1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Bayrak Meselesi
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Bayrak Meselesi

A+A-
Bu işler böyle başlar.
Yavaş, yavaş,
Sindire, sindire…
Toptan olursa kıyamet kopar, işini yapacaksan, hedefine ulaşacaksan peraketnecilikle işe başlayacaksın.
Neden bahsettiğimi söyleyeyim.
Türkiye’de bir kısım insanlar Türk ismine, Türk bayrağına bir alerji duymaya ve bunu da yavaş yavaş hayata geçirmeye çalışıyorlar.
Bazı yerlerde TC. kalktı veya kaldırıldı.
Tepkiler cılız kaldı ya da duyurulmadı.
Türk ve Müslümanlıktan kim ne kötülük, kim ne zarar gördü bilemiyorum. Galiba bazılarının bir yerlerine bunlar rahatsızlık veriyor.
Ancak bunu önüne geçilmelidir.
Geçtiğimiz günler içinde Diyarbakır’da 2. Taktik Hava kuvvetleri komutanlığında bir hain, bir nankör şanlı Türk Bayrağını indirdi.
Benzer bir olay da geçtiğimiz gün İstanbul Gaziosmanpaşa’da bir hastane bahçesinde yaşandı. Türk Bayrağını indiren zavallı mahluk, cesaret bulup hastane yakınında bulunan Karakol’a geldi ve tüm uyarılara rağmen gönderde bulunan bayrağımızı indirmeye yöneldi. Bunun üzerine Karakolda bulunan nöbetçi polis bu kimseyi ayağından vurdu. Ali U isimli zavallı bu çirkin eylemini yaparken :
“Kürtlere özgürlük” diye bağırıyordu.
Bu beyni hasta kimse yapılan araştırmada 15 gün önce İstanbul’a gelmiş. Şimdi sormak lazım. Bu ve bunun gibilerine:
Kürtlere ne özgürlüğü, kim özgür değil bu ülkede yaşayan?
Eğer özgür değilseniz neden ve nasıl İstanbul’a gelip şanlı, şerefli ve rengini şehit kanından almış bayrağımızı indirme cüretini gösterebiliyorsunuz?
Bunlara dikkat etmek gerekir. Taviz verilmemelidir. Yılanın başını küçükken ezmez isek gidiş kötüye gitmektedir ve ejderha olursa hakkından gelemeyiz. Eğer millete bırakılırsa bunun gibilerini tükürükle boğarız.
Bayrak deyince aklımı Türk Ordusu’nun İzmir’e girişi ve Yunan Ordusunu Ege denizine dökmesinden sonra yaşanan bir olayı size aktarmak isterim.
Atatürk İzmir’in kurtuluşunda halkın coşkun gösterileri arasında kalacağı evin önüne gelince, kapının önüne serilmiş bayrağı görünce durdu, Bu ipekten kocaman bir Yunan bayrağı idi. Üzerine basılarak geçilecek bir yol halısı gibi serilmişti. Kapıdaki kalabalık halk yalvarıyordu:
- Buyurunuz, geçiniz. Bizim öcümüzü alınız! Yunan Kralı, bu evden içeri, bizim bayrağımıza basarak girmişti. Siz lütfedin. Bu karşılıkla o lekeyi silin! Burası sizin şehrinizdir. Bu ev sizin evinizdir. Bu hak sizindir.Atatürk, o yerde serili bayrağın önünde, bulunduğu noktada kaldı. Çevresindekilere tatlılıkla baktı.
- O, geçmişse hata etmiş. Bir ulusun bağımsızlık simgesi olan bayrak çiğnenmez. Ben onun yanlışını tekrar edemem.
Bayrağı yerden kaldırttı, bembeyaz mermerlere basarak içeri girdi.
Can düşmanımız bile olsa işte bayrağa gösterilen saygı, İşte Atatürk’ün bayrak ve millet anlayışı bu idi.
 
Bu yazı toplam 48 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum