1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. Bilinçaltı Korkuların Esareti
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

Bilinçaltı Korkuların Esareti

A+A-
Son zamanlarda sıklıkla haberlerde gördüğümüz, hatta eğitimli ve bilgili toplumca tanınan kişilerin bile nasıl telefon dolandırıcılığı sistemine kurban olduklarını, böyle bir “saflığı!” nasıl yaptıklarına şaşırarak baktığımız bile olmuştur. Fakat inanın süreç böyle gelişmiyor ve eğer karşıdaki buyurgan sese teslim olursanız, sonrasında bir telefon dolandırıcılığı kurbanı olmanız işten bile değil!
Geçtiğimiz günlerde bir öğle vakti telefonum çaldı, prizde şarj olduğu için çıkarıp açtım ve alo diye kulağıma götürdüm. Kısa bir sessizlikten sonra bir bayan yüksek ve buyurgan bir sesle “Beyefendi, telefonu açıyorsunuz da neden konuşmuyorsunuz” diye azarlar bir tonlama ile konuştu, hatta azarladı bile diyebilirim.

Kısa bir tedirginlik ve kararsızlıktan sonra, cevap verdiğimi söyleyerek, niçin aradığını sordum. Kerim CANDAN ile mi görüşüyorum diye sordu. Ben de arayanın kim olduğunu sorarak kendini tanıtmasını istedim. Beyefendi, lütfen uzatmayın, çok acil bir durum, Kerim CANDAN mısınız, değil misiniz? diye tekrardan ısrarlı ve buyurgan bir şekilde cevap vermemi istedi.
Ben de, “hem telefonda terbiyesizlik yapıyorsunuz, hem de kendinizi tanıtmıyorsunuz”, dedim, buna rağmen ısrarla kendini tanıtmadan kim olduğumu öğrenmeye çalışıyordu. Kızdım ve telefonu kapattım. Fakat itiraf edeyim, beni tedirgin edip korkutmayı başarmıştı, Gerçekten acil bir durum var mıydı? Suçluluk hissedip biraz pişmanlık duyguları ile birlikte endişe de ettim.
Burada dikkatimi çeken husus gerçekten bir yanlışlık olsa ve karşıdaki iyi niyetli olsa kendini tanıtır ve niçin aradığını söylerdi. Bu nedenle bu ihtimal zayıf bir olasılık olarak görünüyor. Geriye diğer seçenek kalıyor, bir korku vererek, kişiden istenen bilgilerin elde edilmesi ve sonrasında telefon dolandırıcılığı, çünkü acil bir durum varsa, en az benim kadar karşıdaki kişinin de kendini tanıtması ve süreci hızlandırması gerekmez mi?

Peki, ne yapıyorlar, öncelikle telefonu açtığınızda, size bir korku veriyorlar, Emniyet ya da MİT ten aradıklarını söyleyince bilinçaltı bilgilerimiz harekete geçiyor ve korkmamız gerektiğini düşünüp bilinçaltı korkularımızın esiri oluyoruz.
Çünkü polis, emniyet ya da diğerleri hepsinden korkmamız gerektiğine inanmışızdır. Böyle bir konu ile de yüzleşince bilinçaltımız bilinç düzeyini manipüle edip sağlıklı ve mantıklı kararlar almamıza engel oluyor. Çünkü korkulacak bir durum vardır ve karşıdaki kişi kesinlikle doğru söylüyordur. Korkup sorulan sorulara cevap vermeye başlarsanız sizi etkileyip, korkutup telkin altına almayı başarıyorlar. Sonra da sizin bir örgüte ve bir suça karıştığınızı söyleyip daha da çok acziyet ve çaresizlik içinde bırakıyorlar. Sizi korkutmayı başardıktan sonra sizi kurtarmak istediklerini de söyleyip avuçlarının içerisine alıyorlar.
Sonrasında kişisel bilgilerinizin bilmediklerini de sizden öğrenip çok önemli ve gizli bir operasyon yürütüldüğünü, suçluların yakalanması sizin yardımınıza ihtiyaç duyulduğunu, operasyon bittikten sonra bu iş için para ve altınlarınızı onlara teslim etmeniz gerektiğini söylüyorlar. Sıradan bir vatandaş iken birden çok önemli ve gizli bir operasyonun bir parçası olmak insanları biraz heyecanlandırıyor olsa gerek ki dolandırıcıların isteklerini emir telakki edip yerine getiriyorlar.
Unutmayın, devletten korkulmaz ve devlet asla telefonda sizden para ya da altın istemez. Bir operasyon yapılacaksa da bırakın görevliler yapsın, siz değil. Selam ve dua ile.
Bu yazı toplam 121 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.