1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. BİLGİ, ALGI, HUKUK
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

BİLGİ, ALGI, HUKUK

A+A-

Gerçi bazı kimseler bunu kabul etmez ama ,dünya’ya her gelen insan İslam fıtratı üzerine doğar. Daha sonra yaşadığı ortam ve ailesi onun fıtratını, inancını, anlayışını değiştirir.
Bu görüş felsefi ve gerçektir.
Dünya’ya şekil olarak insan olarak doğanlar, zaman içinde ise bu insanlığını kaybedip, unutup vicdansız, acımasız biri olabiliyor. İslam’da suçsuz insanın öldürülmeyeceği emredildiği halde hatta öyle ki,  kan döküyor, can alıyor.
Bu dünyada en önemli şey ise insan olarak doğmak, insan olarak yaşamak ve insan olarak ölmektir. Bunu başarabilene ne mutlu.
 
 Dünya kurulduğundan ve insanların dünyada yer alışları ile birlikte İnsanlar; bilginin sınırsız dolaşımı, teknolojinin yaşamla iç içe geçmesi gerçeği ile yaşamaktadır. Hak, hukuk, adalet, düzen, ilişkilerde buna göre değişim geçirmektedir.
Çağdaş suç ve ceza anlayışı; insanlığın acı deneyimleriyle belli ilkelerle tanımlanmıştır.
Evrensel insanlık değerler bütünüyle, hukuk normları oluşturuldu. Hz. Peygamber’de VEDA hütbesinde  insanların  sadece fetva yönü ile üstün olduğunu söylemiştir. Böylece din, dil, ırk, renk, cins ayrımı gözetmeksizin herkesin hukuk önünde eşit olduğu gerçeği kabul edildi.Bu konuda Hz. Peygamber’in de veda hutbesindeki sözleri açık ve nettir.
 Din’ler, ideolojiler; kendi suç ve ceza anlayışını ileri sürerken, ben ve öteki ayrımcılığı ile hukuku işletmek ister. Ne yazık ki, bugün  yapılan hukuk garabetleri, ayrımcılık ise hukuk ve adaleti kökünden sarsmaktadır.
 
Dünya’da; din’ler ve ideolojiler sıcak savaşı durdu. Din’ler ve ideolojiler çatışmasından hukukun evrensel ilkelerine geçişle, din ve mezhep çatışmasını bıraktı.Ancak Siyonizm ve emperyalist güçler, başka ad adı altında İslam’a, Türkiye’ye Türklüğe saldırıyorlar.  Batı emperyalizminin sömürme yöntemleri değişti. Terör örgütleri kurup ülkeleri karıştırmak yolu tercih edildi. Buna en yatkın alan da ne yazık ki İslam ülkeleridir, ülkemizdir.
 
İslam dünyası; çatışma, katliam, yıkım, yağma alanı. Bir Müslüman diğerini beğenmiyor. Birinin hak, hukuk, adalet anlayışı diğeri ile uyuşmuyor.Araya sokulan nifak ve fitne bu ülkeleri bir birine  yakınlaştırmıyor. Atatürk’ün  döneminde kurulan Balkan Paktı ve Bağdat paktı bu yüzden yok edilmiştir. Lider Atatürk  çok derin bir düşünce ise Balkanlar ve Dünya savaşı sonrasında Balkanlar’dan gelecek saldırıları önlemek isterken, doğuda da Bağdat paktı ile İslam alemini birliğe çağırmış ama, ömrü uzun olmamıştır.
 
Halk mı ahlaksızlaştı yoksa aklı mı tutuldu? Evet ne oldu? Yoksulluğun, yolsuzluğun, soygunun, talanın ayyuka çıktığı, zenginleşen bir avuç kesimin şatafat içinde yaşadığı yığınların işsiz, gelir düzeyi düşük olmasına rağmen böylesine bir tercih için bir neden olmalı.
 
Ahlaksızlar, yalancılar, dolandırıcılar, teröristler, katiller, işbirlikçiler, benimseniyor, seviliyor, tercih ediliyor. Peki ama neden?
 
Dünya’da Medya ilizyonu ile kitleler uyuşturuluyor. İnsan beyninin ürettiği dalgaları tespit etmek suretiyle düşünceler okunabileceğine ve kaydedilebileceğine ilişkin çalışmalar sürüyor.
 
Böyle bir icat gerçekleştirilmiş olsa ve bu aletten yeteri kadar üretilse, o zaman insanlar arası ilişkiler nasıl olacak, iletişim nasıl kurulacak, devlet işleyişi nasıl olacak sorusu akılları durduruyor.

 
Bir düşünelim; güç ve yetki sahiplerinin elinin altında böyle aletler olsa ne yaparlardı? İşte onun için Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan çok defalar  “ Dünya beşten büyüktür” haykırışı yapmasına rağmen ciddi bir sonuç alınamıyor. Yine güçlü bildiğini yapıp, okuyor.

 Öyle ya insan düşüncesini okuyabilmek mümkün olursa, insan hafızasını silmek ve yerine birkaç dakika içinde yeni bir hafıza yerleştirmek de ardından gelirdi. Böylece; bu bilimsel kapasiteyi eline geçiren güç, bütün insanları robot gibi kullanabilirdi. Bugün amaç bu, çalışmalar bu yönde. Fiber baskılar, uzayda gelişmeler bunun bir işareti olabilir mi?
 İnsanları robot olarak kullanabilmek için düşüncelerini okumaya veya bilgisayardaki gibi hafızalarını silip yerine başka bilgiler doldurma yeteneğine sahip makinelere gerek de yok. Çünkü günümüzde de tarih bilincini, kimlik bilincini, beynindeki inanç haritasını değiştirdikleri insanları robot olarak kullanabiliyorlar.
 
Esasen, insanları medya manyağı, müzik manyağı, spor manyağı , internet manyağı haline getirmek, derin güçlerin kullandığı yöntemlerdir.
 
İnsan; bilinçaltı, gürültü, ritim ve saldırgan sesleri, renk bakımından zenginleştirilmiş hipno-renk etkilerini, bir sanatla karşılaştırma yapılamayacak kadar büyük bir hızla benimser. Bu tahriklerle manevi zeka körelir, bilinçaltı ve tanımayı sağlayan genetik program bozulur.
 
Önce yiyeceklerimizin genetiği ile oynandı. Sonra hayvanların ve arkasından da toplumun genetiği değişmiş durumdadır. Toplumu bu KABUSTAN kim, nasıl uyandıracak?
 
+++   
Yazımı  Genç Osman’ın bir sözü ile bitreyim.
Dün sabah padişah’ı cihan idim. Şimdi üryan kaldım. Merhamed edip halimden ibret alın; dünya size dahi kalmaz. Hangi padişahın kulları, padişahlarına bu ihaneti ettiler.

Bu yazı toplam 368 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.