1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Bayramlar, Tefekkür Günleridir
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Bayramlar, Tefekkür Günleridir

A+A-
Mübarek Ramazan ayının son günlerindeyiz. Haftaya Salı günü Ramazan Bayramının ilk gününü nasipse idrak edeceğiz. Rabbimden bayramın hayırlara vesile olmasını ve bu mübarek Cuma gününün yüzü suyu hürmetine İslam ülkelerinin uyanışına ve dirilişine vesile olmasını niyaz ediyorum.
İslam tarihinde Ramazan ve Kurban bayramları ilk kez Hicretin 2. yılından itibaren kutlanmaya başlandığını biliyoruz.
Biliriz ki bayramlar ümmet için mutlu olma günüdür. Ulvi duyguların galeyana geldiği, sevgi ikliminin mü'minler arasında alabildiğine canlandığı bu mübarek günlerin kıymetini bilme ve şükrünü eda edebilen kullar olabilmek için yoğun çaba göstermeliyiz. Bayramı sadece eşi dostu, konu komşuyu ziyaret etme olarak görmemeli ve ümmetin içinde bulunduğu handikapların sona ermesi için dua edebilmemize en güzel vesile kaynağı olarak görmeliyiz.

Elbette ki bayram, insanları kaynaştırıp bir araya getiren en güzel sebeplerden biridir. Öyle ki, bayramda coşkuya geçen yardımlaşma ve hediyeleşme hasletimiz yalnızca hayatta olanlara bağlı kalmayıp, dünyadan gidip kabirlerinde bir Fatiha bekleyenlere kadar uzanır. Onların bu beklentilerini yerine getirmek için mü'minler olarak bayramlar vesilesi ile geçmişlerimizi kabirlerinde ziyaret ederek gönüllerini almalı ve ruhlarına birer Fatiha hediye edebilmeliyiz.

Ancak bayramdaki mutlulukların gaflete dönüşecek kadar ileri gitmemesi lazımdır. Aslında bayram Allah'ın kullarına bir ihsanı ve yeniden uyanışlarına vesile olması bakımından birer sebeptir. Bu sebeple
bayramları yüzeysel görmemek ve en verimli şekilde değerlendirmek İslam ümmeti için en uygun vesilelerden biridir., Çünkü bayram günlerinde en çok rabbimizi hatırlayıp şükretmeye ihtiyacımız olur. Az öncede zikrettiğim gibi bayramlar yeni bir değişimin başı, bir dönüm noktası ve nefisle muhasebe vaktidir. Ömürden bir yılın daha geçip gittiğini, kabir âlemine doğru bir adım daha yaklaşıldığını hatırlatan vesilelerden biridir.
Bayramlarda son günlerde furya haline gelen bayram tatilini en iyi şekilde değerlendirmek masalıyla sahillere kaçmak, yurtdışı paket programlarına katılmak ve kapınızı duvar haline getirmek bence bayramın ruhuna aykırı bir durumdur. Bayramlarda biliriz ki şeytan, eski kırgınlıkları hatırlatacak, dargınların barışmamaları için her türlü oyun ve desiseyi zihinlere kazıyacaktır. Geçmişte yapılanları hatırlatarak nefsi tahrik etmek suretiyle kırgınlıkları arttırmaya çalışacaktır. İşte bu yüce dinimizin yasakladığı en büyük günahlardan biridir. Nefsani marazlarımızın tavan yaptığı asrımızda kendimizi cennete taşıyacak köprüler inşa etmek istiyorsak doğrudan sapmamalı ve doğruyu yerine getirmede kararlı olmalıyız.
Diyelim ki art niyetli birisi ya da birileri tarafından beklenmedik bir hakarete, sözlü saldırıya maruz kaldık. Bu durum karşısında edebi muhafaza etmek, sabrı nefsimizde sınamak ve şeytanın oyununa düşmemek için ciddi bir sınav içinde olduğunuzu unutmadan bozuk olan ilişkileri düzeltmek için bir vesile aramalıyız.
Diyelim ki her şeye rağmen karşınızda ki kişi ya da kişiler nefsani tavırlarını sürdürüyorlar. O zaman koyuverin kendi günah kirlerinde boğulsunlar.
Bayramı bayram gibi geçirmek için şeytanın duygularınızı kullanarak sizi üzmesine fırsat vermeyin. Çünkü bazı duygusal kimseler, aranmamaktan, ziyaret edilmemekten ve sevdikleriyle birlikte bayramı geçirememekten hüzün duyarlar. Sanki dünya yıkılmış da altında kalmışlar gibi. Sanki dünyanın en yalnız insanı onlarmış gibi bir haleti ruhiyeye girebilirler.
Malum, bayramlar birlik olunan, toplu sevinçlerin yaşandığı günlerdir. Ama kuru kuruya bundan ibaret değildir. Bayram gecelerini ihya etmek, Allah’ın biz müminlere bir ikramı olan bayram gecelerini ibadetle değerlendirmek çok önemlidir. Bunun kıymetini anlatmak için Ebu Ümame (ra)'den rivayetle Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Kim Ramazan ve kurban bayramı gecelerini, sadece Allah'tan sevap almayı umarak ibadet ve itaatle geçirirse kalplerin öleceği gün onun kalbi ölmez.” (İbn Mace)
Böyle önemliyken, bayram günlerini yalnızlık duygusuyla ağlayarak değil de ibadetle, zikirle ve Kur’an okuyarak geçirmek bir mümin olarak bize en uygunudur.
Özellikle envai çeşit TV kanallarında evimizi işgal eden “Bayram Eğlencesi” vurgulu yayınları izlemememiz gerekir.
Kıyamet günü işlenecek günah, ne kadar acayip hayret verici ve büyük ise Bayram günü işlenen günah da öyledir. Bunun için elimizden geldiği kadar günahlardan kaçınmamız lazımdır.
 
Bu yazı toplam 151 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.