1. YAZARLAR

  2. Ahmet Balcıoğlu

  3. Beğenmeme Hastalığı
Ahmet Balcıoğlu

Ahmet Balcıoğlu

Ahmet Balcıoğlu
Yazarın Tüm Yazıları >

Beğenmeme Hastalığı

A+A-
"Daha fazlasını iste!"
"Sen en iyisine layıksın."
Bu kuşak bu ve benzeri spot cümleler bulunan reklamlarla büyüdü.
Böyle bir eğitimin sonucu çocuklarımız elindekileri görmüyorlar.
Cem Yılmaz'ın anlatımıyla önündeki yemeği alırken diğer yemekleri gözüyle kesiyor.
Beğenmeme hayatın her alanında.
Bu nesil yokluk ve sıkıntı görmemiş televizyon gençliği.
Bir nesil daha geliyor o da cep telefonu ve internet nesli. İkincisi daha garip. Bunlara çocuklar da dahil. Dünyaları dokunmatik telefon, sms, facebook ve twiter'dan ibaret.
En büyük derdi şarz edebilme imkanı ve wifi şifresinin olması. Onlar oldu mu uyuşturucu verilmiş gibi kenarda uslu uslu otururlar.
Tabi bunların ciddi bir sıkıntısı var. "Ellerindekiyle yetinmeme"
Bunların mutluluğu ellerindeki teknolojik aletin bir üst modeli çıkıncaya kadardır. O çıktı mı dünyaları kararır.
Sahip olduklarıyla kendilerini değerli hissederler. Değerlerini kendilerinden ve özelliklerinden değil sahip oldukları alet ve edevattan alırlar.
Giydikleri ve kullandıkları markalarla kendilerini tanımlamaya kalkarlar.
Ortada kendileri yoktur marka konuşur onlar da markanın üzerinde sunulduğu mankenler gibidirler hiç mesabesindedirler.
Obje değil nesnedirler.
Onların dünyasında araçlar amaç olmuş, amaçlar da araç olmuştur.
Onlar artık yaşamak için almazlar almak için yaşarlar.
KENDİNİ BEĞENME HASTALIĞI
Günümüz gençlerine hiçbir şeyi beğendiremiyorsunuz.
Her şey kendileri için yaratılmış sanki.
Herkes onların emrine amade olması gerekiyor.
Beğenmemeye anne ve babasından başlıyor. Onlar gençlerin hizmetlileri ve para kasalarıdır. Onlar bir şey bilmezler ve gençleri anlamazlar ondan dolayı bir şey soramazlar ve gençlere karışamazlar. Dünyadaki her şey onların hizmetinde olmalı.
İkinci aşamada yaşadığı yeri,mahalleyi, köyü ,kasabayı, ilçeyi ve ili sevmiyorlar. Hep başka yerler daha güzel olarak lanse ediliyor televizyonda ve internette.
Yaşadığı evi sevmiyor.
Aile ve akrabalarını sevmiyor.
Bu kuşak, okumayı sevmiyor. Bir hedefi, bir ideali ve gayesi yok.
Gençlerin hedefi; yemek, içmek, gezmek, eğlenmek ve karşı cinsle flört etmek. Yani hız ve haz peşinde geçen bir hayat hayali.
Bu gençler çalışmayı da hiç sevmiyorlar. Çünkü izledikleri filmlerde ve dizilerde öyle bir şey yok.
Gençlerimiz kendileriyle de barışık değiller. Kimi kaşlarını beğenmez, kimi burnunu beğenmez, kimi saçlarını beğenmez, kimi gözlerini beğenmez kimi de kulaklarını beğenmez. Vardığı nokta yaratıcısının yarattığını beğenmiyor.
En büyük problem de ailelerinin tüm şartlarını zorlayarak sağladıkları imkanları beğenmezler. Çünkü izledikleri kanallar ve internet onlara bambaşka bir hayat hayal ettiriyor.
Hayalle gerçeği karıştırıyorlar.
Sonunda diploma verilen eğitimi kutsadık ve bir totem haline getirdik. Çocuklarımız okulda okuyor diye akan sular duruyor. Onların dokunulmazlıkları var. Hiçbir iş yapmazlar, hiç bir sorumluluk almazlar. Lise veya üniversiteyi bitirince de eş olmanın sorumluluklarını yerine getirmekten aciz birer zavallı olup çıkıyorlar.
BEĞENMEME HASTALIĞININ MÜSEBBİBİ
Bu hastalığın sebebi kim mi?
BİZ! BİZ ANNE VE BABALARDIR. EĞİTİM SİSTEMİMİZDİR. MEDYADIR. VB.
O zaman tedavi de bizim gayret ve çabamızla başlayacak.Acilen bu sorun üzerine eğilmeliyiz. Elimizdekiyle yetinme ve mutlu olmayı başarmalıyız.
Yani kendimizden aşağıda olana bakmayı ve baktırmayı öğrenmeli ve öğretmeliyiz Peygamberimizin buyurduğu gibi "İlim ve ahlakta kendinden üstün olanlara bak. Zenginlik ve makam konusunda senden düşük olanlara bak."
Bu gençleri bu hale biz getirdik, 1. derecede sorumlu biziz. Çözüm de bizim çabamızla başlayacak.
Ümitvarız.
Muhabbetlerimle.
RASİM ÖZDENÖREN'DEN GÜZEL SÖZLER
- Görmenin düzenini Allah öğretti. Onun öğrettiği yol dışında bir yol denemek boşuna uğraşmaktır. İnsan sahiden görmek istiyorsa, kendisine öğretilen yola teslim olacaktır.
- Eğer ilim, ”hazmıyla” birlikte gelmezse, o ilim insanı bozar, yolunu şaşırtır.
- Hep kendi yüreğine dalmak kurtuluş bundadır.
- Bol bol okuyun ve okumayı terk etmeyin. Derdi olan insan okur, derdi olmayan da okuyarak dert sahibi olur. Asıl mesele bir derdimizin olmasıdır.
- Ama ''kendini bilme''den maksat, temelde, ''kul'' olduğunu bilmesidir.
- Oysa zaman, belki bir ömür boyu süren bir tek andır.
- Sözünün söylenmeye değer olduğuna inanan kimsenin bu sözünü söylemekten vazgeçtiğine tanık olunmamıştır.




 
Bu yazı toplam 922 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.