1. YAZARLAR

  2. Mehmet Kaçar

  3. BİLEMEDİĞİN ŞEYİN SAKIN ARDINA DÜŞME!
Mehmet Kaçar

Mehmet Kaçar

Yazarın Tüm Yazıları >

BİLEMEDİĞİN ŞEYİN SAKIN ARDINA DÜŞME!

A+A-

Rasûlullah(s.a.v)ın hadisi şerif ummanında bir gezintiye çıktığımız da, İslâm eğitim metotlarında bir uyumun söz konusu olduğunu ve neticenin kısa sürede alınacağını görmekteyiz. “Kişinin kendisini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesi, onun Müslümanlığının güzelliğindendir. “(Tirmizi: 2318)anlamındaki hadisi şerife göre insan kendisini ilgilendirmeyen şeylerle uğraşarak zaman öldürmemeli yahutta zamanını israf etmemeli yani zamandan çalıp zaman hırsızı olmamalıdır.
Rasulullah(s.a.v) ‘ın insanlara sunduğu İslâmi eğitim anlayışı ile safsata ve hurafe dönemine, cahiliyet çağına son nokta konulmuştur. O’nun eğitimi ve öğretimi, insanı akıl ve tecrübe dünyasına kavuşturmuş, araştırma, tenkit melekelerini harekete geçirmiştir. Rasulullah(s.a.v) akla ve tecrübeye büyük önem vermiş bunlara kullanarak tabiattan ve tarihten bilgi edinilmesini sağlamıştır. Başka bir deyişle “tüme varım metodu” ile bilgi edinilmesini ve bilgiden de en iyi verimin alınmasını başlatmıştır. Bu, büyük bir yenilik ve başarının da adıdır. Böylece insan etrafında olup bitenlere karşı duyarlı olup içeriğini kavramaya başlamıştır.
Rasulullah(s.a.v) ashabına dinin, ahlâkın, edebin temel ilkelerini öğretmiştir. O(s.a.v) hadisleri ve bunların pratiğe dökülmüş şekli ile olan sünneti de eğitim, edebiyat, felsefe, ekonomi, mimari, sanat, estetik , fizik, kimya , tıp, astronomi, siyaset, ticaret ilmi, psikoloji, fizyoloji, biyoloji ve insan faaliyetlerinin her dalını çepeçevre saran bilgi(hikmet) alanlarının hepsi dâhil olmak üzere, kültürlerinin temelini atan ölçütlerin bir çok boyutlarını ve ölümsüz değerler zenginliğini verdi.
O’nun vefatından sonra, bir asır gibi çok kısa bir zaman diliminde yükselen İslam Kültür ve Medeniyeti, yalnız zamanın medeniyet ve kültür oluşumunu etkilemekle kalmamış, gelecek yüz yıllar boyunca medeniyet ve kültür dünyasını yönlendirecek silinmez izler bırakmıştır. İslam Kültür ve Medeniyetini tarih sayfalarından silecek olursak, tarih kendiliğinden bir ilim dalı haline gelir. Çağdaş eğitim anlayışları insanlığa bir şeyler vermek ve insanlığı, yaratılışı üzere eğitmek istiyorsa bu muazzam medeniyet ve kültür hazinesinden faydalanma yolunu tercih etmeli ve ders içeriklerini yeniden düzenleyerek bu doğrultularda şekillendirmekten çekinmemelidirler.
Hz. Peygamber (s.a.v) insanlık tarihinin köhnemiş akışını yeniden düzenlemiş ve medeniyet temelli inkılaplar yapmıştır. Hz. Peygamber cehaletin yerine bilgiyi alışkanlık, gelenek ve göreneklerin yerine aklı, körü-körüne atalarının izinden gitme yerine araştırmayı, denemeyi, akıl edip düşünmeyi öğretmiştir. İnsanı, kula kulluktan, kölelikten kurtarıp özüne, aslına döndermiş ve ona, kâinatın (evrenin) yaratıcısı ve hâkim olan Allah’ın halifeliğini teklif etmiştir.
İfrat ve Tefrit arasında nesillerin yok olup gitmesine neden olan çağdaş eğitim, Rasûlullah(s.a.v)’ın insanlığa sunduğu hadisi şerifler(sünnet ilmi) ışığında itidalli (orta yollu) bir yöntem takip edilmesini de öğretmiştir. Peygamberimizin her gece namaz kılan ve gündüzleri de oruçlu geçiren birini bu şekilde ifrat ve tefrit içerisinde yaşamaktan men etmiş, bir kişinin uzun bir süre namaz kıldığını gördüğüğünde de etrafındakilere dönerek “Ey İnsanlar! itidale (orta yola) uyunuz!” demiş ve bunu üç defa tekrar etmiştir ki konu iyi anlaşılsın istemiştir.(İbn Mace: 4241)
