1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. Biliyor muyuz?
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

Biliyor muyuz?

A+A-
Çevremizde yaşanan her türlü acı, keder ve gözyaşının bizi önce üzdüğü, sonra kelimelere döküldüğü, en sonra da maalesef sıradanlaştırılıp günlük siyasete malzeme yapıldığını biliyor muyuz?
Belki de bilmiyoruz, çünkü hala başkalarının acılarını sohbetlerde, sosyal medyada, haber yorumlarda kolayca paylaşıp, altına iki de siyasi söz yazıp, sözde bir tanıdığımıza, iktidara veya muhalefete giydirmenin! verdiği hazla gülümseyen kaç kişi var acaba?
Acı ve gözyaşının sıradanlaştığını söylemek bile sıradanlaşmışken, ülkemizdeki mültecilere karşı önyargılı ve bağnaz yaklaşanların, memleketimizdeki sosyal yardımlara da her zaman şüpheyle baktıklarını çok iyi biliyoruz. Onların dertlerinin ne mülteciler, ne de yoksullar olmadığını, dertlerinin sadece seçimle iş başına gelmiş hükümet olduğunu da biliyoruz.
Cihan Harbi veya terörle mücadelenin ülkemize getirdiği maliyeti daha karşılayamamış ve 100 yıllık hesabı kapatamamışken, savaşın getirdiği-getireceği trajedileri göremeyecek kadar ideolojik gömleklere hapsolmuş, sabah akşam kendini takdis! edip, sağı solu yakıp yıkan kaç gencimiz var biliyor muyuz?
Anadolu insanı her zaman mağdur ve fedakâr iken, onların çektiği acılar üzerinden iktidar mücadelesi verenler, gazete manşetleri ile hükümetleri düşürmeye çalışmış, çalışan kaç kimliği belirsiz faili meçhul gazeteci, aydın var, biliyor muyuz? Bunların attığı her twite, inanmaya hazır, idraklerine giydirilen izm lerle hareket eden çocuk ve gençlerimiz hangi iklimde, hangi okullarda yetişiyorlar?
Şiddetin mağduru olduğunu iddia ederken şiddetin faili olanlarla, her zaman bu şiddetin ortasında kalan kaç çocuk ve kadınımız var, ülkemin her köşesinde biliyor muyuz? Bölücü örgütün Vandalizm’i altında kendini ifade edemeyen, ben ülkemi ve devletimi seviyorum diyemeyen kaç yurttaşımız var biliyor muyuz? Diyenlerin de terörün hedefi olduğunu ya da kimseye yaranamadığı, her tarafta yalnızlığa mahkûm dürüst vatandaşlarımız olduğunu biliyor muyuz?
Belki de aradığımız ama bulamadığımız, bakıp da göremediğimiz her acının, gözyaşının ya da her iyilik ve güzelliğin ülkemize ve bize neler kazandırdığı veya bize öğrettiği ibretler ve dersleri anlatan kaç aydınımız var acaba? Ceyhun Atuf Kansu, “Kızamuk Ağıtı”nda “aydınlardan… hesap soracağım?” derken hangi aydın tipini anlatıyordu?
Başkalarının acılarını konuşmayalım demiyorum ama iktidar mücadelesine alet etmeden, acılarına sükûnetle saygı duyalım. Madenci babayı, anneleri lastik ayakkabıları ile rahatsız etmeyelim, onların hayatı hep öyleydi zaten! Onlar için yoksulluk lastik ayakkabılarda değil, sığ yüreklerin hoyratlığındaydı, yıllarca istismar edilmeleriydi.
İş konuşmaya geldi mi, hepimiz güzel konuşuyoruz, hepimiz çok iyi biliyoruz zaten. Kimse kimseyi de ikna edemeyeceğine göre, bırakalım konuşmayı da, Anadolu’nun bağrından gelen feraset ve hikmet dolu sözlere kulak kesilelim. Kulak kesilelim diyorum ki, kulak kesilmesi kadar dikkat ve özen isteyen her kul hakkı, her yaşam hakkı, hepimizin öncelikli konuları arasında olmalıdır.
Yine yolumuza şehrimizde bir kandil gibi parıldayanMevlana çıkıyor. Onun dediği gibi, “Aynı Dili Konuşanlar Değil, Aynı duyguları Paylaşanlar Anlaşabilirler.” mi acaba? Bekleyip göreceğiz.
Ya da beklemeyip hepimiz göremeyeceğiz.
 
Bu yazı toplam 62 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.