1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Bina bazlı dönüşüm, doğru bir dönüşüm değil
Bina bazlı dönüşüm, doğru bir dönüşüm değil

Bina bazlı dönüşüm, doğru bir dönüşüm değil

Çevre ve Şehircilik Bakanı Özhaseki, "Bina bazlı dönüşüm, doğru bir dönüşüm değil. Aslında risk taşıyan binalar için doğrudur, yenilemek lazım ama şehircilik ilkeleri açısından ada bazlı bir dönüşüm gerekiyor." dedi.

A+A-

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda editör ve muhabirlerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı, açıklamalarda bulundu. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla dün genel kurul toplantısı gerçekleştirilen Şehircilik Şurası'ndan çıkacak kararların, şehircilik faaliyetlerine katkısının ne olacağına dair soru üzerine Özhaseki, Erdoğan'ın birkaç konuya işaret ettiğini, bunlardan birinin de betonlaşma olduğunu söyledi. 

Sokağa çıkılıp sorulsa herkesin eski yaşam tarzını, mahalle konseptini özlediğini söyleyeceğini vurgulayan Özhaseki, "Büyüyen şehirlerde, devasa kalabalıklarda insanlar kayboluyor, orada sadece birer araç gibi gözüküyor." ifadesini kullandı. 

Şehircilik Şurası'nı toplarken 4 ana başlık belirlediklerinin altını çizen Özhaseki, bunların şehircilikle ilgili bugünkü sorunları içeren başlıklar olduğunu bildirdi. 

Bahsettiği 4 ana başlığı yüzlerce akademisyen, ilgili taraflar, sivil toplum örgütlerinin ileri gelenleri, bu işle ilgili kafa yoran kim varsa hepsiyle bir araya gelerek tartıştıklarını anlatan Mehmet Özhaseki, "9 aydır çalışıyoruz. Bu dört başlıktaki konuları artık sona getirdik. 9 ay önce Cumhurbaşkanımızın himayesinde Beştepe'de başlamıştık, dün kapanışın ilk konuşmasını Sayın Cumhurbaşkanımız yaptılar. Bugün de sonuç bildirgesini okuyacağız. Türkiye'nin ortak aklının şehircilik hususunda aldığı kararları bugün topluma açıklayacağız." değerlendirmesinde bulundu. 

Bundan sonra ne olacak?

"Peki bundan sonra ne olacak?" sorusunu gündeme getiren Bakan Özhaseki, şöyle devam etti:

"Bütün bu yapılanları yavaş yavaş yasalarımıza dercedeceğiz. Bunları yasa haline getirmeye çalışacağız. Kimisini belediyeler yasası, kimisini imar hukuku içerisinde, kimisini yönetmeliklerle, kimisini şimdi bir hazırlığımız var, kentsel dönüşüm, depreme hazırlıkla ilgili, onun içine dercedip sonra da toplumda bunun uygulanmasını sağlayacağız." 

Bu tür konuların, bugün karar verilince yarın tesirini gösterecek konular olmadığını ve zamanla kendini göstereceğini anlatan Özhaseki, "İmar planlarını yaparsınız o imar planları belki 50 yıl sonra vücut bulur, şekil bulur. Yeniden yapılırken ona uygun hayata geçirilir." dedi.

"Bizim şu anda yapı stokumuz 25 milyon civarında. 1999'da bir yönetmelik çıkmış, deprem yönetmeliği. 99'dan önceki binaların yapımı eski yönetmeliğe göre olduğu için biraz risk taşıyor." diyen Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugüne kadar olan binalara yapabileceğiniz bir şey yok. Ancak sahibi dönüştürmek isterse, siz kentsel dönüşüme tabi tutarsanız yenileyebiliyorsunuz. Ama gücünüz neye yetiyor? 1999'dan sonra yapılanları artık o yönetmeliğe göre yaptırıyorsunuz. Denetim de başlıyor ve sert kurallarla bu devam ediyor. Şimdi biz, kuralı koyduğumuz günden itibaren uygulamaya başlayacağız. Ama bir müddet sonra bizim koyduğumuz kuralların çok haklı olduğunu herkes görmüş olacak ve ilerde düşündüğümüz şehirlere doğru gitmiş olacağız. Şehirlerin hayatında 3, 5,10 yıllar çok kısa süreler. Bizim şehirlerimiz binlerce yıllık zaten. O yüzden biz ileriye doğru kendi şehirlerimizi yeniden dizayn etmeye çalışıyoruz."

