1. HABERLER

  2. KÜLTÜR-YAŞAM

  3. Bilişsel Davranışçı Terapiyle yüzde yüz başarı sağlanıyor
Bilişsel Davranışçı Terapiyle yüzde yüz başarı sağlanıyor

Bilişsel Davranışçı Terapiyle yüzde yüz başarı sağlanıyor

Psikoterapist Dr. Deniz Günaydın, bilişsel davranışçı terapi hakkında bilgi vererek günümüzde çok kullanılan bir tedavi yöntemi olduğunu ve yüzde yüz başarı sağlandığını kaydetti.

A+A-

Günaydın, “Bizi üzen, inciten ya da mutlu eden yaşadığımız olaylar değil o olaylar hakkındaki düşüncelerimizdir.” dedi.

Bilişsel Davranışçı Terapi’nin özününü kimsenin bizi mutlu etmediği ya da kızdırmadığını olduğunu belirten Günaydın, karşımızdaki kişinin davranışları hakkındaki düşüncelerle, kendimizi kızdırdığımızı ya da mutlu ettiğimizi söyledi. Sorumluğun kişinin kendinde olduğuna dikkati çeken Günaydın, “Öğrenilebilir bir şeydir. Ama Polyannacılık, olumlu düşünmek değil. Olumlu düşünmek gerçekçi değildir ve hayat hem olumlu hem olumsuz olaylar yaşıyoruz. Sadece olumlu düşünürsek hayal kırıklığı yaşarız. Bu nedenle gerçekçi düşünmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Hangisinin gerçekçi olduğu konusunda gelirsek de; iyi bir şey değilse, doğruluğundan emin değilsek ve işimize yaramıyorsa gerçekçi değildir. Buna Sokrates’in üçlü filtresi denir. Bu sorgulamayı yapmak lazım doğrum mu, mantıklı mı işime yarıyor mu? Yüzde 100 e yakın başarıyla sonuçlanıyor. Hemen hemen her konuda da uygulanabiliyor.” ifadelerini kullandı.

OLAY AYNI BAKIŞ AÇISI FARKLI

Bilişsel davranışçı terapiyle yaşanılan olayların, çevre koşullarının, eşlerin, patronların, çocukların değiştirilemediğini ama onlara olan bakış açısının değiştirildiğini belirten Günaydın, günümüzde kanıta dayalı bir terapi olduğunu dile getirdi. Yeterli eğitimi almış uygun uygulayıcıların bu yöntemi uyguladıklarında her yerde tedavi sonuçlarının aynı olduğunu vurgulayan Günaydın, “Nasıl ilaç kullanıyoruz ve etkileri hemen hemen aynıysa, bilişsel davranışçı terapide de yüzde 80-90 civarında depresyonda sonuç verir. Bir örnek verirsem bir kadın geliyor ve diyor ki ben kocamı çok kıskanıyorum, telefonlarını karıştırıyorum peşine takılıyorum, evliliğimiz çok kötü vaziyette ve kocam boşanmak istiyor diyor. Bu hanımla çalışmaya başladık. Eşini ve çevreyi değiştirebilme şansımız yok. Bakış açısının değişikliği ile çalışmaya başladıktan 2 ay sonra geldiğinde deniz hanım bir mucize oldu dedi. Artık ben kocamı kıskanmıyorum telefonlarını karıştırmıyorum artık o benim telefonlarımı karıştırmaya başladı, dedi. Ama bu bir mucize değildir. Eğer mucize oldu dersek bu sefer insanlar sana bağlanırlar. Ama bizim isteğimiz bize bağlı olmadan kendi kanatlarıyla uçmaları. Kendi kanatlarıyla uçamazlar ve bana bağlanırlarsa eğer hedefimize ulaşmamış oluruz.” şeklinde konuştu.

GERÇEKÇİ DÜŞÜNMEYİ ÖĞRETİYORUZ

Deniz Günaydın olumlu düşünmeyi değil gerçekçi düşünmeyi öğrettiklerine dikkati çekerek amaçlarının gerçekleri test etmek olduğunu söyledi. Gerçekçi düşünme ve tedavinin uygulanma yöntemine örnekle açıklayan Günaydın sözlerini şöyle sürdürdü: “Siz bugün benimle röportaj yapmak için geldiniz ve beni beklemediniz. Çünkü ben size zaman ayırmıştım, sizi bekliyordum. Burada olay, düşünce, duygu ve davranış vardır. Size demiştim ki bizi üzen, bizi kızdıran bizi mutlu eden yaşadığımız olay değil o olay hakkındaki düşüncemizdir. Şimdi bunu size açıklayacağım. Ben seansta olabilirdim ve siz geldiğinizde yarım saat bekleyebilirdiniz. Bu olay karşısında düşünceniz beni bekletmemeli olurdu ve öfkelenir hatta belki de çekip giderdiniz.Ya da bana değer vermiyor önemsemiyor, bana değer verseydi bekletmezdi diye de düşünebilirdiniz. Bunun sonucunda üzülürsünüz ve bana mesafeli davranırsınız. Ya da çok yorgunsunuz geldiniz. Yarım saat beklediniz ama o sırada sekreterim size kahve ikram etti çikolata ikram etti. Kendinize geldiniz. Bu durumda mutlu bile olurdunuz. İşte olay aynı ama aklınızdan geçen düşüncelere göre ya çekip gittiniz, ya mutlu oldunuz ya da üzüldünüz.”

Günaydın yöntemin doğru ya da yanlış yerine, akılcı ya da akılcı olmayanın var olduğunu ifade etti. Akılcı düşünmenin bizi hedefe ulaştıran ve dingin hissettiren düşünce olduğunun altını çizen Günaydın, “Buraya gelirken ki hedefiniz benden bir şeyler almaktı. Bana kızar ve çekip giderseniz ya da olumsuz sözler söylerseniz benden istediğinizi alabilir misiniz? Hayır. Gittiğiniz zaman da keşke şu kadını dinleseydim belki iyi bir şeyler diyebilir ve dingin hissetmezdiniz.” diyerek sözlerini sonlandırdı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.