1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. "BİP! BİP! GEZİCİ KARDEŞ  İSTANBUL HAVA LİMANINA HOŞ GELDİN. İYİ UÇUŞLAR!" 
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

"BİP! BİP! GEZİCİ KARDEŞ  İSTANBUL HAVA LİMANINA HOŞ GELDİN. İYİ UÇUŞLAR!" 

A+A-

Ekonomimiz cidden çok olumsuz bir durumda. İşin uzmanları iç ve dış sinyallerin olumsuz olduğunda müttefikler. Her ne kadar cari açık düşüyorsa da faiz, döviz ve işsizlikte ki yükseliş hayra alamet gözükmüyor. Bu olumsuz tablonun oluşmasında elbette ABD'nin ve şürekasının açıktan ekonomik saldırıda bulunması geliyor. Bunun yanında devletimiz (abd nin desteğindeki) pkk/pyd ile Irak ve Suriye'de yaptığı mücadele de büyük bir  harcama yapmakta. Kamudaki çalışan sayısının artışı, büyük yatırmlar, art arda yapılan seçim harcamaları, kamudaki israf... Elbette ekonomi yönetiminin yanlışları... Ekonominin bozulmasının bazı nedenlerini oluşturuyor.  Bilhassa ABD/ Trump, doları emrindeki ekonomik kurumları ve uluslar arası büyük yatırımcıları Türkiye aleyhine kullandığını, kullanmaya devam edeceğini açıktan söylüyor, ve bunun tesiri de büyük oluyor.
Cezayirde, Sudanda, Libya da olan gelişmeler maalesef uluslar arası gelişmelerin Türkiyenin aleyhine döndüğünü gösteriyor. Bunun çaresi "Hükümet gitsin dertler bitsin. " Erdoğan gider dertler biter " değildir. Tam tersi eğer emperyal güçler bunu başarırsa Afganistanda, Irakta, Suriyede, Libyada yaptıklarını Türkiye'ye de yaparlar. O zaman mazallah bizlerde Saddamı arayan Iraklıların. Kaddafiyi arayan Libyalıların hazin ve acınacak durumuna düşeriz. Elbette ülkeyi yönetemeyen gider. yalnız bu gidiş iç dinamiklerle olmalı. Son seçimlerde olduğu gibi ittifaklar kurululur, çalışmalar yapılır, seçimler olur ve halk tercihini yapar ve iktidar değişir. Allaha şükür ki Türkiye, Irak gibi, Libya gibi değişimi engelleyecek araçlardan (seçim) mahrum değil. Nasıl , Ankara, Adana, Antalya (bu yazı çıktığında belki İstanbul) el değiştirebiliyorsa Türkiye geneli de aynı şekilde el değiştireblir. Halk olarak bize düşen görev, ülkenin, devletin ve istikbalimizin menfaatini kendi basit geçici, kısa menfaatlerle tehlikeye atmamak olmalı.
Bu girişten sonra gelelim bu konu ile alakalı geçmiş önemli bir hadisenin günümüze yansımasına. Hatırlar mısınız yıllar önce İstanbulda "GEZİ OLAYLARI" diye başta masum gibi görünen ardından büyük bir kaosun ve iç kargaşanın müsebbibi olan meşum hadise başlamıştı. Gezi platformu diye bir grup kurulmuş, Bu platformun üyeleri, olayları devam ederken  hükümetten göstericiler adına bazı taleplerde  bulunmuşlardı. Bu üyelerin adlarına internetten kolayca ulaşabilirsiniz.  
Hükümet yetkilileri ile görüşen üyelerin başlıca talepleri şunlardı :
 - Gezi Parkı park olarak kalmalıdır.
- AKM'nin yıkımından vazgeçilmesini,
- Başta İstanbul, Ankara ve Hatay valileri ve emniyet müdürleri olmak üzere olayların yaşanmasına neden olan sorumluların görevden alınmasını…..
"Yükselen bu tepkinin içeriğinin; "Başta 3. Köprü, 3. Havaalanı, Kanal İstanbul, AOÇ ve HES'ler olmak üzere ekolojik değerlerimizin talanına ve güncel olarak Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısına ilişkin itirazların kabülü..." gibi gösteriyorlardı. 
Allaha şükür ki gezicilerin dedikleri olmadı. Böylece İstanbul Havalimanı başta olmak üzere Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve birçok dünya çağında eser hizmete girdi. Dünyanın en büyüğü olacak  olan İstanbul Havalimanı öyle güzel bir yere kuruldu ki kömür ocaklarının,  taş ocaklarının berbat ettiği yerler dünya çapında bir esere dönüştü. 
Şimdi, merak edilen şu: Dün 3. Havalimanı yapılmasın diye ortalığı kana bulayanlar, Türkiye’nin ekonomide tam sıçrama yaptığı bir dönemde ( 2013 te dolar 1,77,   Faizler ise 5,5 düzeyinde idi.)
İki ağacı bahane ederek ölümlere, yaralanmalara, kamu binaları ve araçları başta olmak üzere bir çok mala, mülke, zarar vererek ülke siyasetine ve ekonomisine kast edenler acaba  bu gün o gün karşı çıktıkları İstanbul Havalimanından,  3. Köprüden yararlanıyorlar mı? Bu yatırımlara karşı çıkanlar bu muhteşem hizmetlerden yaralanırken (  elbette yaralanacak da) bir vicdan azabı duyuyorlar mı? “Yanılmışız!” diyorlar mı?
Bu gün Gezi parkına katılan ülkeye, devlete, millete   zarar veren   insanlar bir şekilde  tespit edilip,  bu şahıslar İstanbul Hava limanına gelince kameralarla donatılmış bir sistem onları karşılasa ve  onları algılayınca şöyle ses çıkarsa :" Bip! Bip! Gezici Kardeş hoş geldin. Nasılsın?  Nasıl buldun karşı çıktığın  havalimanını. Bip! Hayırlı Uçuşlar gezici kardeş. Bip Güle Güle gezici yoldaş, ABD''ye Almanya'ya, Merkele, Trumpa  selam söyle..."

Bu yazı toplam 936 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.