Kentsel dönüşümde yaşanan sorunlar 

Kentsel dönüşüm başladıktan sonra bazı sorunlarla karşılaşıldığının hatırlatılması ve "Bu beklenmedik durumlar idareden mi vatandaştan mı kaynaklandı?" sorusuna Özhaseki, "Ara ara kendimizi eleştirdiğimiz oluyor bizim. Öz eleştiriyi toplum önünde de yapıyoruz. Bakın Sayın Cumhurbaşkanımız geçenlerde İstanbul'la ilgili çok net konuştu. 'Biz pirüpakız, hiç hata yapmayız' demek zaten doğru değil." karşılığını verdi.

Kentsel Dönüşüm Yasası'nın 2012'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ısrarıyla çıkarılmış bir yasa olduğunu hatırlatan Özhaseki, Erdoğan'ın "Siyasi yaşamıma mal olacağına da inansam bu yasanın arkasında duracağım." dediğini aktardı. 

Çevre ve Şehircilik Bakanı Özhaseki, şunları kaydetti:

"Şimdi şu duvarın arkasında bir yangın başlamış geliyor. Siz bunu görüyorsunuz, 'yangın var' diye bağırıp insanları uyarır mısınız, uyarmaz mısınız? Benim görevim bu. Bunu söylemekle işim bitiyor mu? Hayır bitmiyor. Ben sorumluluk makamında birisiyim, sadece uyararak, geriye çekilip, 'Ben söyledim ne yapayım' diyemem. Yasa çıktıktan sonra birçok insan binasını dönüştürmeye çalışmış, birçok belediye riskli alanlar ilan edip kentsel dönüşüm uygulamasına geçmiş. Bütün bunları topluyorsunuz, 1 milyon 100 bin bağımsız birimi ilgilendiriyor. Yasa çıktığından bu yana 5 yıl içerisinde ilgilenebildiğimiz bina sayısı 1 milyon 100 bin civarında. Peki ilan etmişiz ama ne kadarını yıkıp yeniden yapmışız, yarısı, 550 bin. Demek ki senede 100 bin bağımsız birimi dönüştürmüşüz, yenileşimiz, depreme hazırlıklı hale getirmişiz." 

Bir soru üzerine memnuniyetsizlik yaşadıkları noktalara da açıklık getiren Bakan Özhaseki, dört türlü kentsel dönüşüm yapıldığını aktardı. 

Bunlardan ilkinin bina bazlı olduğuna işaret eden Özhaseki, "Bu bina bazlı dönüşüm doğru bir dönüşüm değil. Risk taşıyan binalar için doğrudur, yenilemek lazım ama şehircilik ilkeleri açısından ada bazlı dönüşüm doğrudur. Çünkü oranın sosyal donatısını yeniden hesaplıyorsunuz." dedi. 

"Kule şeklindeki binalar hata"

Özhaseki, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul için 'Biz bu şehrin kıymetini bilemedik. Bu şehre ihanet ettik. Hala da ihanet etmeye devam ediyoruz. Ben de sorumluyum.' demişti. İstanbul'a gerekli kıymetin verilmesi için nasıl çalışmalar yapılıyor?" sorusuna, "Sayın Cumhurbaşkanımızın sözünü biraz şöyle görmek lazım; Sayın Cumhurbaşkanımız dost, düşman herkes kabul eder ki son yıllarda Türkiye'de rastlanan özü, sözü dosdoğru, düşündüğünü dobra söyleyen bir devlet adamı. Keşke diğer liderlerde de aynı özellik olsa ara ara dönüp kendilerini bir eleştirseler, yaptıkları hataları söyleyebilseler. Bu müthiş bir şey." yanıtını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu ifadelerinde "silüeti kastettiği"ni belirten Özhaseki, son 20 yılda yüksek kule şeklindeki binaların yapılması konusunda hata olduğunu herkesin kabul ettiğini söyledi.

