1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. Berika’i Mahmudiyye
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

Berika’i Mahmudiyye

A+A-
 Hz. Hadiminin eseri, Hakkında birkaç kelime söylediğimiz BERİKA’i MAHMUDİYYE’yi vefatından 8 sene önce, 2 cilt halinde yazmış, 1.cilt 719, 2. cilt 734 sahife olmak üzere 1462 sayfa olan bu eseri, h.1287, m.1870 yılında, İstanbul da Bosnalı Hacı Muharrem Efendi matbaasında basılmıştır.
Muhterem okuyucu! Tarihte güzel yurdumuza göz diken, can ve mal, din ve ahlak düşmanlarının saldırılarına karşı, bu mukaddes emanetleri bütün güçleriyle savunan ve bu uğurda canlarını feda eden aziz şehitlerimizin bulunduğu gibi, ömürlerini İslam dininin güzel ahlakını öğrenmek ve yaymakla tüketen, Allah’ın dinini, ilerde gelecek asil nesil evlat ve ahfadına (çocuk ve torunlarına), tam ve doğru bir şekilde öğretmek için geceyi gündüze katarak çalışan ve kıymetli kitaplar yazan âlimlerimizde vardır. Hz. Hadimi de bu unutulmayan ama keşfedilmeyen bahtiyarlardan birisidir.
İmam’ı Birgüvinin “Tarikatı Muhammediyesi” ile bunun Şerhi olan Hz. Hadimi’nin “Berika’i Mahmudiyyesi”, İslam dininin güzel ahlak umdeleri ile bilhassa İslamiyet’in beğenmediği, insanı helak eden kötü huyla ve bunlardan korunma ve kurtulma çarelerini çok veciz bir tarz da bildirmekte müstesna yeri olan kitaplardandır.
Ve yine Hz. Hadimi’nin ”Mecamiu’l-Hakayık’ı” yani İslam hukukuna dair eseri, mecellenin külli kaidelerinin (İlk yüz maddesinin hazırlanmasında) istifade edilen kitaplardandır.
Merhum Hadimi’nin, 18 ilim (Fen) açısından Besmelenin mana ve hikmetlerini ortaya koymak için kaleme aldığı şerhu’l-Besmele” adlı eseri, Niğdeli müderris Ahmet Efendi tarafından”tuhfetü’l-besmele”adıyla şerh edilip basılmıştır.
1886 yılın da, Konyalı müderris Abdülbasır Efendi tarafından İstanbul da Matbaa’i Amirane de, 26 risale olarak hepsi bir arada bastırılan ve içinde bulunan Hadimi’ye ait muhtelif mevzulardaki 16 risalesi vardır, tab edilmiştir(bastırılmıştır).
Müderrisimiz zaman zaman Konya’ya gelip Alaaddin Cami’inde vaaz ederdi. Kendisi şair ruhlu olduğundan ders ve vaazların da vezinli ve kafiye’li sözler de söyler, dinleyenleri mest ederdi. Bu gün ancak birkaç tanesi elimizde bulunan şiirleri ve ilahilerinin aslında bir divan dolduracak kadar çok olduğu rivayet edilmektedir. Hatırlanacağı üzere yukarda uzun bir şiirini yazmıştık.
“Kamil odur ki, koya her yerde bir eser
Eseri olmayanın yerinde yeller eser.
Biraz evvel zikrettiğimiz Mecmuatürresail’i (Risaleler mecmuasını) cem eden zat, mukaddimede, bu mecmuanın bazıları kısa bir kısmı ise uzun olan şerhler ve risalelerden ibaret olduğunu beyan ettikten sonra, Enbiya, Evliya ve Ulemanın bütün ahlakını cem eden bir eser olduğunu kaydetmiştir. Bundan sonra da vasıl olanların ahlaklarını düzeltmekte, helak olanların ise kötü ahlakları sebebiyle helak olduklarını beyan edip İblisin kibiri Bel’am Bin Beura’nın dünya sevgisi, İbni Ravendi’nin, Firavun ve maiyetinin, Hirakl ve benzerlerinin kötü ahlak sebebiyle helak olduklarını, imansızlıklarına kibirlerinin sebep olduğunu misal olarak zikretmiştir.
Bu izahtan da risalelerin büyük öneme haiz oldukları ortaya çıkmaktadır. Bunlardan, Allame, kutbi rabbani sıfatıyla anılan Ebu Said Muhammed el-Hadimi’ye aid olanların isimlerini ve lüzumlu gördüklerimizin mevzularını sıralayamaya çalışacağız.
BEYT
Ey gönül bunca yıldır gam gezersin bulmadın yaranı
Azrail göğsün üstünde sorar fermanı
Tesbih eyle kurtara gör canıgı.
Değerli okuyucularım, Cennet yurdumuzun her tarafı, uygarlık hazineleri, kültür mirasları, sanat, yer altı ve yer üstü zenginlikleri ile doludur.
İnsanları sevmek, insanlığa, büyüklere, vatana-millete hizmet verenlere vefa borcumuz, bizleri yetiştirip meydana getirenlere minnet ve şükran borcumuz temel ilkemiz olmalıdır. Mevzu bahis olan tarihi şahsiyetlerden birisi de Ebu Said Muhammed el-Hadimi (k.s.)dur. Tarihin altın sahifelerinde, altın harflerle yazılıp değer biçilemeyecek kadar büyük ilim adamı yetiştirmiştir. Temennimiz odur ki: Tarihi, kültürü, medeniyeti bu kadar zengin bir ülke daha dünyada gösterilemez iken, buna binaen;
Mirasına konduğumuz atalarımızın bıraktığı maddi ve manevi zenginliklere bizler yenilerini katalım. Bu inanç ve düşünce ile Rabbimizden kalbi birlik ve ruhi ahenk içerisinde olmamızı dilerim. Selam Hüdaya tabî olanlara. (Devam edecek)
Bu yazı toplam 89 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.