1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Basın Bayramıymış !
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Basın Bayramıymış !

A+A-
Evet sevgili dostlarım,
Dün basın bayramıymış.
Haberiniz oldu mu?
Haberi olanları ve bizi anımsayanları kutluyor ve teşekkür ediyorum.
Bence bu bayramın adından da bahsedilmemeli, kutlanmasından da.
Nedeni belli.
24 Temmuz 1908’de Meşrutiyetin ilanıyla anayasanın yeniden yürürlüğe girmesinden hemen sonra çıkan gazetelerin, gazeteciler tarafından sansür memurlarına gösterilmeden çıkarıldığını yazılır çizilir. Ne kadar doğru ise tartışma konusudur.
Dün basında sözde sansürün kaldı rılışının bilmem yüz kaçıncı yılıymış. Ben buna ancak gülerim. Benim bazı arkadaşlarımda aynı şeyleri düşündüğünü düşünmekteyim.
Kimse kusura bakmasın,
Kimse kendini ve bizi kandırmasın.
Basında sasür kaldırılmadı, üstelik çok çeşitlendirildi.
Bunları sıralarsak,
Hatır sansürü,
Ekonomik sansür,
Mahalle baskısı sansürü,
Yazı İşleri müdürlerinin sansürü,
Gazetelerin sahipleri, imtiyaz sahiplerinin sansürü…
Daha çok sıralanır.
Var mı göbeğinden işeyen, doğru ve net de olsa, belgeli de olsa kamuoyuna gerçekleri yazıp, anlatacak gazeteci!
O halde sansür kalkmışmıdır ?
Kendimizi kandırmaya gerek yok.
Ancak iç siyaseti bir kenara bırakırsak "Haftalardır Gazze'de yaşanan İsrail katliamı haber olarak görmeyen dünya basınına bakınca, bağımsız ve özgür gazetecilik yapmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha yaşamaktayız. Maalesef bayram olarak kutlasak da bugün yer yüzünü kana bulayan dini, mezhebi ve ırki cinayet ve katliamları yapanları ve seyirci kalanları kınıyor, Allah'a havale ediyorum.

Şunu belirteyim ve ben istiyorum ki, Türkiye ve dünyada sansürün olmadığı, etik, görenek ve Türklük değerlerinin, ahlaki değerlerin gözetildiği, düşünce ve ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırıldığı ve gazetecilerin sosyal haklarının iyileştirilerek çalışma koşullarının güvence altına alınmadığı bir dünyada sansür’ün kaldırıldığına kim inanır. Siyasilerin, yöneticilerin ya da belediye başkanlarının istemediği haber, köşe yazılarını yazdığı için, bu kişiler tarafından işten atılmasını işverene dikte ettirilen bir basın dünyası nasıl sansürün etkisi altında olmaz ki.
Halkımızın haber alma hakkını sağlamaya yönelik, tarafsız, doğru ve etik habercilik ilkelerini gözeterek vazifelerini yerine getirmeye çalışan arkadaşlarımın çabalarını takdirle karşılıyorum. Tabi ki gazetecilik yapacağız diye kimsenin yatak odasını afişe etmemeliyiz. Kimseye belden aşağı saldırmamalıyız.Yöneticilik yaptığımız için biliyorum. Muhabir arkadaşlarımın habere ulaşma çabaları esnasında yaşadıkları güçlüklerin de mesleğin cilvesi olmakla birlikte, yetkili merciler tarafından ortadan kaldırılması gerektiği düşüncesindeyim.
24 Temmuz’un bayram olarak anlamı, başta Emniyet Teşkilatı olmak üzere tüm kamu kurumlarının basın mensuplarına daha fazla yardımcı olması ile anlam kazanacaktır. Devletimiz hızla şeffaflaşırken, vatandaşlarımızın kamu kurumlarında yaşadıkları sıkıntıları ‘bilgi edinme hakkı’ doğrultusunda sorgulamalarının yolu açılmışken, zaman zaman basın mensuplarına yönelik olarak uygulanan psikolojik baskıyı anlamamız mümkün değildir. Bu çerçevede; 212 sayılı Basın Kanunu kapsamındaki sarı basın kartlı gazetecilere tanınan haklar ile Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ile Emniyet Genel Müdürlüğü’nün arasında imzaladığı protokolle basın trafik kartlarını taşıyan basın araçlarına yönelik hakların ihlal edilmesini de kabul etmemiz mümkün değildir
Gelecek yıllarda basın mensuplarının baskılarının yok olmasını ve sansürün kaldırılmasında daha net adımların atılmasını, basın çalışanlarına yardımcı olunması yanında özellikle kamu kurum ve kuruluşlarda saygı duyulmasını içtenlikle istiyorum.
 
Bu yazı toplam 114 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.