Dünyanın her yerinde bu tür yüksek katlı binaların olduğunu, ancak bunların belli yerlere toplandığını, altyapısının, ulaşımının çözüldüğünü ifade eden Özhaseki, İstanbul'da bu tür yapıların dağınık olduğunu, bu konuda bir hatadan bahsedilebileceğini dile getirdi.

'Kimse kendini kenara çekmemeli'

Özhaseki, "Şehirlerdeki sorumluluk ortak sorumluluktur. Bütün yöneticilerin sorumluluğu vardır, vatandaşın da sorumluluğu vardır. Kimse kendini kenara çekmemeli. Bunu zorlayan vatandaş, onu da söyleyelim. Gidip de vatandaşı evinden çıkartıp 'Bir kat daha fazla yap' demiyoruz ki. Ortak sorumluluğumuz var. Bunu objektif konuşmak, doğruyu söylemek lazım ama bundan sonra artık bunlara izin verilmemesi gerekiyor. O noktada titiz bir çalışmanın içerisindeyiz." dedi.

'Bizim yaptığımız mazlum insanların yarasını sarmak'

Terörden zarar gören il ve ilçelerle ilgili Özhaseki, şöyle konuştu:

"7 bölgede yoğun çatışma yaşandı. Bu bölgedeki yıkılan az ve çok hasarlı yapı sayısı 70 bin civarında. Bunun 26 bini ağır hasarlı, yani yıkmak zorunda olduğumuz ve ev vermek durumunda olduğumuz vatandaşların konutları. Diğer kısımlar az hasarlı olduğu için onların parası ödendi. Öbür konutların hepsinin yapımına başladık, bir kısmı bitti teslim ettik, bir kısmı da devam ediyor, yakında teslim edeceğiz. En geç 6 ay içerisinde bütün konutlar bitecek ve hak sahiplerine vereceğiz, onda bir sorun yok." 

Bakan Özhaseki, "Devletin iki tane eli var. Biri kudret eli, bu kötüye, anarşiste vurur ama bir de rahmet eli, şefkat eli var. Bu da yaraları gider sarar. Bizim yaptığımız doğrusu oradaki o mazlum insanların yarasını sarmak. Bunun böyle net bilinmesi lazım." diye konuştu.

Yeni Otopark Yönetmeliğiyle ilgili Özhaseki, "Son aşamaya geldi. Kendi içimizde bazı prensip kararları verdik. 10-15 gün içerisinde Başbakanlığa, yayımlanması için göndeririz." dedi.

'Şehir içindeki askeri alanlar yeşil alan olacak'

Şehir içindeki askeri alanlar konusunda da Bakan Özhaseki, şunları söyledi:

"Şehir içerisinde kalan askeri alanlar, bundan 50-60 yıl kadar önce bazen daha eski, şehirlerin çeperlerinde yer alan askeriyenin kullanacağı yerlerdi. Şehirler öyle büyümüş ki askeri alanları içine almış ve yutmuş. Buraların dışarıya taşınması çok doğru bir fikir. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı var, hepsi yeşil alan olacak. O konuda kimsede ters bir düşünce yok."

Özhaseki, "Deprem için bazı yerlerde rezerv alan bulamazsak, askeri alanlar da kullanılabilir. 'Niye yeşil dediniz de buna hazırlık yapıyorsunuz' denmesin diye de bunu söylemeye çalışıyorum. Mesela İstanbul'da 12 bin 600 hektarlık, Ankara'da 18 bin 800 hektarlık, İzmir'de daha çok 26-27 bin hektarlık büyük alanlar var. Bunların içerisinde cüzi kısımlar depreme hazırlık için rezerv alanı olarak kullanılabilir." dedi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.