü çerçevesi içinde, diyalogla çözümlenmesinden yana olan Türkiye, bölgede barış ve istikrarın sağlanması için, ırk, dil, din, kültür farkı gözetmeksizin tüm insanlığı işbirliği ve dayanışmaya çağırmaktadır.
Bu nedenle, barış ve istikrar ortamını bozucu bölgesel anlaşmazlıkların, şiddet ve terör hareketlerinin önlenmesi, açlıkla mücadele, çevre sorunlarına çözüm bulma gibi konularda sağduyu sahibi herkesin, üzerine düşen görev ve sorumluluğun bilinciyle hareket etmesi gerekmektedir.
Bu nedenle tüm insanlığın Dünya barış gününü kutluyor, barış ve huzur içinde, bir birlerinin haklarına saygılı nice yıllar diliyorum.
 
    
Bu yazı toplam 73 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.