1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Bir Şeyi Kılıçdaroğlu İstemiyorsa, O Şey Hayırlıdır
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir Şeyi Kılıçdaroğlu İstemiyorsa, O Şey Hayırlıdır

A+A-

CHP baş komedyeni Kılıçdaroğlu, referandumdan ‘Evet’ çıkması ve başkanlık seçimleri geldiğinde aday olup olmayacağı hakkındaki soru üzerine, “Referandumdan ‘evet’ çıkmayacak, ‘hayır’ çıkacak, adım gibi eminim. Bu ülkenin vatandaşları nasıl Milli Kurtuluş Savaşı’nda Meclise sahip çıkmışlarsa, yine kendi Meclislerine sahip çıkacaklardır” demiş.

Kılıçdaroğlu bu! Yeter ki mikrofonu uzat… Gözünü karşı noktaya dikerek kendinden emin bir edayla bir şeyler söyler. Eğer gaf yapmadıysa o gün kazançtadır. Kazara bir gaf yaparsa, partisinin kurmayları ardını toparlamaya başlar. Sözünü açıklamaya çalışırlar. Tabi bu da yeni gafları ortaya çıkarır. Kısacası referandum sonrası da olacak olan şu; Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olacak. Konuştukça hem kişiliği hem de partisi zarar görüyor. Komedyene dönüyor. Bilmediği ve detayını anlamadığı bir şeyi izah etmenin verdiği ağırlık omuzlarına o kadar binmiş ki saçmalama rekoru kırarak kendi rekorunu zorluyor. İnanın sussa, daha fazla oy alır. Bu yüzden onun konuşmasını büyük bir keyifle destekliyoruz. Hatta mümkünse 16 Nisan’a kadar hiç susmasın. Kılıçdaroğlu konuştukça AK Parti kazanıyor, MHP kazanıyor. Kısacası millet kazanıyor.

Gerçekleri açıklama noktasında çok doğru huşulara temas eden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’de açıklamalarıyla gerçekleri haykırmaya devam ediyor.

Bakınız bir konuşmasında Sayın Bahçeli ne diyor; “Haçlı operasyonları sürmektedir. Gaye Türkiye'yi yıkmak, Türkleri Anadolu'dan çıkarmaktır. Bu oyunları Türk Milleti dün elinin tersiyle itti yine itecektir. Vatan Türk’tür, millet Türk’tür, Devlet Türk’tür. Hainlerin güç birliği anlamsızdır, sonuçsuzdur. Herkes teslim olsa da, MHP oyunları bozmaya yeminlidir. Bizim için yeminler çiğnenmek için değil tutulmak için, uğruna gerekirse kendimizi hiçe saymaktır. Yemin onurdur, omurgalı duruştur, Milli sesleniştir.

Bu vatanın geleceği uğruna oynanan oyunları erken görüp siyasetini ona göre dizayn ederek milli uyanışa katkıda bulunan Bahçeliyi tebrik ediyoruz. Dönen kumpasların deşifre olmasıyla kazın ayağının çok farklı olduğunu gören Sevgili Devlet Bahçeli, yeniden yaş tahtaya basmamak için daha dikkatli ve omurgalı bir siyasi anlayışıyla yolunda yürüyor.

Kendi içinden akan irini muhtemelen referandum sonrasında külliyen temizleyecektir.

Bugüne kadar yaptığı siyasi gaflarıyla iyice şaşırtan Kılıçdaroğlu için fazla laf söylemekle kafalarınızı ağrıtmak istemiyorum.

Sevgili okurlarım, malumunuz Türkiye Cumhuriyeti 1923 tarihinde kuruldu. Aradan 94 yıl geçmesine rağmen Türkiye’de 65 Hükümet iş başına geldi. Neredeyse her yıla bir hükümet düşecek kadar yoğun değişikliği yaratanların amacı ülkenin sık değişen yöneticiler sayesinde yeni atılımlara yeni yatırımlara fırsat bulamamasıdır. Göreve gelen hükümet eğer koalisyon eğilse bile oturmamış ve yavan muhalefet partilerini saçma önergeleriyle uğraşmaktan geriye kalan zamanda ülke menfaatine bazı yatırımlara kalkışma isteyecektir. Zaman sınırı ve diğerlerinin baskılarıyla uzun yıllar bu ülkede yatırım yapılamadı. Daha AK Parti iktidarı göreve gelinceye kadar şehirlerarası yollarımız bile acınacak durumdaydı. Benim gençlik yıllarım Ankara yolunda sıralanmış onlarca tırın arkasında yolun açılmasını beklemekle geçti. Kılıçdaroğlu gibi feraset yoksunu siyasetçilerin görev yaptığı o dönemleri yaşayan halkımızın AK Parti ısrarının temelinde de bu yatıyor. Kılıçdaroğlunun anlamadığı da bu işte. Halen muhalefet yapmayı, iktidar partisini acımadan ve kıyasıya eleştirmek olarak görüyor. Hükümetin başarılı çalışmalarını bir görse, bir takdir etmesini bilse diyeceğim. Ama o konuda da hiç umudum kalmadı. İşte az önce yukarıda verdiğim örneğe bakarak AK Parti öncesi hükümetlerin ömrü ortalamaya vurulduğunda sadece bir yıl beş ay kadar sürmüş. Yani Hükümetlerin iş başında kalması 1,5 yılını bile dolduramamış. Böyle ucube bir sistem ile yönetilen bir ülkede istikrardan söz etmek, kalkınmadan bahsetmek mümkün mü değerli kardeşlerim?

Dünyaya ağalık taslayan işine gelmediği zamanlarda da tıslayan Amerika Birleşik Devletlerinin, yasal olarak kurulduğu tarih 1776 yılıdır. Aradan 241 koca yıl geçmiş Amerika Birleşik Devletlerinde Donald Trump 45. Başkan olarak görevinin başında bulunuyor.

Türkiye’mizde 94 yılda 65 Başbakan görev yapmış. Amerika’da 241 yılda 45 Başkan görev almış. Aradaki farkı görüyor musunuz?

Türkiye’de başkanlık sistemine karşı çıkanlar ya istikrar istemiyorlardır ya da istikrar istemeyen iç ve dış hainlerin şeytanca planına alet oluyorlardır.

Şu anda dikkat edilmesi gereken en önemli detay, batı dünyasının bu gelişmelere yaklaşımıdır. Ya da şöyle diyebiliriz. Bir şeyi Kılıçdaroğlu istemiyorsa o şey hayırlıdır.

Bu yazı toplam 371 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.