1. YAZARLAR

  2. Ahmet ÖZER

  3. Bir Şeytani plan daha tutmadı.
Ahmet ÖZER

Ahmet ÖZER

Yazarın Tüm Yazıları >

Bir Şeytani plan daha tutmadı.

A+A-

2 Ekim günü Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’da Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'na girip bir daha çıkmaması ve üzerinden iki hafta geçtikten sonra söz konusu gazetecinin kaderini belirlemek için yapılan uluslararası baskılar sonuç verdi.
Riyad, nihayetinde 20 Ekim Cumartesi sabahı biraz isteksiz de olsa Kaşıkçı’nın sözde bir kavga sırasında öldüğünü itiraf etmek zorunda kaldı.
Tüm dünyanın gözü bu vahşi cinayet te.
Cinayete müdahil olan ülkeler arasında kimler yok ki…
Başta Hâdim'ul Haremeyn-i Şerîfeyn makamına sahip olması gereken Suudi Arabistan, ABD, BAE, Almanya, AB… Tabi nedense muamma bir şekilde terörist İsrail’in bu konuda sesi hiç çıkmıyor!
Normal şartlar altında adli bir soruşturma konusu olacak olay bir anda tüm dünyanın gündemine oturdu.
Gün geçmiyor ki cinayetle ilgili yeni detaylar ortaya çıkmasın…
Bilinmeyenler ortaya çıktıkça olay çözüleceği yerde daha karmaşık bir hal alıyor.
Zorunda kaldığı için suçunu itiraf eden ‘katil’ ise hala cesedin nerde olduğu konusunda bilgi vermiyor.
Peki, bu cinayetle asıl plan neydi?
"Kaşıkçı cinayeti Türkiye'ye ve özellikle cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a kurulan çok büyük bir tuzaktı ama bu tuzağı Kaşıkçı'nın nişanlısı Hatice Cengiz bozdu" 
Hedeflenen büyük siyasi komplo şöyle sahnelenecekti. 
'Cemal Kaşıkçı başkonsolosluktan ayrıldıktan sonra kayboldu. 
Suudi gazeteci Türk istihbaratı tarafından öldürüldü' iddiası ile Erdoğan'ı ve Türkiye'yi zora düşürecek büyük bir siyasi ve diplomatik suçlama kampanyası başlatılacaktı.
Ancak bu büyük komployu Kaşıkçı'nın nişanlısı Hatice Cengiz'in tanıklığı ve ihbarı bozdu.
Planlanan bu cinayette istedikleri gerçekleşmiş olsaydı neler olacaktı? 
Türkiye’nin eli kanlı bir katil, İstanbul’un da artık güvenli bir şehir olmadığını geçmişte Türkiye’nin üzerine yıkılan olaylara atıf yaparak duyurmaya başlar.
Sınır Tanımayan Gazeteciler Derneği ve diğer fikir özgürlüğü dernekleri Kaşıkçı’nın en son görüldüğü yer olan Sultanahmet Camii önünde binlerce turistin ve dünya medyasının şahitlik ettiği gösterilerine başlar.
Olaylar çığırından çıkar. Suudi ve Emirlik yönetimlerinin ardından Trump yönetimi Türkiye’nin şimdiye kadar basın özgürlüğü konusundaki tartışılan konumunu bir üst seviyeye, terörist ülke seviyesine taşır.
BM ve İslam İşbirliği Teşkilatı acil olarak toplanır ve Kaşıkçı’nın durumunun açıklığa kavuşturması için Türkiye’ye acil çağrıda bulunur.
Kaşıkçı’nın İstanbul’un göbeğinde Sultan Ahmet camiinde bir takım karanlık güçler tarafından kaçırıldığı ve muhtemelen öldürüldüğü kabul edilir.
Türkiye beynelmilel anlamda büyük itibar kaybeder, İstanbul güvenli şehir sıralamasında en üstlerden bir anda en alta düşer, Amerika Dışişleri hemen acil bir yolculuk uyarısı yayınlar, 
Plan işlese idi tüm bunlar olabilecek şeylerdi.
Ancak hani derler ya, “Allah’ın da bir planı vardır”
Kapıda bekleyen bir nişanlı ve onun ilk anda aradığı birkaç kişinin ulaştığı güvenlik güçleri ile uluslararası medya ve ikinci günün sabahında Dünya çapında oluşan infial bütün bu mükemmel planın bozulmasına sebep olur.
Artık bu menfur olayın bütün detaylarına hâkimiz.
Yani Türk Emniyet ve İstihbaratının başarısı sayesinde bu plan işlemedi ve Dünya katilin kim olduğunu öğrendi.
Artık hepimiz çok iyi biliyoruz ki gerçeklerin er yâda geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır.
Çok şükür ki bu olayda hemen ortaya çıkmıştır…

Bu yazı toplam 1319 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.