Kur’an-ı Kerim’de de :” Haddi aşmayınız, şüphesiz Allah haddi aşanları sevmez.”( Mâide:87) buyurulmaktadır.
Çağdaş eğitim psikolojisi sahasındaki çalışmalar, bireyin fiziksel, zihinsel, sosyal ve ahlaki gelişmelerini araştırarak kime, hangi düzeyde, neyin, nasıl öğretileceği üzerinde durmalıdır. Peygamberimizin konu ile ilgili emir niteliğindeki sözleri (hadisleri/ sünneti)çağdaş eğitim psikolojisi çalışmalarının önünü sonuna kadar açmaktır:
“İnsanların durumlarına göre davranınız.”(Ebû Davûd: 4842)
“Hz. Ali(k.v) ‘İnsanlara kavrayabilecekleri şekilde anlatın, Allah ve Rasûlünün yalancı çıkarılmasını istermisiniz?’ buyurmuştur.” Buhârî: 127).
Bu hadisi şeriflerin ışığında gelişim ve öğrenme alanında ki eğitim psikolojisinin verilerini din, fen eğitiminde kullanmanın ihmal edilemez bir imkan olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Yeni nesillerinde Hz. Muhammed (s.a.v)’i tanıması, anlaması ve örnek alması, onun sünnetinin ve hadisi şeriflerinin doğru bir şekilde öğretimi ile mümkün olacaktır.
Hayatı tanıma ve anlamlandırma da, kişiliklerini oluşturması çabası içerisinde olan çocuklarımızın ve gençlerimizin Hz. Muhammed’i (s.a.v) doğru bir şekilde tanımaları ve örnek almaları Müslüman nesiller yetiştirme de hayati öneme haizdir. Peygamberimizin (s.a.v) söz ve fiilleri yani hadisi şerifleri ve sünnet ilmini modern ve çağdaş diye adlandırılan lakin sadıra şifa olmayan eğitim sistemlerinin faydalanacakları çok büyük bir okyanustur.
Bugün ilerleyen bilim ve tekniğe rağmen, İslami eğitim için asırlar öncesinden günümüze muazzam örnekler sunan Peygamberimiz (s.a.v), usul ve metotlarının öğrenilmesi bir zarurettir. Hz. Peygamberin(s.a.v) hayatı sadece siyer ve tarih araştırmacıları için değil, çağdaş eğitim araştırmacıları içinde zengin bir bilgi birikimine sahip kaynaktır. Hz. Peygamber (s.a.v) eğitim esasları her eğitimcinin bilmesi gereken kuralları ve metotları içermektedir.
Hz. Muhemmed(s.a.v), Müslümanları barışta, savaşta, sıkıntı ve mutlulukta, dini, sosyal, ahlaki ve siyasi yönden mükemmel bir şekilde eğitmiştir. 
Hz. Peygamber’in İslami eğitim faaliyetleri esnasında hangi yöntemi takip edeceğini şu ayeti kerime ile bildirmektedir:
“(Rasulüm(s.a.v) Sen Rabbinin yoluna hikmet(bilgi) ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et!”(Nahl:125)
Hz. Peygamber de (s.a.v) gerek gizli davet dönemi, gerekse aleni(açıktan) davet döneminde bu yöntemi kullanmış, insanların akıllarının alacağı bir tarz da, ikna yoluyla ve Kur’an okuyarak İslam’a davet etmiştir. Çünkü İnsanoğlu yapı itibariyle kaba ve kötü sözden uzaklaşır, nazik ve iyi sözlerle yaklaşır. İnsanlar arası ilişkilerde de esas olan belirli bir takım nezaket kuralları vardır. Allah’da Peygamberi’nin bu kurallara uyarak daha başarılı olacağını bildirmiştir.
Ne mutlu onun pak sünnet ve hadislerini öğrenip, uygulayarak hayatına yön verenlere! Ne mutlu hadisle ışığında yapacağı salih ameller ile önce kendini, sonra aile efradını, sonra çevresini ve ümmeti müspet(olumlu) yönde değiştirebilenlere!..
Ne mutlu İslam Kültür ve Medeniyetini yeniden ihya ve inşa edecek çalışkan, sebatkar itaatli ve ahlaklı, mücahit şahsiyetlere!...
Selam ve Dua İle!...
 

Bu yazı toplam 1007 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.