1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

  3. BAŞKASININ HAKKINI GÖZETMEK
Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

BAŞKASININ HAKKINI GÖZETMEK

A+A-

Her insan başkalarından kendisine saygı duymasını ve haklarına tecavüz edilmemesini bekler ve bunu korumaya çalışır. Bu hak ister maddi bir varlığa bağlı olsun, isterse mücerret olsun. Hak sahibi bu hakkını koruma konusunda da bazen titizliği sebebiyle aşırı da gidebilir. Böyle bir durumda bazen olur ki, kendi hakkını korumak isterken başkasının hakkını ihlâl edebilir.

         Bu konuda insanların çok hassas davranması da beklenir ve kontrol altında tutulması istenen bir davranış olarak görülür.

         Aslında günümüzde en çok ihlâl edilen hakların başında kişinin kendi emeği bulunmayan ve karşılıksız elde ettiği haklardır. Meselâ, günümüzde özellikle de hastalandığını söyleyip doktorun tedavi için verdiği ilâçlara para ödemeden sahip olan kimseler aslında bu ilâçların kendisine ulaşmasını sağlayan ve milletin hazinesinden çıktığını düşünerek, herkesin dediği gibi ‘tüyü bitmemiş yetimin hakkı bulunduğunu’ göz önünde bulundurup doktorun tavsiyesi üzerine ilâçlarını alması gerekir.

Fakat böyle bir hasta bu ilâçlara para ödememiş olması sebebiyle çoğu zaman bu konuda yeteri kadar hassas davranmaz, doktorun tavsiyesine aldırış etmeden kendi istediği gibi hareket eder; hatta onun kendisine verilmiş olmasını bir mecburiyet olarak görür. Belki de kendisine bu konuda hassas davranması gerektiği hatırlatılacak olsa, devletin buna mecbur olduğunu söylerken, kendisinin bu konudaki mecburiyeti hatırına bile gelmez. Hatırlatılınca da bu konuda istediği gibi davranabileceğini söylemekten çekinmez.

Dikkat edilirse böyle bir durum kişinin sağlık gibi, son derecede hassas olması gereken bir noktada böyledir. Diğer haklar konusunda ise bundan daha ileri noktada haklara tecavüz edildiğini görebilmekteyiz.

Devlet hizmetini görmek ve işleri zamanında mevzuata uygun olarak yapıp işi aksatmadan yerine getirmek üzere görevlendirilmiş ve her gün belli bir süre çalışmak şartına bağlı bir kimse mümkün olduğu kadar, işten uzak durmayı bir akıllılık ve iş bilirlik olarak görebilmektedir. Özetle söyleyecek olursak, ne kadar az çalışır ve daha çok kaytarırsa bunu iş bilirlik olarak görebilmektedir.

Böyle bir durum sadece devletle onun adına hizmet veren kimseler arasında cereyan eden bir mesele de değildir.

Her konuda kendimizi haklı görmeyi de ihmal etmeyiz. Böyle bir durumda hakkını vererek çalışan bir kimseyi örnek almaz ve kendimizden daha çok ve usturuplu kaytaran kimseleri örnek olarak ileri sürmekten çekinmeyiz. Çünkü bu durumda daha kötüye göre bizim davranış ve hizmet anlayışımızın daha doğru olduğuna karşımızdaki kimseleri ikna ettiğimizi düşünürüz.

Bütün bunları söylememe, haberlerde geçen küçük, dolayısıyla masum bir ilkokul öğrencisinin davranışı sebep olmuştur.

Bilindiği gibi, ilkokul öğrencilerine de okul kitaplarını devlet bastırıp ücretsiz olarak vermektedir. Bu öğrenci ise kendisine verilen kitabın bir yaprağının yırtıldığını görünce ağlamıştır. Çünkü bu kitapların kendisine geçici olarak verildiğini düşünmüş ve yırtılmış olarak geri veremeyeceğini aklına getirerek ağlamaya başlamıştır.

Ne kadar çocukça ve masum bir davranış doğrusu. Okulda elde edeceğini beklediğimiz böyle bir davranışı okulda göreceği bozuk davranışların bozmaması en büyük temennimizdir.

Bu yazı toplam 302 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.