1. YAZARLAR

  2. Kadir İYİANLAR

  3. Başkanlık Gerekli Midir?
Kadir İYİANLAR

Kadir İYİANLAR

Kadir İYİANLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

Başkanlık Gerekli Midir?

A+A-
Son günlerde ne varsa Sayın Bahçeli’den var... Partisi ve kendisi üzerine oynanan Bizans oyunlarını gördükten, ve bu oyunların maşalarını yanından ve partisinden uzaklaştırdıktan sonra, gerçek bir devlet adamı gibi hareket etmeye başladı...

Kimse kusura bakmasın, ben şu an uygulanan Devlet Politikalarının belirlendiği ve devreye sokulduğu yerin Cumhurbaşkanlığı olduğunu düşünüyorum.
Hükümet, Sayın Binali Yıldırım’ın Başbakan olmasıyla çok hızlı bir şekilde ivme kaybetmiş, yurt içi ve yurt dışı gelişen hayati önem taşıyan olaylar karşısında gerekli adımları anında atamaz olmuştur. Bu açıdan parti dağınık bir görüntü sergilemeye başlamış, her Bakan birbirinin zıddı açıklamalar ile toplumun kafasını karıştırmış, bundan kendisi de rahatsız olan Sayın Binali Yıldırım Bey Bakanlara kendi görev alanları dışında açıklama yapmamalarını istemiştir.
Meclis ise bu haliyle yıpranmış, icra makamının Cumhurbaşkanlığı makamı olduğu gerçeği, bırakın Türkiye’yi, tüm dünya tarafından kabul görmüştür.
Cumhurbaşkanı’nı halkın seçmesi, zaten bu sistemi değiştirmiş ve özellikle Sayın Erdoğan’ın dirayetli, bilgili, gelecek yarınlara ışık tutacak tecrübesi, En önemlisi de milletin kalbinde taht kurmasıyla bu ülke başkanlık sistemine adı konulmasa da geçmişti.
 O yüzden Hükümet ve Meclis hakkında fazlaca bir yorum yazmayacağım...
Sayın Bahçeli’yi 15 Temmuz akşamı ve sonrası birçok kez, gerçek bir vatan evladı, demokrasi ve hukuk savunucusu olarak övmüş, kendisine de bu toplumun bir ferdi olarak minnetlerimi sunmuştum. Aynı duyguları beslemeye devam ediyorum…
Türkiye Cumhuriyeti’nin çok zor bir dönemden geçtiği, meclisin ve hükümetin dağınık bir görüntü verdiği dönemde, yeniden başkanlık konusunu gündeme getirmesi bir grup hadsizin oklarını kendisine,yöneltse de milletin takdirini kazanmıştır...
Özellikle Cumhuriyet Halk Partisi ve onun nezdinde sözcüsü Selin Sayek Böke’nin her zaman yaptığı üslupsuz konuşmalarına verdiği, CHP’lileri yıllarca partisine oy verirken düşündüreceği cevap, bu meclisin artık görevini yerine getirirken vicdani doğru kararlar veremeyeceğine bir delildir.
Sayın Bahçeli ne demişti?
CHP ve yandaşları düğüne giderler zurna beğenmezler, hamama giderler kurna beğenmezler. Bunlar MHP'yi tanımıyorlar, bilmiyorlar. Bölücüler, kendilerine aydınlıkçı diyenler birbirlerini göre göre duya duya zifte bulanmıştır. CHP'nin bu tuzağa düşmesi siyasi geçmişine haksızlıktır. Siz HDP'nin aparatı, PKK'nın sim kartı olurken bir şey olmuyor da, biz bir teklifle gelince mi kıyamet kopuyor.
Haziran 2015 seçimleri meclisimizin ne kadar diken üstünde olduğunu gösterdi, maazallah bir koalisyon kurulmuş olsa halimiz nice olurdu? Adalet ve Kalkınma Partisi’nin tek başına iktidarında bile bir çok sıkıntıyı atlatamadık, atlatamıyoruz, ÇÜNKÜ YETERİNCE HIZLI KARARLAR ALAMIYORUZ..
