1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Başbakan’ın Kişiliği Karşısında Ezilen Muhalefet
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Başbakan’ın Kişiliği Karşısında Ezilen Muhalefet

A+A-
Başbakan henüz düğmeye basmadı. Fakat Pakistan dönüşü sonrasında anlaşılan o ki memleketimizin geleceğini ipotek etmeye yeltenen dış mihraklar başta olmak üzere, iç hainler ve dış destekli iç mihrakların gerçek yüzünün ortaya çıkarılması için savaş yeni başlıyor. Bütün olan bitenlerin temelinde günden güne ekonomik anlamda ileriye doğru hızla giden bir Türkiye’nin varlığı batı dünyasını ciddi derecede endişelendirmektedir. Yani yapılan operasyonun temelinde istikrarı baltalama faaliyeti var. Tabi ki buna alet olan tüm etkenler temizlenmek zorundaydı.
Görevden alınan polis müdürlerinin ve memurlarının böyle bir oyuna alet olduğunun farkında olup olmadığı zamanla çözülecektir. Eğer bu işe bilinçli olarak girdilerse elbette ki hepsi hesap verecekler. Gerekirse ömür boyu kodese tıkılacaklar. Muhalefet partileri de zaman kaybetmeden durumdan vazife çıkarma adına açıklama üstüne açıklama da bulunarak güya kendilerinin ne kadar saf ve temiz oldukları saçmalığına bu halkı inandırma gayreti içerisine girdiler. Ama bu halk gerçekleri çok iyi görmekte olduğundan istedikleri kadar çabalasalar da tercih ettikleri bu kolay yol, kendilerine iktidar kapısını aralamayacak. Kendi kendilerini yiyip bitirecekler. Zaten Kemal Kılıçdaroğlu’ndan ve siyasetinden ümidi kesen CHP, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni kazanamayacak olduğu mevcut verilerle kesin olarak bilinen Mustafa Sarıgül’ü CHP’nin başına lider olarak geçirmeye hazırlanıyor. Bunu bilen Kılıçdaroğlu’nun son zamanlarda sarf ettiği duygusal eğilimli açıklamaların temelinde de bu yatıyor.

Özellikle bir haftadır hükümet aleyhine başlatılan kampanyadan bir parça ümitlenen Kılıçdaroğlu son bir gayretle hükümete saldırmaya başladı. Olur ya 30 Mart yerel seçimlerinde iktidar kan kaybı yaşar da CHP’nin oylarında artış olursa kendisinin başarılı olduğu izlenimi verecek. Böylelikle de Mustafa Sarıgül engelini AK Partiye yapılan komplo ile kolayca aşarak kendisine prim sağlayacak.

Oturduğu koltuğu yine kaset komplosuyla elde eden Kılıçdaroğlu, son karışıklıktan da bir şeyler çıkarmaya çalışması uzak ihtimal değil. Bu işe kendini iyice kaptırmış görünüyor. Elinde ki kılıcı sağa sola saldırmak suretiyle ya tutarsa mantığından bir yerlere ulaşmaya çalışıyor.
Kılıçdaroğlu’nun şanssızlığı karşısında başarılı bir hükümet ve karizmatik lider Erdoğan’ın olmasıdır. Normal şartlarda olsa idi, bu ülkede tek başına iktidar olma şansı yakalanamayacağı için illa ki kurulacak bir koalisyon hükümetinde yer alarak iktidarın bir köşesinden tutma şansı ve başbakan veya başbakan yardımcısı olma ihtimali oldukça yüksek olacaktı.

Gel gör ki bu millet başbakanını çok sevdi. Onun duruşunu çok sevdi. Elleri kınalı, gözleri yaşlı dua eden rahmetli Tenzile Anacısının kuzucuğuna kol kanat gerdi. Nur yüzlü ak sakallı rahmetli babacığının hayır dualarını alan bu evladı, yani halkın sevgilisi başbakanını bu millet çok sevdi. Tüm ülkenin yarıdan fazlası kendinden biri olarak gördüğü ve kucakladığı bu adama canı gönülden destek verdi.

Çünkü onun temelinde dua vardı. Beddua yoktu. Memlekete hizmet vardı. Allah’a iman ve ihlaslı olmak vardı. Günü gelince emanetini alacak olan gerçek sahibimize teslimiyet vardı. İşte bu teslimiyetin temelinde olan imani yatkınlık sebebiyle dünyayı kasıp kavuran sömürgeci ve emperyalist güçlere karşı tek başına denecek bir gayretle kafa tutması vardı. Alışılagelen statükocu anlayışa rest çeken ve “one minute” diyebilen bir şecaat vardı.
Mısır’da sözde güç olan Sisi’nin yanında yer almayıp, hakkın temsilcisi olan mazlum halkın yanında idi.
Suriye’de kasap Esad’ın yanında değil, her gün onlarca yüzlerce can veren mazlum halkın yanında idi.

Adını çoğumuzun beklide bilmediği hatta haritada yerini bile bilmediğimiz Arakan’da ki Budistlerin Müslümanlara yönelik işkencelerin ve katliamların karşısında durabilen bir kişilik var idi. Nerde kanayan bir yara varsa orada ki Müslümanların sığınacak liman olarak gördükleri dünyada ki ender liderlerden biri var idi. Güçlü ile bir olup, zayıfı ezme kolaycılığından uzak, tüm gelebilecek tepki ve tehditlere rağmen sapasağlam durabilen bir başbakanımız var.
Bilirsiniz mecliste birde dumanlı havayı seven kesim var ki onlarda da durum pek farklı görünmüyor. Aynı şekilde Oktay Bey’in vur al taktiğinin arkasına sığınmış pusuda yatıyorlar. Artık ne kadar şiddetli vururlarsa bir şeyler alabilecekler. Ama dedim ya önemli olan mazlumun yanında yer almaktır. Sadece Türk’ün yanında yer almak maharet değildir. İşte bu seyir, kendilerini geriletecek. Ortaya yapıcı fikir koymaktan öte birilerini bir şeyleri yok sayarak atılan adımların gideceği nokta barışa giden yol değildir.

Bu ülkede Türk’te, Kürt’te, Çerkes’te, Laz’da, Arap’ta, Arnavut’ta, Ermeni’de ve diğer etnik kökenlerde barış ve huzur içinde yaşayacaklar.
Bu ülkede sağcısı da, solcusu da, dincisi de, laik olanı da birbirlerinin hakkını ihlal etmeden ve birbiriyle sürtüşmeden yaşayacaklar.
CHP’nin istediği gibi sadece laik mantığa yeşil ışık yakarak, diğer kesimleri ötekileştirerek değil, MHP’nin istediği gibi sadece Türkler’in saltanatının sürdürdüğü değil, bu vatanı geçmişte aynı safta müdafaa etmiş ve ölümüne savaşmış tüm etnik ve fikri oluşumlar birlikte yönetecekler.
İşte AK Parti’yi güçlü kılan budur. Diğerleri gibi herkesi kucaklıyor görüntüsü vererek değil, buna gerçekten inanarak hareket edilmesi de beraberinde halkın desteğini getiriyor.
Bu yazı toplam 42 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum