1. YAZARLAR

  2. Zafer KARAKUŞ

  3. Beklenmedik Ziyaretler
Zafer KARAKUŞ

Zafer KARAKUŞ

Zafer KARAKUŞ
Yazarın Tüm Yazıları >

Beklenmedik Ziyaretler

A+A-
Türkiye’nin geçen haftaki dış politikada yaşadığı gelişmeler aslında iki haftadan bu yana son derece yoğun bir trafiğin daha da artacağının göstergesi.
Daha önceden de bunu tespit edip gelecek aylarda da bu alanda beklenmedik ziyaretlerin
ne kadar artabileceğini söylemiştik.
Bakınız Endonezya Devlet başkanının ardından ,ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gündem belirleyen telefon görüşmesi dikkat çekici idi.
Özellikle iki devlet başkanının görüşmeleri ardından gerçekleşen CIA Direktörü Mike Pompeo ‘nın Türkiye ‘ye gelişi beklenmedik bir ziyaretti.
Bu tür görüşmeler bölgesel sorunlardan ziyade global sorunların ele alınması bakımından önemli.
Amerika Birleşik Devletleri'nde Donald Trump yönetimin iş başına gelmesiyle birlikte merkez istihbarat teşkilatı olan CIA'nın başına Mike Pompeo getirilmişti.
ilk ziyaretini Türkiye'ye gerçekleştiren olan Mike Pompeo 1963 doğumlu.25 yaşında Almanya’da Berlin duvarının yıkılışında bulunmuş özenle yetiştirilmiş insanlardan.

Birinci Körfez Savaşı'nda da aktif görev aldı.

Pompeo, daha sonra bir savunma sanayi şirketinde CEO olarak çalışmaya başladı.

2010'daki seçimlerde Kansas'tan Cumhuriyetçi Parti'den aday olarak ABD Kongresi'nin iki yasama organından biri olan Temsilciler Meclisi'ne girdi.

Ardından Demokrat Parti adaylarını geride bırakarak kongre üyeliğine kadar ilerledi.

İstihbarat örgütlerini denetleyen CIA Alt Komitesi'nde de yer aldı.

2012'de ABD'li diplomatlara yapılan saldırıyı araştırdı.

Pompeo, 48 sayfalık ayrı bir rapor hazırlayarak dönemin Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'un hatalı olduğunu bildirdi.

Görev süresi boyunca başkanlık yapan Obama'yı da özellikle güvenlik politikaları sebebiyle çoğunlukla eleştiren Pompeo, ulusal güvenlik dairesi olan NASA'nın dinleme programlarını destekledi.

Pompeo,” Niçin burada ?” sorusuna;

1.Türkiye’nin ABD ile süre gelen siyasi bakış çelişkisinin giderilmesi,
2.Tarafların Suriye için kısa, orta ve uzun vadeli stratejilerİ,
3.Rusya-Türkiye ilişkileri,
4-İngiltere , Almanya ve İran’ın bölgedeki beklentileri ile ABD’nin beklentilerinin çatışması,
5-PYD/YPG gibi bölgede yapay varlıkların DAEŞ ile mücadele bahaneleri ile oluşturduğu etki alanı,
6-Türkiye’nin bölgesel güç olarak yeni kazanımlar elde edişi ile ortaya çıkan durumun değerlendirilmesi,
7-Fetö ile ilgili ABD’nin zihninde yeni bir programın detayları, aklımıza gelen ilkler olarak belirginleşti.

Unutmayalım ki bu ziyaret bir çok sorunun görüşülüp, ABD’nin Türkiye ilişkilerinde yeni bir başlangıç oluşturabilir.
Ayrıca bu gelişmeler yanında, Yunanistan ile Ege’de başlayan her adımında İngilizlerin olduğu bir
gerginlik te var. Bunun Türkiye için baskı unsuru olarak kullanıldığı da gözden kaçmamakta.
BM Genel Sekreteri Genel Sekreteri Antonio Guterres iki günlük çalışma ziyareti için geçtiğimiz Cuma günü Türkiye’ye geldi. Türkiye ve BM arasındaki iş birliği ilişkilerinin tüm yönleriyle ele alınan ziyarette, Kıbrıs ile Ortadoğu'daki gelişmeler ve insani durum başta olmak üzere, güncel uluslararası ve bölgesel konular üzerinde kapsamlı görüş alışverişinde bulunulacağı biliniyor.
Guterres Türkiye'den sonra Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman, Katar ve Mısır'da da ziyaretlerde bulunaca. Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dubai kentinde "2017 Dünya Yönetim Zirvesi"ne katılacak. Dubai ve ardından geçeceği Umman, Katar ve Mısır'da hükümet yetkilileriyle görüşecek . Genel Sekreter, bu temaslarında muhataplarıyla bölgesel ve küresel sorunları ele alacak.
Aynı günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’da , 12-13 Şubat’ta Bahreyn, 13-14 Şubat’ta Suudi Arabistan ve 14-15 Şubat’ta Katar’a ziyarette bulunacak.
Bütün bu politik hareketliliklerin hız kazanarak sürmesi dikkatle izlenmeli.
Zira dünya da bir şeylerin olduğu, hele hele bizim coğrafyamızda bir şeylerin olduğu kesin.
Rusya ve ABD ilişkilerini de iyi izlemek zorundayız.
Güneyimizde ummadığımız gelişmeler Suriye ve Irak’ta yaşanırken, bütün oyuncuların sahada olduğu şu günlerde İslam dünyasının dikkat etmesi gerekenleri bilmeli ve ona göre bir strateji geliştirmeliyiz.
Her gün uyanık olup, rehavete kapılmaksızın kendi politikalarımızı da gündemde tutmalıyız.
İşte o zaman etkilenen değil, etkileye bilen ülke olma yolunda mesafe almayı sürdürebiliriz.

 
Bu yazı toplam 326 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.