Korkunun ecele faydası yok, bu meclis adı ister yarı başkanlık, ister başkanlık veya partili başkanlık olsun herhangi birini onaylamaz, halka gidelim derse, yüzde 60’ın üzerinde bir oyla kabul edilir.
Benim Sayın Cumhurbaşkanımızın icra makamında tam yetki ile donatılmasının anayasanın alt yapısının bu şekilde oluşturulmasından hiçbir endişem yok.. Karar alıcı merci çok hızlı adım atacak, bir takım bürokrasi devre dışı kalacaktır. Milletimiz için çok daha hayırlı hizmetler yapılacaktır..
Kimsenin korkmaya, kaçmaya bir gerekçesi olamaz.. Sayın Cumhurbaşkanımızın da bizler gibi fani olduğu düşünülürse, kendisinden sonra o makama gelecek kişinin de halkın sevgisini ve güvenini kazanması, toplumun inançlarıyla ters düşmemesi ve hizmet adamı olması gerekmektedir..
Bu Adalet ve Kalkınma Partili de olabilir, CHP’li de MHP’li de.. Takım Tutar gibi değil daha bilinçli ve daha şeffaf bir başkanlık seçimi olacak demektir.
Bundan da kimsenin korkmaya hakkı yoktur.
Zatımı düşündüren tek şey, Cumhurbaşkanımızın çevresindeki danışmanlardır.. Bu danışman vasfında ki kişiler de olur olmadık açıklama yapıyor, Siyasi ve Ekonomik dalgalanmalara neden oluyorlar ve Sayın Cumhurbaşkanını yanlış yönlendiriyorlar. Bu Danışman sıfatındakilerinde kalbur üstünden geçirilmesi teşekkür duygusuyla değil, vasıf, ahlak, tecrübe ve birikim gözetilerek o mercilere getirilmesi gerekmektedir..
Yoksa halkın yüzde 60’ının bu mercilere getirilen bir takım danışmanlardan çok daha fazla o makama gelecek mücadelesi, sevgisi ve Reis’e bağlılık duyguları vardır.
Not; Cumhurbaşkanımızın Basın Danışmanları yazılarımı takip edip belirli kısmını not alıyorlar ki, daha önceki yazılarımdan da biribir olan kısımlar olduğu gibi 12.10.2016 tarihli PİÇ yazımdan da bir bölümü Sayın Cumhurbaşkanımızın 19.10.2016 tarihli Muhtarlara yaptığı konuşmayla birebir örtüşüyor. Bu okuyucularım adına onur vericidir.
12.10.2016
 Çözüm bellidir, her türlü dış mihrakların tehdit ve şantajlarına boyun eğmeden, Suriye’de Başımıza ördükleri Deaş belası ile birlikte tüm Pyd unsurlarını da ortadan kaldırmalıyız.
Eğer bunu hükümet  başaramazsa, zaten DEAŞ hainleriyle Suriye’de tek başımıza başa çıkabiliyoruz, o halde PYD’ye gerek yok deyip,  MÜTTEFİK GEÇİNEN hain destekçilerden bahane üretemesinler diye 200’er asker isteyip  bu işi ÖSO ile kökten kurutalım..  Öyle ya da böyle bu alçaklar buralardan defolup gitsinler.
19.10.2016 Sayın Cumhurbaşkanımızın Konuşması;
Terör örgütlerinin gelip bize saldırmasını beklemeyeceğiz. Bu örgütler, nerede faaliyet gösteriyorsa, nerede yuvalanıyorsa, gidip orada tepelerine tepelerine bineceğiz. Hiçbir terör örgütünü, hiçbir teröristi biz bu topraklarda barındırmayacağız. Ya imha olacaklar, ya teslim olacaklar ya da defolup gidecekler.
Bu yazı toplam 162 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.