1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Başkanlık Sistemi Ve Parlamenter Sistem
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Başkanlık Sistemi Ve Parlamenter Sistem

A+A-
Görevimiz gereği hafta ortasında bir yurt dışı seyahatimiz oldu. Bununla ilgili sayfa ve köşe yazıları yazacağım.
Ancak bu seyahatim nedeniyle ülkede olup bitenleri gözlemedim, istediğim yazıları da bu sütuna aktaramadım.
Öncelikle  HDP’li, terör ve PKK’ya destek verenlerin göz altına alınması, tutuklanmasını alkışlıyorum. Bu ülkede yaşayacaksınız, bu ülkenin parasını alacaksınız. Bu ülkenin aleyhine, ülkenin parçalanmasına çalışıyor, bayrağımızı beğenmiyorsunuz, masum insanları, askeri, çocuğu, polisi katlediyor ve bunları yapanları alkışlıyorsunuz.
Çözüm süreci altında sürdürülen politikalar çoktan iflâs etti. Ne PKK ne de terörle aralarına bir mesâfe koydular. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne şantaj yapmaktan, hakaret etmekten, kin kusmaktan, racon kesmekten vazgeçmediler.
Kandil'de evlâtlarımızın ölüm emirlerini veren yılanından sırtlanına kadar PKK'lı kâtillerle sarmaş dolaş fotoğraflar verdiler.
Dış basına demeçler verdiler, on binlerce evlâdımızın kâtili PKK'nın "demokrasi ve eşitlik örgütü" olduğunu söylediler ve "PKK'nın uyguladığı program terör değildir" dediler. Polisimize tokat attılar, hakaret ettiler. Askerlerimizi, polislerimizi, öğretmenlerimizi, vatandaşlarımızı katleden PKK'lıların cenâzelerine katıldılar, PKK'nın paçavralarının altında basın toplantıları yaptılar, tâziye evlerinde devlete hakâretler ettiler.Belediyelerden PKK'ya ve yan örgütlerine kaynak aktardılar.Belediyelerin araçlarıyla hendekler kazdılar.Bir gün bile PKK'nın yaptığı bir eylemi kınamadılar, bir gün bile "PKK terör örgütüdür" demediler.

Ve tutuklandılar… Sorulacak bir tek soru var; "Devlet neden bu kadar gecikti?"
Kim ne derse desin. Hangi Batı ülkesi protesto ederse etsin. Hangi insan hakları derneği bildiri yayınlarsa yayınlasın. Hangi Avrupa Parlamento üyesi Türkiye'ye gelip endişelerini bildirirse bildirsin. Terörün, teröre destek vermenin, Türkiye Cumhuriyeti'ni aşağılamanın, PKK'nın propagandasını yapmanın hukukî bir müeyyidesi olacaktır, gecikmeli ya da gecikmesiz.
TBMM çatısı altında, milletvekilliği ayrıcalıklarıyla yaşayıp, yargının kararını tanımamaları şovdan öte bir anlam taşımaz. HDP'li vekillerin gözaltına alınması ve dokuz vekilin tutuklanmasının "devlet gücünü gösterdi" şeklinde sunulması ayıptan başka bir şey değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin gücü bir hukukî gerekliliğin yerine getirilmesiyle gösterilecek kadar basit ve ucuz değildir.
Yok öyle üç köfte beş kuruşa…
Yalnız anlamadığım bir başka konuda bazı gazetecilerin göz altına alınması ya da tutuklanması. Bunların yaptığı somut, açık- seçik suç varsa elbette faturasını ödemeleri lazım. Yok böyle değil de, afaki, soyut kavramlar üzerinden bunlar tutuklandı, fikirlerinden dolayı göz altına alındılarsa bunun adı basın özgürlüğü olmaz, bu yapılanlarda demokrasiye, fikir özgürlüğüne sığmaz.
