1. YAZARLAR

  2. Murat KARAKOYUNLU

  3. Başının Çaresine Bak(!)
Murat KARAKOYUNLU

Murat KARAKOYUNLU

Yazarın Tüm Yazıları >

Başının Çaresine Bak(!)

A+A-
Uzundur tekrar ettiğim bir şey var. Ne yaparsak yapalım kültürel, dinsel, dilsel, etnik farklılık, var oluş sebepleri ve daha pekçok şey bizi, coğrafyamızın batısındaki insanlardan ayrı kılmaktadır. Bugün artık düşünce tarzı, insana, hayata, doğaya bakış ve varlık sebebi dolayısıyla birbirinden tamamen ayrı çizgideki bu iki medeniyetin insanlık karşısındaki duruşlarını, net olarak görüyoruz.

Dünya tarihi diye yıllarca okumaya mahkum edildiğimiz Avrupa tarihi, aslında başlı başına bir sömürgeleştirme tarihidir. Doğunun nimetlerinin batı tarafından gasp edilmesi anlamına gelen bu hazırcı anlayış, yıllarca dünyanın başına dert olmuş ve maalesef ki iyi bir pazarlama sayesinde bu gasp kültürü, tüm dünya tarafından olağan bir kabulle benimsenmiştir. IV. Haçlı Seferinde, Kudüs’ü kurtarma sevdasıyla yola çıkıp, o dönem için bir hristiyan toprağı olan İstanbul’a saldıran ve Ayasofya’yı dahi yağmalamaktan çekinmeyen bu zihniyetin, dünyanın diğer yarısına dair iyi şeyler düşünebileceğini
beklemek, maalesef ki artık ham hayal bir anlayışa bel bağlamak olur.

Soyluların istedikleri yeri kullanabilme hakları sebebiyle yüz yıl boyunca içine tuvalet inşa edilmemiş olan utanç eseri Versailles Sarayı bile bugün, sefilleşmenin değil de medeniyetin bir eseri(!) olarak
insanlığa sunulabiliyorken; batının, kendine ait pekçok günahı da süsleyip püsleyerek pazarlayabildiğini artık görmeliyiz. Şu bir hakikat ki bize ait hiçbir insani değer batının gözünde yok. Ya da daha açık
ifade edelim: Bir batılı için, batı dışındaki hiçbir coğrafyada insan yok(!)

Ferdi bir değerlendirme yapmıyoruz elbette. Ne var ki mülteciler, Fransa ve Belçika’daki terör olaylarına karşı batının takındığı tavır, bu koca medeniyetin insanlık sınavından geçmek konusunda hiç de
becerikli olmadığını gösteriyor. Bizce yeterli olmasa da, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve pekçok uluslararası metinle dünyaya insanlık dersi vermeye kalkışan bu medeniyetin, bugün kendi çizdiği
sınırlara bile uymakta zorlanması komik olmanın ötesinde acınası bir hal almaktadır.

Özgürlük, demokrasi, insan hakları, kadın ve çocuk hakları, hayvan hakları, çevre v.s gibi özünde değerli pekçok kavram, maalesef ki sadece “onlar için” olduğunda geçerlidir.

Detaylarını haber kanallarında pekçok defa izlediğiniz mülteciler, terör ve terörist kavramındaki iki yüzlülük, bize artık şu gerçeği öğretmelidir: Ne yaşarsan yaşa ama başının çaresine bak(!)

Geçtiğimiz hafta içerisinde Irak’ta bir futbol maçı esnasında ve Pakistan’da bir lunaparkta, akıllara durgunluk veren terör eylemleri gerçekleşti. Bu eylemler batı sınırları içerisinde olmadığı için sıradan bir
olay gibi dünyaya duyuruldu. Benzer durumun batı topraklarında gerçekleşmemesinin verdiği bu duyarsızlık, artık saklanamayacak ölçüde bir öfkenin birikmesine neden olurken, bir gerçeği daha ortaya
koymaktadır. Doğu, artık kendi göbeğini kendi kesmelidir.

Binlerce defa tecrübe ettiğimiz üzere, bizde insanlığa, ders almaya ve toparlanmaya vesile olan pek çok olay, batıda daha fazla vahşileşmekten öte bir hal almamaktadır. Bu tutum çözüm yolunun batının
söylemlerinden geçmediğini görmek açısından önemlidir. O sebeple bilinmelidir ki derdine yanması gereken bu medeniyet, devasını, yine kendine dönüşte aramalıdır. 
Bu yazı toplam 128 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.