1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. Benlik Algısı
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

Benlik Algısı

A+A-
Benlik, kişinin bütün bir yaşamsal süreçte kendisi ile ilgili algısı ve düşüncelerinin ışığında kendisini nasıl gördüğü veya kendine göre ne olduğudur.
İnsanın gerçekte ne olduğuyla, kendisini nasıl gördüğü de farklı değerlendirmeleri ifade etmektedir. Çünkü gerçekte olanı değil de, nasıl olmak istediğimize göre kendimizi algılar ve öyle olduğumuzu kabul ederiz. Elbette bu insani bir zaaftır belki ama biraz da doğaldır.
İnsan, kendini beğenmese çatlar ölür derler. Kendini de beğenecek, büyük de görecek, küçümseyecek de, bunların hepsi çok aşırıya kaçmadıkça, başkalarına hakaret ve saygısızlığa sebep olmadıkça kişisel düzeydedir ve zararı kendinedir, dolayısıyla bir nebze tolere de edilebilir.
Fakat sosyal ilişkilere zarar vermeye, diğerlerine saygısızlığa veya bireyin yalnızlaşmasına ve o kişiden insanlar kaçışıyorsa o zaman ciddi bir problem vardır.
Bazı insanlar her şeyi bilirler, akıllıdırlar, sürekli kendilerinden bahsedilmesi hoşlarına gider. Bazen de, çelişkileri, yalanları, yüzlerine vurulmaz, ayıp olur, mahcup etmeyelim diye, dinleyici olarak sabırla kendinizi kontrol etmeğe çalışırsınız. En sonunda dayanamaz, ama şöyle değil miydi dersiniz de, vay sen misin bunu diyen misali, tekrar baştan, beni anlamamışsınız, ya da ben kendimi anlatamadım diye başlar anlatmaya ya.
Merak ederim, böyle insanlar kendilerini nasıl görüyorlar acaba? Çünkü bu şekilde tavırlara bakınca, mükemmel, bilgin, kusursuz falan olduklarını mı düşünmektedirler bilmiyorum?
Gerçek Benlik, esasında Mevlana’nın bakışıyla yakalanabilir. Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol. Ne güzel değil mi? Bir karara dayatma yapmıyor, bir seçenek sunuyor bize. Olduğun gibi görünebilirsin diyor, yani yalana riyaya bulaşma, olduğun gibi, hatalarınla, eksiklerinle biz kabul ederiz insanları diyor.
Mevlana, olduğun gibi görünemiyorsan, göründüğün gibi ol derken aslında burada, ironi yapıyor. Muhatabına kolaysa göründüğün gibi ol diyor. Bizi aldatma, kendini de aldatma, göründüğün gibi olabiliyorsan bu da kabulümüzdür, buna da saygı duyarız, diyor.
Ama biz 800 yıldır, Mevlana’yı, anlamadık, anlamak istemedik, çünkü kendimizle yüzleşmek, hatalarımızla hatalı dostlar değil de, hatasız dostlar aradık hatalarımızla…
 
Bu yazı toplam 63 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.