Şimdi gelelim Başkanlık konusuna…
Benim kafamda başkanlık sisteminin hala yer bulmuş ve makul bir görüntüsü yoktur. Her şey fludur. Ülkenin hayrına olacaksa, Milletin hayrına olacaksa, dinimizin, bayrağımızın hayrına olacaksa, ülkede analar ağlamayacak, masum insanlar katledilmeyecekse buna varım. Yok bunlar olmayacaksa gerisi laf-ı güzaf…
Benim merak ettiğim mâsum soru şu: Türkiye'nin bölünme tehlikesi başta olmak üzere tüm sorunlarını halledeceğine inandığınız başkanlık sistemiyle yapacağınız hangi icraatı parlamenter sistem ile yapamadınız? Hangi yasayı çıkaramadınız da başkanlık sistemi ile çıkarabileceksiniz?
Geçtiğimiz günlerde Başbakan Binali Yıldırım, Kılıçdaroğlu'nun başkanlık ve bölünme tehlikesi endişelerine cevap verirken sanıyorum sürç-i lisan eti ve "Asıl başkanlığa geçilmezse Türkiye bölünür" deyiverdi... Hükümetin Başbakanı, yani parlamenter sistemin Başbakanı için ancak düşünmeden kurulabilecek bir cümle bu, önünü ardını düşünseydi kurmazdı böyle bir cümleyi..”.Başkanlığa geçilmezse Türkiye bölünür...”
Yani Başbakan Yıldırım şunu mu söylüyor? Demokrasi ve parlamenter  sistemle Türkiye bölünür...Yani Binali Yıldırım'ın Başbakan olduğu Türkiye bölünür...Yani  bölünmenin önüne geçilemez. Yani, Başbakan Binali Yıldırım Türkiye'nin önündeki en büyük tehlike olan bölünme tehlikesinin kapıya dayandığını biliyor ve ikrâr ediyor...Peki, eğer Başbakanın bu cümlesi bir polemik aceleciliği değilse, bir dil sürçmesi değilse, bir hitâbet ve hamâset kazası değilse, "Kastını aşan bir cümleymiş" mi diyecek Sayın Başbakan? Başbakanın söylediği o cümle!Bunun sebebi parlamenter sistem mi?
Bunun sebebi, kuvvetler ayrılığı mı?
Bunu sebebi kurumlar arası uyumsuzluk mu?
Nedir bunun sebebi?
Bunun sebebi 15 Temmuz FETO darbe girişimi ve ayaklanması mı?
Bunun sebebi PKK terörü mü?
Bunun sebebi üst akılın Türkiye üzerindeki oyunları mı? Nedir parlamenter sistem ile gerçekleşecek olan, yani 14 yıllık iktidarın sahibi Sn. Başbakanın bile önleyemeyeceği bölünme tehlikesinin sebebi?
Parlamenter sistemle 2010 yılında kendi istediğiniz referandumla  HSYK değişikliklerini yapabildiniz. "Askerî vesâyet" dediniz, Balyoz ve Ergenekon davaları ile yüzlerce Türk subayı cezaevine atıldı.Onları cezaevine atan savcı göklere çıkartıldı. O savcı şimdi öncelikli düşman olarak FETÖ'den aranmakta... En yüksek oyu alan rektörleri değil, kendi istediğiniz ismi atadınız. Kendi atadığınız Gazi Üniversitesi Rektörü üniversitenin bahçesinden kelepçeyle götürüldü.
15 Temmuz'dan sonra Parlamenter sistem ile yaptınız bunları. 15 Temmuz'dan sonra devleti bunlardan temizleme vazifesini de siz yapıyorsunuz ve parlamenter sistem size engel olmuyor, tam aksine -olması gerektiği gibi- sizin yanınızda...
Açılım politikalarınız 4 yıl boyunca uygulandı.. İşte bunun sonucu Doğu ve Güneydoğuda  çukurlar, tüneller, barikatlar..
 Oslo görüşmelerini yapıldı... Habur'dan PKK'lılar yurda kabul edildi.. İmralı'daki katile güzellemeler düzüldü.    Şirvan Perver ile  "Megri Megri" diye türkü bile söyledi... Bunlar hep parlamenter sistem ile yapıldı...Sonra tekrar Şivan Perver ile birlikte güvenlik politikalarına dönüldü., yine parlamenter sistem ile...
Kısacası parlamenter sistem ile ne istendi de yapılamadı ve ülke bugünkü noktaya geldi. Bunun cevabını merak ediyorum.
Bu yazı toplam 128 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.