1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. Bir Öğrenci Psikolojisi
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

Bir Öğrenci Psikolojisi

A+A-

Çocuklara şahsiyet ve özgüven kazandıracağız diye kendi kararlarını almalarını salık veren popüler kültür baskısının arttığını iyiden iyiye hissediyoruz. Çocuk yetiştirmeye verilen önemin artmasına rağmen sorunların da arttığını üzülerek müşahede ediyoruz.

Anne-babalar çocuklara karşı daha hoşgörülü ve arkadaş gibi yaklaşmaya çalıştıkça çocuklarda yalnızlık duygusu artmaktadır. Çünkü anne-babalar çocukların verdikleri kararlarda onlara katkı sağlayıp yeni kararlar almasına yardımcı olmak yerine onların aldığı kararları desteklemekte ve saygı duymaktadırlar.

İlk bakışta güzel, doğru bir yaklaşım gibi görünmekle beraber çocuklar alacakları ya da aldıkları kararlarda ebeveyn desteğine ciddi bir ihtiyaç duymaktadır. Ebeveyn desteği dediğimiz de sadece çocukların övgü ve iltifatı olarak anlaşılıyor. Oysa kastedilen çocukların bazen frenlenmeye, yönlendirilmeye ya da örneğin okul başarısında somut hedefler konarak gayret göstermesine yardımcı olunmasıdır.

Kurumumuza başvuran bir aile ve çocuğu ile yaptığımız çalışmalarda, ortaokul öğrencisi olan çocuğun aileden yeteri kadar destek alamadığı için kendini yalnız hissettiğini, bocaladığını ve çatışma yaşadığını tespit ettik. Yani anne-baba her şeyi çocuğa bıraktığı zaman çocuklarda ciddi bir yalnızlık ve çaresizlik duygusu egemen olmaya başlıyordu. Ailenin “nasıl istersen öyle yap”, “sen bilirsin” gibi bir yaklaşımla her şeyi hallettiklerini düşünmeleri yaygın bir yanlış ebeveyn yaklaşımıdır. Çalışmamızın neticesinde bu konuda aileye yardımcı olmakla beraber bu konuda diğer çocukların da ciddi bir yalnızlık ve çatışma yaşadığını düşünerek bu yazı ile paylaşmak istedim.

Bu örnek vaka, çocuklara çalışma odası, masası, bilgisayar ya da etüt imkânı sağlayarak kendi başlarına bırakmanın yeterli olamayacağını göstermektedir. Çünkü çocuklar fiziksel ihtiyaçların yanında anne-babanın ilgisine, desteğine, motive etmesine ya da gerektiğinde frenlemesine ihtiyaç duyarlar. Çünkü çocuklarda oto kontrol mekanizması tam olarak gelişmediği için ebeveynlerinin kontrolüne de ihtiyaç duyarlar. Esas meselemiz ise bunun nasıl olacağıdır, olması gerektiğidir.

Çocuklarla ilgili her sorunu ciddiye almalıyız. Çünkü en çok desteğe ihtiyaç duydukları dönem okul yıllarıdır. Bu dönem okula ilk başladığı 1. Sınıf, ortaokula başladığı 5. Sınıf ya da ortak sınavlar dönemi olan 8. Sınıf ya da lise yıllarıdır. Bütün bu zamanlarda onlara olan ilgimiz devam etmeli ve ulaşılabilir somut hedefler koyarak onları yönlendirmeliyiz. Hatta notlarını takip ettiğimizi, yükseldiğinde tebrik edip yüreklendirmeli, düştüğünde de birlikte eksikler ve nedenler üzerine konuşup çözüm yolları aramalıyız.

Bütün bunları yaparken açık ve güven veren bir iletişim içerisinde olmalıyız. Onları rencide eden, alaya alan ya da yüzeysel bir yaklaşım gösterdiğimizde sağlıklı bir ebeveyn-çocuk ilişkisi gelişmemektedir. Onlarla konuşurken de dikkatle dinlemeli ve anladığımızı ifade edecek bir yaklaşım sergilemeliyiz. Geçiştirmeye yönelik “tamam”, “olur, olur” gibi ifadeler yerine daha açık ve anladığımızı belli eden cümleler kurmalıyız ki çocuklar anlaşıldığını hissetsinler. Selam ve dua ile.

Bu yazı toplam 204 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.