1. YAZARLAR

  2. Ahmet ÖZER

  3. Bir avuca sığan yüreğe güç yetiremeyen tank
Ahmet ÖZER

Ahmet ÖZER

Yazarın Tüm Yazıları >

Bir avuca sığan yüreğe güç yetiremeyen tank

A+A-
15 Temmuz ile 1960’da başlayan darbeleri birbirine karıştırmamak gerekir. İngilizlerin isteğiyle 1960’da yapılan darbe de halk sokağa çıkamamıştı. Oysa Menderes halkın sokakta olduğunu sanıyor ve milletine selam gönderiyordu. Halk tepkisini gösterir ve idamlar engellenir sanıyordu.
Millet bir askeri darbe ile ilk kez tanışsa da tek parti döneminin acılı günlerini unutmamıştı. Sokağa çıksa acımayacaklarını biliyordu. Bu yüzden 27 Mayıs’ta sokağa çıkamamıştı.
Netice de iki masum bakan ve bir başbakan idam edildi. Halk sokağa çıkamasa da bunu asla unutmadı. Muhakkak ki hesabı bir gün sorulacaktı. Lakin darbeler birbirini izledi. 71 muhtırası, 80 darbesi, 28 Şubat, 27 Nisan muhtırası, Gezi kalkışması ve derken 17/25 Aralık darbe girişimi ve 15 Temmuz geldi artarda.
Dikkat edilirse son dördü Başkomutan Erdoğan’a yönelikti. İster ABD adına çalışan FETÖ’cüler, isterse de başka güçler adına çalışan asker kılıklı hain soytarılar olsun ne Erdoğan’ı diğerlerine benzemediğini, ne de bu halkın eski halk olmadığını göremediler.

Erdoğan milletine, millette liderine sevdalıydı ve birbirlerine et ve tırnak gibi bağlıydılar. 15 Temmuz gecesinde yaşanan da bundan ibaretti. Ete bir şey olursa tırnağın, tırnağa bir şey olursa da etin geleceği yoktu.

İşte bu yüzden 15 Temmuz gecesi meydanlara çıktık ve Reis “evlerinize dönün” diyene kadar da gerekirse öleceğiz ama geri dönmeyeceğiz.
Bu vatan bize ceddimiz Selçuklu ve Osmanlı’nın emaneti. Bu millet bin yıldır İlayi Kelimatullah’ın sancağını yere düşürmemiş bir milletti. Bize düşen de bu aziz ecdada layık evlatlar olmaktı.
Bu nedenle 10 binden fazla asker ve polisimizi Güney Doğu’da canını verdi. İşte bu yüzden 250’den fazla şehid verdik o gece. Gerekirse hepimiz öleceğiz ama kâfir ve münafıklara bu toprakları teslim etmeyecek, liderimizi vermeyeceğiz.
Gün geçtikçe bunun bir darbe girişimi olmadığı anlaşıldı. Önceki gün de Reis “bunun bir darbe değil, işgal girişimi” olduğunu söyledi. Evet, işgal girişimiydi çünkü FETÖ’cüler geldiğinde kendilerinden olmayan hiç kimseyi muhtemelen yaşatmayacaktı. Müslüman olmadığı ortaya çıkan FETÖ lideri bu memleketi bir Hıristiyan beldesine çevrilecek ve Bizans’ın öcü alınacaktı.
Bu hainin hipnoz ettiği kimi zavallılar hâlâ direnmeye devam ediyor. Utanmadan hâlâ bunun Erdoğan tarafından tezgâhlandığını ileri sürüyorlar. Bunlar herkesi kendileri gibi hain ve katil sandıkları için böyle davranıyorlar. Oysa bal gibi biliyorlar yalan söylediklerini.
Ne düşünürlerse düşünsünler, ne yaparlarsa yapsınlar Allah, milletin başına örmek istedikleri tuzağı kendi başlarına geçirdi. Terörist başı “ocaklarını ateş düşsün” dedi, Allah ateşe onların ocaklarına düşürdü. Daha bitmedi, hem devlet, hem de millet bu kanserden tümüyle kurtulana kadar mücadelesini sürdürecek.
Bizim için hayat iman ve cihad. Onlar içinse hipnoz, büyü, hırsızlık, gasp, yetim hakkı yemek, kan dökmek. Kısaca da zulüm. Allah, zulme ilelebet sabretmez ve işte etmedi de.
“İnanıyorsanız üstünsünüz” ve inandık tanka topa, F16’lara karşı üstün geldik. Sadece FETÖ değil, Amerika’sı, İngiliz’i, Fransız’ı, Alman’ı, Rus’u, İtalyan’ı siz değil miydiniz Osmanlıyı yemek için hep birden bize saldıran. O gün size ne yaptıysak bugün daha fazlasını yapmaya hazırız. Bir derse daha ihtiyacınız varsa biz meydanlardayız.
Reis’ten gelecek ikinci bir emre kadar da ayrılmayacağız. Yeniden çıkın dediğinde de sedyede olsak da, musalla da yatsak da kalkıp mücadeleye devam edeceğiz inşallah.
Bu yazı toplam 159 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.