1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. BEYAZİD-İ BESTAMİ HZ. VE MECUSİ. 
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

BEYAZİD-İ BESTAMİ HZ. VE MECUSİ. 

A+A-

Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleri bir gün câmiye gidiyordu. Yağmur yağmış, yollar çamur olmuştu. Ayağı kayınca düşmemek için oradaki duvara tutundu. Bu hengâmede duvarı ayağı ile kirletmiş oldu. Sonra düşündü ve kendi kendine:
“–Henüz ezana vakit var. Önce duvarın sahibine gidip helâllik alsam daha iyi olacak! Çünkü bu kul hakkı “ dedi. Gidip duvarın sahibini buldu. Meğer adam Mecusi imiş. Durumu anlatıp helâllik diledi. Mecusi hayretle: “–Dininiz gerçekten bu kadar dikkatli ve ihtiyatlı davranmanızı emrediyor mu?” diye sordu. “–Evet!” cevabını alınca da: “–O hâlde ben de Allah’a ve Rasûlü Muhammed Mustafâ’ya (s.a.v.) iman ettim!” dedi. Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleri’nin bu güzel davranışı bereketiyle o evdekilerin hepsi Müslüman oldu..
SABAH NAMAZI
Biliyoruz ki sabah namazı,
Kılmakta en çok zorlanılan namazlardan biridir..
Belki de en çok kaçırılan namazdır, sabah namazı.
Bir türlü uyanamaz insan.
Sanki göz kapaklarının üstünce tonlarda yük varmış gibi,
"Biraz sonra uyanırım" diyerek vakti geçer de namazın,
Şeytan yapışmıştır insanın ensesine,
İzin vermez bir türlü uyanmasına..
Peygamberimiz (s.a..v.) de bu konudaki sıkıntısını görmüş olmalı ki bakın ne tavsiye ediyor biz ümmetine:
"Biriniz uyuyunca şeytan ensesine üç düğüm atar.
Her düğümü atarken, düğüm attığı yere eliyle vurarak;
"Üzerine uzun bir gece olsun, yat" dileğinde bulunur.
İnsan uyanır ve Allah'ı zikrederse bir düğüm çözülür,
Abdest alırsa ikinci düğüm çözülür,
Ve bir de namaz kılarsa bütün düğümler çözülmüş olur..
Böylece kul canlı, hoş bir halet-i ruhiye ile sabaha erer..
Aksi halde böyle yapmazsa habis ruhlu, içi kararmış ve uyuşuk bir halde sabaha erer.." (Buhari,Teheccüd,12)
 Allah'ın koruması hepimizin üstünde olsun.. Bütün düğümleri çözmemiz dileğiyle. oradan ayrıldı.
ŞU KİŞİLERLE ARKADAŞ OLMA. 
Câfer-i Sâdık Hazretleri buyurur:
Beş çeşit insan ile arkadaş olmaktan sakın!
1) YALANCI: Çünkü onunla beraber olduğun sürece aldanış içinde bulunursun. O serap gibidir. Sana uzağı yakın, yakını uzak gösterir.
2) AHMAK: Sana faydalı olmak istediği zaman bile zarar verir, bunun da farkında olmaz.
3) CİMRİ: Senin en fazla muhtaç olduğun şeyi senden esirger.
4) KORKAK: Seni başkasına teslim eder ve zor zamanda kaçıp gider.
5) FÂSIK: Seni bir lokmaya ya da daha azına satar.
Bir hadîs-i şerifte;
" Kişi dostunun dini üzeredir. Onun için her biriniz kiminle dostluk ettiğine dikkat etsin!" buyrulmuştur.
( Ebû Dâvûd, Edeb, 16/4833)
Hiçbir insan, anne-babasını, doğduğu muhiti kendisi seçemez. Fakat kimlerle dost olacağını seçmek, insanın elindedir ve bu tercihlerinden dolayı da mesuldür. Zira insan, dostlarının hâl ve Ahlakından hisseler alır, şahsiyet ve karakterini bu tesirlerle inşa eder. Ekseriyetle doğru yola da, yanlış yola da Dostlarının telkinleriyle yönelir. Dolasıyla ahlâkî zaaflarına müptelâ kimselerle ülfet edip onlarla dostluk kurmak, manevi hayata zehir saçmaktan farksızdır.(alıntı)

Bu yazı toplam 934 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar