Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Barış Süreci

A+A-
Bilindiği gibi 2011 seçimlerinden sonra Türkiye Cumhuriyeti Devletini temsil eden ve icra makamında bulunan Hükümet, memleketimizin onulmaz yarası haline gelen, Doğu ve Güney Doğu Anadolu’dan kaynaklanan ve bütün Türkiye’yi rahatsız eden huzursuzluklara sebep olan olayların köküne inmek ve huzursuzluk sebeplerini ortadan kaldırmak üzere bir teşebbüste bulunmuştu.
Hiç kimseyi rahatsız etmeyecek olan bu tercih ve uygulamaya bundan dolayı ‘çözüm süreci’ denmişti. Gerçekten de oturulup rahatsızlığın ne olduğunu ve neler olduğunu tespit etmek ve çözecek yetkiye sahip olan Hükümete bunları aktarmak, karşılıklı olarak gerçek bir rahatsızlığın tespiti halinde ortaya konan bu sıkıntıları ortadan kaldırmak gerekiyordu.
Hükümet bu teşebbüsünü elinden geldiği kadar sürdürdü ve belli bir noktaya da müspet olarak ulaştırmıştı. Ulaşılan bu nokta tek taraflı değil, ilgililerin ulaşmak istedikleri zannedilen ve öyle görünen bir nokta idi. Şüphesiz bundan herkes memnundu ve neticeye ulaştırmak konusunda gerçek bir gayret de görünüyordu.
Yapılan çalışmalardan ve neticeye ulaşmak için atılan adımlardan hangi ırktan olursa olsun, başta huzursuzluğun muhatabı bulunan ve bundan öteden beri zarar gören vatandaşlar olmak üzere, bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları memnun bir havaya bürünmüşlerdi.
Aslında bu görüntü bir hayal değil, hayal sanılan ve bazı kimselerin hayal zannettikleri bir neticeye ulaştıracak davranışın müspet netice vermeye başladığının bir görüntüsü idi. Bundan dolayı bazıları bu görüntüye rağmen neticeye müspet olarak ulaşılamayacağını inatla sürdürseler de bu davranış Barış sürecinden umutlu olan tarafları asla umutsuzluğa götürmedi.
Tabii böyle bir durum her iki tarafın bu yolda attıkları adımların müspet neticeleneceği umudunu destekliyordu.
Aslında bilinen ve huzursuzluğun temelinde bulunan vatandaşlar da bundan memnun görünüyorlardı ve atılan her adım sonrasında bu memnuniyetlerini dışa vuruyorlardı.
Böyle bir atmosferi gören ve Türkiye sevdalısı bulunanlar da bu memnuniyetlerini gizlemiyorlar ve yapılan iş ve teşebbüslerin daha da netice alıcı hâle gelmesi için bu yolda kendilerini teşvik de ediyorlardı. Diğer bir ifade ile ulaşılan nokta aynı zamanda beklenen ve umulan müspet neticeye de ulaşılabileceği umudunu da vermekte idi.
Diğer taraftan huzursuzluğun kaynağını teşkil edenler, aynı zamanda Barış Sürecinde kendilerini temsil ettiklerini bildikleri ve bunu açıkça söyledikleri temsilcilerini de durmadan teşvik ediyor ve destekliyorlardı.
Bunlar ister içerde bulunsun ister dağda gezsin Barış Sürecinde bulunan ve kendilerini de desteklediklerini ifade ettikleri temsilcilerini aynı zamanda destekliyor, motive ediyor ve yol gösterici davranışlarını sürdürmekte devam ediyorlardı.
En azından dışarıdan bakılınca durum böyle görünüyordu. Herkesin ve her kesimin elinin içinde olduğu bir faaliyetin beklenen neticesi şüphesiz olumlu olmasıydı. Fakat ne yazık ki, durum umulan ve beklenen neticeyi vermedi.
Tabii ki, bunun bazı sebepleri olmalıydı. Bize göre bu sebeplerin ne veya neler olduğunu gelecek yazımızda değerlendirmeye çalışalım.
 
Bu yazı toplam 87 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.