1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. BATI YENİ SENARYO VE OYUNCU PEŞİNDE…
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

BATI YENİ SENARYO VE OYUNCU PEŞİNDE…

A+A-

Bölgemiz üzerinde bitmek tükenmek bilmeyen senaryolar yazılıp, çizilip oynanmaya devam ediyor. İşin kötüsü, bu filmde ki başroller, emperyalistlerin düzenekleri sonucu; ruhlarıyla oynanmış ve beyinleri ipotek edilmiş, satılık bölge idarecilerinin akla hayale gelmedik çabalarıyla oynatılıyor. Asırlardır oluk oluk kan akan bölgede bir türlü bu ölüm gölüne kan taşıyan kan derelerinin akışı kesilmediği gibi her geçen gün debisi artarak sürüyor.

Ortadoğu coğrafyasını taşıyan birçok bölge ülkesinde ölümler sıradanlaşmış, kolu, bacağı olmayan yığınlarla gazi, her geçen zaman zarfında artarak sürüyor. Babasız büyüyen yetim çocuklar, anasız büyüyen öksüz bebelerin varlığı dünyada kan içici vampirler olarak tanımladığımız batılı şer güçlerin timsah gözyaşlarıyla dramatize edilerek bir nevi dünyada vicdan taşıyan, insanlığını kaybetmemiş olan çok sayıda çevrenin bir nevi gazı alınmış oluyor. Ama bu yapılırken buna köklü çözüm geliştirmedikleri gibi yaşanan bu acılardan nemalanmaya çalışarak kendi boktanlaşmış haznelerine varlık depoluyorlar.

Aslında batı bunu hiç sorun etmiyor. Olan bitenden de hiç rahatsızlık duymuyorlar. Yıllar önce yaşanan Bosna – Sırp savaşında canına kastedilen yüzbinlerce Boşnak’ın ardından sahte feryatlar atarak dünyaya hümanist görüntüler vererek bir algı oluşturan batı dünyası, zihninin dağarcıklarında yatan çirkef yüzünü gizlemek suretiyle uzun yıllar boyunca kendisinin ne kadar insancıl bir yapıya sahip demokrat yaşamı benimsemiş bir yapıya sahip olduğunu yutturmayı başarabildi. Bunda en büyük açığı da Türkiye üzerine karabulut gibi çöken paralel hainlerin planlarının alabildiğince deşifre olması sonucunda bazı konularda gerçek yüzlerini ortaya koymalarıyla tamamen ayyuka çıkan son birkaç aylık dönemin vaveylaları sonrasında artık gizlilik denen durum ortadan tamamıyla kalkmış oldu.

Halen merakımı celbeden bir konu; Almanya Başbakanı Merkel’in darbe girişimi öncesinde sıklaşan Türkiye ziyaretlerinin ardında yatan temel sebep neydi? Bir kere bunun çözülmesi lazım. İkili ilişkiler, iş bağlantıları, bilmem ne anlaşmaları gibi her yönüyle yalan kokan bir takım sahte açıklamaları bir kenara koyarak bunun üzerinde ciddi bir araştırma yapmakta yarar var.

Ben bu PDY yapılanmasının ardında en büyük desteğin Alman hükümeti tarafından sağlandığına inanan bir kardeşinizim. Alman Cumhurbaşkanı, Türkiye’de yüzüne bakmadığımız sıradan ama hain bir köşe yazarını makamına davet ederek onunla samimi poz vermesinin temelinde ki etken işte bu Almanya devletinin kirli yüzünü ve tezgâhını ortaya koymaktadır.

Bu işin Avrupa kıtasında ki birinci derecede sorgulanarak PDY ayağının çözüleceği devlet Almanya’dır.

Kıtalar ötesinde ki PDY misyonunun en büyük aktörü kendine bile hayrı kalmamış, imamdan bozma, alçaklığın kitabını yazmış, birçok saf insana değerli bir din adamı gibi lanse edilerek zihinlere berrak bir çehreyle yansıtılmış Fethullah Gülen isimli yüzyılın ihanet şebeke liderinin bizlere hocafendi gibi yansıtılan sahte hoca düzmecesi olduğunu çok iyi öğrendik. Zamanında bilgisiyle, ilmiyle maruf bir vatandaşmış gibi tanıtılarak yutturulan bu adamın aslında İslam düşmanı bir ihanet şebekesini yönettiğini kim bilebilirdi? Oyunun bu denli büyük oynandığı şeytanın bile aklına gelemezdi. Ama ne var ki şeytana bile pes dedirten kirli ilişkiler yumağının ortaya dökülen her söküğünde aslında muhatabımız olan tehdidin ne denli organize olduğunu anlamamız bile uzun yıllarımızı aldı. Bırakın sadece Türkiye’yi tüm dünyada etkin bir yapılanma içerisine giren bu hainlerin ülkemizle sınırlı olmayan Asya, Afrika gibi kıtaları da içine alacak devasa bir yapılanma olabileceği gerçeğine üç yıl öncesine değin kimseyi inandıramazdık.

Şükretmemiz gereken, bu konuda rabbimiz, körelen gözlerimizi, tıkanan vicdanlarımızı harekete geçirerek oyunun deşifre olmasında bizlere ilham kaynağı olacak bir hassasiyet vermesi oldu. Aksi takdirde bu hareketin Allah muhafaza başarılı olması durumunda iyice sıyırdıkları Ortadoğu bölgesinde ki son kaleyi zabtetme anlamına geldiği ortadaydı.

Görünen o ki, bölgede akan gözyaşı ve kan devam edecek. Birileri bu işi yeni oyunlar planlamak suretiyle devam ettirecekler. İşte burada da biz Müslümanlara düşen iş, oldukça uyanık olmak ve bu kirli planların tuzağına düşmeden halkı uyandırmak olmalıdır.

Bölge ülkeleriyle büyük bir uyanış hamlesine ihtiyaç vardır. Satranç oyununda olduğu gibi İslam ümmeti olarak bir sonraki hamlenin ne olacağını çok iyi algılamak ve ona göre işin tedbirini baştan edinmek durumundayız.

Oyunun şah-mat evresi bu oyunda Türkiye üzerinden olacaktı. Ama mevcut idarecilerimizin önceden farkındalıklarının olması bu kirli tezgâhı tüm yönleriyle ortaya koydu. Aksi takdirde kendi vatanımızda parya muamelesi göreceğimiz tehlikeli günler çoktan başlamış ve herkes birbirine derin kuşkular ile yaklaşacak ve bu şekilde birlik ve dirliğimiz alabora edilecekti.

Bu yazı toplam 481 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.