1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. Bir fotoğraf ve çağrışımı ile gelen!
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir fotoğraf ve çağrışımı ile gelen!

A+A-

Yazıya başlamadan önce 1970’li yıllarda Çarşamba Çayında Taş Köprü ve demir Köprü arasında yüzen yüzlerce Çumralı gençleri ve çocukları gösteren fotoğrafı sosyal paylaşım sitesinde paylaşan  öncelikle sevgili Tahsin Doğan'a teşekkürler. Müsaadenle ben de paylaşacağım. Şair demiş ki;

Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer

Bir an acı duyar insan, sevmişse biraz eğer

Anlar ki geçenlerin rüyaymış hepsi meğer

Rüya olsa bile o günlerin hayali cihan değer *(Necip Celal Ander)

65-copy.jpg

Evet, her Çumra'da doğmuş büyümüş biri olarak bizi ta çocukluk ve gençlik yıllarımıza götürdün. O yıllar zorluklar yokluklar içinde olabilir. Ancak, Çarşamba Çayı Boylarında yüzlerce binlerce çocuklar, gençler olarak yüzerdik. Çarşamba Çayı kıyıları panayır yeri gibi olurdu. Kim ne derse desin Toroslardan yani Hadim, Bozkır Dağlarından eriyen kar ve derelerden Çumra Ovasına ulaşan sular ovaya hayat verirken ekmeğimize rızkımıza vesile olan Çarşamba Çayı bizlere de eğlence, dinlence oluyordu. Öyle veya böyle biz böylesi güzellikleri yaşıyor ve yaşama sevinciyle Çarşamba Çayı ile adeta bütünleşiyorduk. O günleri yaşayanlar bunu çok iyi bilir öyle değil mi?

Öyle ki, Batum köprüsü, Bir Kavak, İki Kavak, Üç Kavak, Tulumbalı Bük, Taş Köprü, Demir Köprü, Şarıldak vardı. Şarıldak ile DSİ arasında Ticaret Lisesinin olduğu yerde park cumartesi pazar günleri aileler pikniğe gelirlerdi. Bu parkın bir sure işletmesini Şaban Çıkı Hocam yapmıştı. Şarıldak hemen kıyısında Rahmetli Taşkentli Faik Yücektaş'ın meyve bahçesi vardı. Büyük ceviz ağacının su havuzunun kenarına tütün ekmiş tütün yapraklarını kurutup gazete sarıp içerdik. Yeğeni Bünyamin' de bize eşlik ederdi. Bahçenin ötesinde Baraj Mahallesinin çocuklarının ifadesiyle Kocatepe Bükü'nde de yüzülürdü. , Çetinkaya'nın tavuk çiftliğini geçince Hasta Mehmet Bükünde alıç ağaçları vardı. Bu ağaçlar iri gövdesiyle hem gölgesinden sonrasıda meyvesinden faydalanırdık. Buradan daha ötesinde halk arasındaki adıyla Alemdar Barajı yani Alemdar Barakasında görevli Rahmetli Soğucaklı Barakacı Hasan Hüseyin Aksöz Amca ile tuttuğumuz balıkları pişirirdik. Sıcakta söğüt ağaçların gölgesinde dinlenirdik. Evet, her karışında ayrı bir hatıramız var. Demir Köprünün kanatlarından Çarşamba Çayına atlamak ayrı rütbe ve prestiji. Dahası da var, kanatta bulunanlar tren gelinceye kadar bekler trenle beraber Çarşamba Çayına balıklama atlanırdı. 

Baraj Mahallesinden komşum aziz dostum İhsan Kuduzoğlu Çarşamba çayında yüzmenin de belli kurallarından dem vurmuş. İhsan Dostumun dediği gibi Çarşamba Çayı, DSİ ve Barakalar Baraj Mahallesinde olduğu için biz ev sahibi gibiydik.

Doğrudur Çarşamba Çayında rastgele herkes yüzemezdi. Bizden büyük olanlar ilk önce Karamankırı Yolu üzerinde ( Güvercinlik)küçük kanala biz o zaman o kanala Derece derdik. Kanalın kenarında suyun derinliğini gösteren dışı dereceli direk vardı. Bundan dolayı bu kanala Derece denilirdi. Bu kanalda yüzmeye başlar sonrasında Tarım Meslek Lisesi ile Baraka arasındaki Beton Kanalda yüzmeyi pişirdikten sonra bizden büyük tecrübeli ağabeylerimizin gözetiminde esas Çarşamba Çayında yüzmeye başlardık. Büyüklerimizden geçerli not ve güvence aldıktan sonra Çarşamba Çayının her tarafında yüzerdik. Genelde Batum Köprüsü ile Şarıldak yani Postalcık Regülatörü arasında yüzülürdü.

Çumra Tarım Bayramı diğer adı ile Kavun Bayramında yüzme yarışları düzenlenirdi. Konya’dan gelen yüzücülerin yansıra Çumra’dan Saraycıklı İdris Kaymakçı, Mehmet Kaymakçı, Bilal Kaymakçı kardeşler, Arif Kaymakçı ve Rahmetli Ayakkabıcı Nuri Yıldız Ağabeyimin Kalfası Saraycıklı Bekçi Sait’in oğlu rahmetli Hamdi Ekiz çok güzel yüzerlerdi. Ağabeyimin dükkanında parça başı çalışır ikindin beraber Çarşamba Çayına yüzmeye giderdik. Bir nevi hem dükkanda hem Çayda Hamdi Ağabey benim ustamdı. Konya’ya yüzme yarışlarına falan gitmiştik. 1982 yılında yapılan Tarım Bayramı yüzme yarışlarında ben de katıldım. Sırtüstü yüzme yarışlarında birinci olmuştum. Hamdi ağabey bize serbest yani kulaçla yüzme , kurbağalama, kelebek, sırtüstü yüzmeyi hatta dönüşleri hepsini öğretmişti.

Bizim kuşak için Çarşamba Çayı Boyu ayrı bir kültür, eğlence ve dinlence yeriydi. O günleri yaşayanlara ve hatırlayanlara selam olsun!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.