1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. BATININ GELİŞMELER KARŞISINDA Kİ TAVRI
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

BATININ GELİŞMELER KARŞISINDA Kİ TAVRI

A+A-

Coğrafyamızın canına okudular. Tüm İslam dünyasını allak bullak etmeye dönük kirli planlar her daim uygulanıyor. Bu sistemi uygulayan emperyalist güçler İslam âlemini alabora edecek bir çaba içerisindeler. Bu yanlış ya da kopuk halde yaşayan İslam toplumlarının bu noktada uyanması ve üzerinde oynanmaya devam eden kirli planların devam ettiğini anlaması gerekir. İçimizde bir takım olumlu çalışmalar yapılıyor olabilir. Ama bizi bayacak bir takım gelişmelerle oyalayarak asıl oynanacak olan büyük senaryonun kurgulanmadığından asla emin olamayız. Bunca İslam ülkesi olarak yıllarca içimize yerleştirilmiş ve Müslümanları dünyanın gözünün içine baka baka katleden İsrail’e karşı halen yanlışların artarak sürmesi ve ağza bir parmak bal hesabı gazlarımızın alınması noktasında emperyalist âlemine muhtaç ve mecburmuşuz şeklinde bir yol takip etmemiz açıkçası çok büyük bir soru işaretidir.

Mübarek ramazan ayındayız. Hiç düşündünüz mü? Etrafımızda dönen kirli oyunların yıllarca devam etmesi karşısında niçin ortak tepki veremeyen bölük pörçük bir İslam âlemi var?

Gözlerimizin içine baka baka 90’lı yıllarda katledilen yüzbinlerce Boşnak’ın feryatları karşısında kılını kıpırdatmayan ama bunu önemsiyormuş görüntüsü vererek yıllarca İslam âlemini uyutan gayrimüslim ittifakının o günden bugüne değin İslam dünyasında olan bitenler karşısında geçiştirici açıklamalarla algı yönetiminde zirveyi zorlayan yapıyı bir izleyin.

Bugüne kadar hangi konuda merhem oldular. Hümanizm çığlıkları atarak ağızlarında ki salyaları gizleyen batı medeniyetinin kirli planı ortaya çıkmıştır. Bu plan haçlı dünyasının birlikteliğiyle oluşan küffar ordusunun İslam ülkeleri üzerinde planladıkları iğrenç ve çirkin kumpasların deşifre olmasıyla bazı iğrenç düşüncelerini artık gizlemeden açık ve net olarak yapmaları çok ilginçtir.

Türkiye’de ki olağanüstü hali dillerine dolayan batılı güçler, Fransa için aynı sesi çıkarmamakta ve yüzsüzlüğün bu kadarına da pes dedirtecek bir politika takip etmekten bir adım geri atmamaktadırlar. Özellikle Almanya’nın olaylar karşısında takındığı tutum asla kabul edilemez. Ülkemizde gerçekleştirilmiş olan hain darbe girişimi sonrasında kendine sığınan darbecileri ülkemize teslim etmemekte direnmesini bir yana koyun, onlara kol kanat geren ve himayesine alan Almanya’nın takındığı tavır açıkçası mide bulandırıcıdır.

Fakat İncirlik üssünü Alman yetkililerin ziyaret talebi karşısında ret vermemizi dahi hazmedemeyerek yaptıkları çıkış ve açıklamalarla Türkiye’ye geri adım attırmaya çalışmaktalar. Bunu başaramayınca çılgına dönen Almanlar, içine düştükleri psikolojik sarsıntının etkisiyle askerlerini Ürdün’de ki yahut ta yok bilmem neredeki üslere taşıyacakları gibi bir takım çabalara kalkıştılar. Bunun karşısında Türkiye’nin geri adım atacağını beklediler. Eğer geri adım atılmış olsaydı, ben sıradan bir vatandaş olarak bu yanlışın kabul edilemez olduğu gerçeğini sonuna kadar haykıracaktım. Uzun yıllar AB masalıyla ülkemizi diledikleri gibi şekillendirmeye alışan batı dünyasının Türkiye’nin çıkışları karşısında çılgına döndüğü ve yeni stratejiler geliştirmeye çalıştıkları bilinir.

Bu durumu ülkelerine uzun yıllarını vermiş, bırakın yılları ömrünü vermiş gurbetçiler üzerinden bir çıta ileri taşıma gayretine kalkıştılar. Orada ki kazançlarını ve hakedişlerini Türkiye’ye taşımalarına müsaade etmeme gibi bir takım çabalara kalkıştılar. Fakat bizim insanımızın vatan aşkını ve sevdasını hesaba katamadılar. Onların kendilerinin ekmeğine vesile olan ülkeye hizmette sınır tanımayacaklarını ama kendi vatanlarına da asla sırt dönemeyecekleri öğrenince afalladılar. Çünkü bizim insanımız Türküyle, Kürdüyle, Çerkez’iyle ve diğer etnik ögeleriyle tarihini iyi bilir. Geçmişte dost görünenlerce atılan kazıkları katiyen unutmaz. Her hâlükârda vatanına sahip çıkmayı bir şeref ve namus vazifesi olarak görür ve gerekirse bunun için canını ortaya koyar.

Anlayacağınız ellerinden gelen tüm kozları oldukça cömert olarak harcamaya başladılar. Belki ekonomik anlamda bizim çok önümüzde olabilirler. Ama bu ülkenin azmettikten sonra kendilerine karşı daha üstün bir güce kavuşacağını da bilirler. İşte onların asıl korkusu budur. Kıvılcımın parlamaması için ölümüne çaba gösteriyorlar. Buna mani olamayacaklar. O kıvılcım parlayacak ve aklı başında tüm İslam dünyasını uyandıracaktır. Bu ne zaman gerçekleşir bilemeyiz. Ama eninde sonunda olacak budur.

Geçtiğimiz haftanın bir numaralı gündem maddesi Katar üzerinde oynanan oyunda da ana hedef Türkiye ve İran’ın zayıflatılmasıdır. Çünkü İslam dünyası için en önemli olan bu iki gücün sindirilmesi işlerine gelecektir. Şiilerin kontrolü için İran’ı, Sünnilerin kontrolü içinse Türkiye’yi gözüne kestiren bu emperyalistler şu anda son kaleleri nasıl zapt edeceğinin kirli planlarıyla uğraşıyor.

Bölgede yaşanan gelişmelerde ana özet bence budur. Başka bir takım beklentiler veya çabalar tamamıyla balondur. Göz boyamacadır.    

       

Bu yazı toplam 357 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.