1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Başbakan'a Hitap
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Başbakan'a Hitap

A+A-
Bu gece yapılan Şeb-i Arus törenleriyle bu seneki programda hitama ermiş olacak. Bildiğiniz gibi bugün Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan da Konyamızda bir takım açılışlar yapacak. Yorucu bir günün ardından da Şeb-i Arus törenlerine iştirak edecek. Kendisine buradan hoş geldiniz diyorum. Mevlana şehri Konya adına sayın başbakanımıza buradan bazı düşüncelerimi ifade etmek ve bazı konulara dikkatini çekmek istiyorum.

Konyalılar olarak Şeb-i Arus törenlerinin Konya dışına taşmasından ötürü şehrimizde ciddi bir rahatsızlık söz konusudur. Diğer illere özellikle de İstanbul’a taşan törenlerin Konya’ya olan ilgiyi ciddi oranda zayıflattığı düşüncesi zihinleri işgal etmektedir. Öyle ki geçtiğimiz yıl katıldığım Mevlana Haftasında ki törenlerde çok gariptir ama salonun yarısının boş olduğuna bizzat şahit olmuştum. Törenlerin son günü olan 17 Aralık tarihinde ki günün ve Mevlana haftasının son programı olan Şeb-i Arus gecesinde salonun ful çekmesi de protokolün katılımı sebebiyledir.
Şimdi buradan ifade etmek istediğim asıl konu senenin muhtelif günlerinde diğer illerimizde yapılan programlar değildir. Mevlana Haftasında yapılan farklı şehirlerimizde ki törenler rahatsızlık vericidir. Buna bir son verilmesi ve Mevlana Hazretleri için yapılan programların 10 – 17 aralık tarihleri arasında sadece Konya’da idrak edilmelidir.
Elbette ki kabul ediyoruz. Mevlana evrensel bir değerdir. Ama bu önemli Allah dostunun dünyada ki son durağı olan şehrimizin göz ardı ediliyor olmasından Konyalı büyük üzüntü duymaktadır. O sebeple sadece bu tarihler arasında ki merasimler Konya’ya münhasır kalmalıdır. Çünkü Mevlana denildiğinde ilk akla gelen şehrimizdir.
Birde program içeriği ile alakalı bir takım değişikliklere gitme zamanı gelmiştir. Senelerdir Ahmet Özhan tarafından seslendirilen tasavvuf musikisi eşliğinde yapılan törenlere katılımın daha çok sema törenini izlemekten öte ruhlara nüfuz edecek daha dolu bir içeriğe büründürülmesinin gerekliliği hasıl olmuştur. Ruhlara nüfuz etmeyen gösterimin etkisi sadece o anla sınırlı kalmakta Mevlana felsefesinin temeli olan Allah ve Peygamber aşkı ile sevgiye dayalı bir hayat prensibi kalplerde yerini alamamaktadır. Bu sebeple her gün gazete sayfalarını ve televizyon ekranlarını işgal eden vahşet haberlerinin günden güne artış göstermesi ve toplumsal hayatta insanlar arasında ürkütücü bir artışla ön plana çıkan, kin, haset, kibir, dünyaya aşırı meyl, haksız kazanç, bencillik gibi toplumu yaralayıcı gelişmeler can sıkıcı bir hal almaya başlamıştır.

Söz uzadıkça uzar. Ama unutulmamalı ki bu millet yüksek ahlaki değerliyle asırlardır dünyaya hakkı ve adaleti yaymada öncülük etmiş tarihsel bir gücün devamdır. Asıl üzücü olan aslından bu kadar tezat bir hale dönüşmüş yapısıdır. Bu yanlışa bir son vermek için Mevlana Celaleddin Rumi Hazretlerinin Mesnevisinde yer alan Allah aşkından yola çıkılarak insanların birbiriyle sevgiye dayalı bir diyalog ortamının yeniden inşa edilmesidir. Bunu lafa geldiğinde bas bas dile getiren toplumda öncülük rolü üslenmiş zevatın gerçek hayatta bu realiteye ne kadar uzaktan baktığını görmekten huzursuzluk duymamız olağandır. Lafla peynir gemisi yürütmeye çalışanların öncelikle toplumsal değerleri ön plana çıkarabilmeyi ve bunu da kendilerinin özverisiyle başarmaları tek seçenektir.

Sayın başbakanım, kısacası yine tekrar etmek ve sözümü bitirmek istiyorum. Mevlana haftasında sadece Konya odaklı programlar yapılmalıdır. Yılın kalan günlerinde yapılacak diğer illerin programlarını Konyalı olarak alkışlarız. Ama her şeyin bir merkezi vardır. Örneğin yüce dinimiz islamın yayılması Mekke şehrinden tüm dünyaya efendimiz (sav) tarafından gönderilen vefakar ve fedakar elçiler tarafından sağlanmıştı. Yani tek merkezden yapılan hareket her zaman başarıya ulaşır. Bunda da en güzel örnek Resulullah (s.a.v) efendimizin tebliğ metodudur.
Şimdi de insanları yeniden sevgiyle buluşturmak için Konya’dan açılan bir hamle başlatılması gerekir. Aksi takdirde her önüne gelenin sahipleneceği bir uygulamanın varacağı nokta hüsrandır. Bunu ifade ederken şu parantezi açmak istiyorum. Eğer programların yapılma amacı sadece sonunda alkışla biten bir şov gösteriminden ileriye gitmeyecekse diyecek söz yoktur. Ama bizim şova değil, gerçek sevgiye ve kaynaşmaya ihtiyacımız var. Amacına uygun bir şeyler geliştirmek zorundayız. Kuru kelamlarla zaman kaybedecek bir lüksümüz artık kalmamıştır.
Eğer mevzuya şov açısından bakmak yeterli olacaksa o zaman Manisa’da ki mesir macunu şenliklerinden, Nevşehir’de ki Hacı Bektaş-ı Veli’yi anma etkinliklerinden Konyamızda da yapılmasını isteyelim o zaman. Antalya’da ki Altın Portakal film festivali önümüzde ki yıl da Konya’da kutlansın madem. Amaç program yaparak plaket dağıtmak değil mi? Nerde olsa olur.
Sayın Başbakanım, dikkatinizi çekmek istediğim ayrıntıyı umarım anlaşılmıştır. Buradan size, tüm Konyalılar adına ve Konya milletvekilleri adına arz ediyorum.
Atacağınız tüm adımlara şimdiden Konya halkı adına teşekkür ediyorum.

 
Bu yazı toplam 129 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.