1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. Bir damla temiz süt
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir damla temiz süt

A+A-
Hz. Allah c.c. en şerefli varlık olan insanın beslenmesine çok önem verdiğinden, kitabı ilahisinde beslenmenin, rızkın helal ve temiz olmasını istiyor. Aynı zamanda bunun üzerinde azami derecede hassasiyet gösterilmesini istiyor. Bu hususa hassasiyet gösteren anneyi dinleyelim şimdi.
Araştırmacı yazar Ahmet Tuna beyin Gelibolu Gönül Erleri isimli eserinde bahsettiğine göre; Kardeşi Ahmedi Bican Efendi, Yazıcı zade camiin de vaaz ederken ağabeyi Mehmedi Bican kapıda belirir. Tebessüm eder, girmeden geri döner. Ahmadi Bican buna çok üzülür ve akşam annesine şikâyet eder.
“Anneciğim bu gün camide vaaz ediyordum. Abeyim içeriye girmek üzereydi. Bana gülerek baktı, beni tenezzülen dinlemeden içeri girmeden çekip gitti.” Çok üzüldüm kalbim kırıldı bu davranışına.
Annesi acele Yazıcı Zade Mehmet Efendiyi çağırır.
“Oğlum bu gün niye böyle yaparak kardeşinin kalbini kırdın” dedi. Mehmed efendi;
Anneciğim! Burada darılacak kırılacak, üzülecek bir şey yok. Kardeşim okadır ihlâslı vaaz ediyordu ki, melekler onu dinlemek için caminin içini lebalep (ağzına kadar) doldurmuştu. Bu hali görünce hoşuma gitti ve güldüm. Melekleri rahatsız etmemek için içeri girmedim. Aksine bunda sevinilecek şey var deyince; Ahmedi Bican
“Anneciğim ikimizi de sen yetiştirmedin mi? Ağa beyim Melekleri görürde ben niye göremiyorum?
Evladım ben ikinize de abdestsiz süt emzirmedim. Ama bir gün ben ibadetle meşgul iken sen çok ağlayınca sana bakan komşumuz abdestsiz emzirmişti. İşte o bir damla abdestsiz süt senin kalb gözünün açılmasına mani oldu. İşte o yüzden sen melekleri göremedin.”der. Cümle annelerin dikkatine sunulur ve duyurulur. Ve anneler müracaat kapısıdır diyelim, Agazade Mehmet Efendiye geçelim.
Dünyanın en büyük Mevlevi Hanesi olan Ağa Zade Mehmet Efendinin Mevlevi Dergâhı yine buradadır. Bu zatı muhterem, zikriyle, irşadı ile çok hizmetlerde bulunmuştur.
HAS AHMED EFENDİ, EMİR ALİ BABA, KALENDER BABA, SİNAN BEY, Hallacı Mensur gibi pek babalar yani maneviyat erleri Gelibolu’dadırlar. Bu hususta geniş malumat, Çanakkale rehberi arkadaşım Ahmet TUNA Bey efendinin GELİBOLU GÖNÜL ERLERİ isimli eserini okumanızı tavsiye ederim. Aslına bakarsanız onlar, buralarda vazifelerine devam etmektedirler demek daha doğru olur. Çünkü Kur’anı Kerim de “Onlara ölü demeyin. Onlar diridirler, fakat siz anlayamazsınız” ayeti celilesine göre böyle inanmak lazım.
BAYRAKLI BABA
Düşman muhasarası esnasında, elinde kutsal emanet BAYRAĞI esir olsa da, şehit olsa da düşmana kaptırmamak inancıyla, kılıç darbeleriyle ayakta duracak halde değilken, yaralılar içerisinde kendine ölü süsü verdi. Son nefeslerini verirken bayrak nerede diye soran arkadaşlarına midesini gösterir. Kesilen midesinden kanlı bayrak parçaları çıkar. Ve
“Vermedim. Ama beni bayraksız ve duasız bırakmayın “ diyerek şahadet şerbetini içer. Oda Gelibolu da yatmaktadır. Ruhları şad olsun.

GAFFAR DEDE

Gelibolu’ya gelip gidene teşrifatçılık yapan, izzet ikramda bulunan, uğurlayan Gaffar Dede de Geliboludadır.

PİRİ REİS

Bu gün dahi dünyanın akıl erdiremediği, inceliğini çözemediği Piri Reis haritasını yapan ünlü Piri Reisimiz buralıdır. Ve burada anıtı vardır. O harita ki! Bundan altı asır evvel çizilmiş. Bu günkü fen ve teknik imkânların hiç birisi o gün yok. Piri Reis merhum, öyle bir harita çizmiştir ki, geometrik, milimetrik hesaplarla bu gün onun çizmiş olduğu harita, en ince ayrıntılarına kadar incelenir. Bu günkü teknik imkânlarla çizilen haritalardan hiç bir farkı yok! O tarih de bunu nasıl başardığının sırrını hala çözebilmiş değiller. Ama ona çözdüren ilahi kudrettir. Ve çözdürmüştür de! Siz değerli kardeşlerimize, bu vatanın aziz evlatlarına tavsiyemiz; Çanakkale’ye gittiğinizde buraları da ziyaret etmenizdir. Onlar vatansever evlatlarını bekliyorlar.
Gelibolu tarihte Avrupa yakasında ilk fethettiğimiz yer olmakla, ehemmiyeti o kadar büyüktür ki, Avrupa’ya, Balkanlara çıkartmalarda beşiklik yapmış, sıçrama noktamız olmuştur. Biz, burada isimlerini zikrettiklerimiz zatları da ziyaret edip Fatihalar göndererek, esas muharebenin cereyan ettiği savaş alanı yani Çanakkale şehitliği dediğimiz şehitler diyarına direksiyonumuzu çeviriyoruz. ( Devam edecek)
Bu yazı toplam 937 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.