1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. Batı Demokrasisinin İntihar Girişimi
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

Batı Demokrasisinin İntihar Girişimi

A+A-

Son yarım asırdır Türkiye’ye insan hakları ve demokrasi dersi veren Batı’nın birçok olayda içyüzünü gördüğümüzü söyleyebiliriz. Bu bizim için yeni bir bilgi değildir. Fakat Batı’yı referans alanlar için yeni bir bilgidir.

Her terör olayında ve son olarak gezi olaylarında kulaklarını Türkiye’deki provakatif haber için bekleyen ajanslardan gelecek kara sesi bekleyen Batı demokrasisi bugün intiharın eşiğine gelmiş durumdadır. Sağı solu yakıp yağmalayan gezici vandallara karşı kamu düzenini koruma görevini yerine getiren güvenlik güçlerimizi ve devletimizi suçlayan Batılı güçler şimdi Paris’te demokrasinin intiharına karşı çaresiz kalmış durumdadırlar. Fransız Polisinin orantısız güç kullanımı ile insanlara karşı acımasızca müdahale edip işkence ettiği görüntüler medyada servis ediliyor. Fakat her zamanki gibi Fransız işkencesine Fransız kalmayı seçen Batı demokrasisi tam da üç maymunu oynamayı tercih ediyor. Hani nerede sizin demokrasi ve insan hakları nutukları çeken AB sözcüleriniz…

Paris’te yaşananlara baktığımızda Fransız demokrasisine karşı gezi darbe girişimi benzeri darbe girişimi var ise buna da karşı durmalıyız. Hani yazının girişindeki eleştirilerimiz Fransız devletinin göstericilere karşı daha hoşgörülü ve demokratik bir tutum izlemeyip orantısız güç kullanımınadır. Yoksa Fransa’nın demokratik ve istikrarlı bir çizgide olması Avrupa’nın barışı ve huzuru için çok önemlidir. Bu nedenle Fransa yönetimi acilen göstericilerin taleplerine kulak verip beklentileri karşılayan adımlar atmalıdır. Her iki taraf da sükûnet içerisinde itidalli olmalı ve şiddetten uzak durmalıdır. Paris’teki eylemlerde korudukları PKK terör örgütü militanlarının da olduğunu gördüğümüzde terörün dönüp dolaşıp sahibini sokan bir yılan benzetmelerinin yerinde olduğunu teyit etmiş olduk. Evet, “ne ekersen onu biçersin” misali Batılı devletlerin başkentlerinde önemli toplumsal olaylar gelişmeye devam etmektedir. Paris’in ardından Brüksel’in de karışmaya başladığı haberleri geliyor.

Bu gelişmelerin temel nedeni ekonomik refah düzeylerinin düşüyor olmasıdır. Dünya ekonomisinden pay alan ülkelerin sayısı ve pay oranları arttıkça refaha alışmış Batılıların daha da birbirine düşeceklerini düşünüyorum. Velhasıl bu yüzyılın hasta adamı Avrupa olacak diye düşündüğümü söylemeden geçemeyeceğim. Ben bunları yazarken cumhurbaşkanımızın da “Paris olaylarını endişe ile izlediğini ve kazdıkları kuyuya kendilerinin düştüğünü” söylediği haberlerini okudum. Devamında "Biz, hem göstericilerin yol açtığı kaos görüntülerine hem de onlara uygulanan orantısız şiddete karşıyız. Ancak ortaya çıkan manzara göstermektedir ki Avrupa demokrasi dersinden de insan hakları dersinden de özgürlükler dersinden de sınıfta kalmıştır.” diyerek taraflara yönelik şiddetten uzak durulması gerektiğini söylemiştir.

Her ne kadar Paris olaylarını endişe ile izlediğimizi ifade edip kinayeli yazılar yazsak da insani olarak kaos ve kargaşa ortamının kimsenin çıkarına olmadığını düşünüyorum. Orada yaşayan gurbetçi kardeşlerimizin de güvenliği ve huzuru bizim için önemlidir. Bu nedenle devletimiz Fransa yönetimi ve göstericiler arasında uzlaşı ve diyalog arayışlarına katkı sağlamak adına diplomatik çalışmalar yapabilir. Belki olayları izleyip rapor hazırlamak için parlamenterlerden oluşan bir komisyon gönderilebilir.

Sözü fazla uzatmadan Batı demokrasisinin bu intihar girişimini başarı ile yoksa başarısızlıkla mı sona erdireceğini bekleyip göreceğiz. İntihar ederse mi başarı etmezse mi başarı bunu da tam olarak bilemeyeceğim! Sanırım Batı demokrasisi sokağının sonuna geldi ve çıkış kapısı aramaya başladı. Bakalım bulabilecekler mi?

Bu yazı toplam 888 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.