1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. BİR TABU DAHA YIKILDI
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

BİR TABU DAHA YIKILDI

A+A-

Tanzimat’la birlikte resmen başlayan,  özümüzden uzaklaşıp Batıyı,  onun kurum ve değerlerini baş tacı etme “ hastalığı”, Asya toplumlarının ve İslam Ümmetinin başını döndürmüş ve döndürmeye devam ediyor. Beynimiz,  zihnimiz,  mantığımız bu dönmenin bir neticesi olarak adeta felç olmuş durumda. Batıyı baş tacı etme, onu dokunulmaz,  erişilmez, gücüne, kudretine karşı durulmaz,  adaletli, güvenilir,  her konuda eşi menendi olmayan… Diye kabul edip, bu yanlış olguyu milletlerin ve fertlerin hafızalarına yerleştirmenin sonucudur ki,  asırlar önce Dünyayı adaletle yöneten atalarımızı ve tarihimizi ve kurduğumuz muazzam medeniyetimiz göremez hale geldik.   
BATIYI TABU KABUL EDENLER
Bu nedenle de başta ekonomi olmak üzere, askeri, siyasi, sosyal, sanat ve spor dallarında batının üstünlüğünü ve bu konularda koyduğu ölçü ve değerleri ayet gibi, Allah'ın emri gibi mutlak doğru kabul etmeye başladık. Çok basit bir örnek vererek çarpıcı bir kıyaslama yapalım:  Mesela Futboldaki kuralları hiç mi hiç sorgulamayan insanımız, Kur’an’dan bir ayet okununca,  Peygamberimizden bir hadis zikredilince hemen ;”Niye böyle, niçin şöyle,  Ayette Rabbimiz şöyle mi demek istemiş  acaba? Peygamberimiz bu hadisin de aslında şunu dile getirmiş olmasın? Gibi lafları artarda sıralıyor. İş futbola gelince aynı kişiler; “Futbol sahasının uzunluğu şu kadar olacak, eni bu kadar olacak, 11 kişi ile oynanacak, kalenin yüksekliği bu kadar, genişliği şu kadar olacak, süre  90 dakika olacak, futbolcular şort giyecekler, 4 hakem olacak, taç, korner  ofsayt, korner, penaltı, çift vuru gibi kurallarla oynanacak” denilince gıklarını  çıkarmıyorlar. Niye? Çünkü zihinler ve düşünce kalıpları Batı düşüncesinin esiri olmuş durumda.   Bu düşünce köleliğidir ki,  bizleri biz olmaktan çıkarmış âdeta batının düşünce köleleri,  batının kirli, çirkin, geri, çürük,  zalim,  insanlıktan uzak ölçülerine köle etmiştir.
Yukarıdaki yazdığım fikirlere açıklayan bir misali geçen günlerde canlı olarak yaşadık. Gözümüzün önünde cereyan eden bu hadise aklımızı başımıza almanın,  batıyı ve onun değerlerini sorgulamadan kabul etmenin,  ne kadar zararlı olduğunu göstermesi açısından cidden çok önemli ve de çok kıymetli. Türkiye yukarıda da yazdığım gibi asırlardır Batının her alanda üstünlüğünü kabul etmiş insanlar tarafından yöneltiyor. Bu mevzuda Tanzimat milattır demiştim.
Batının ekonomi anlayışının temeli İslam’la pek uyuşmaz. Çünkü İslam’a göre yemek, içmek, giyinmek, barınmak, para… Birer araçtır bu hayatta. Çünkü bu dünya geçicidir, Ahiret yurdu ise sonsuzdur. İnsanın bu dünyadaki en büyük amacı, en büyük hedefi CENNETİ kazanmaktır. Bu nedenle hayatı idame ettirecek kadar yemek, içmek, giymek yeterlidir. Fazlası israftır. İsraf ise haramdır. Batıya göre ise İnsan bu dünyaya bir kere gelir. Mutluluk bu dünyadaki zevklerdir. Bu nedenle mümkün olduğunca tüketmek, harcamak mutlu olmanın tek yöntemidir. “Ye, iç, gül, oyna, harca, gez, toz, başkasından sana ne… ”  Hak, hukuk, adalet, vicdan, merhamet… Bunlar boş şeylerdir. Bu sebepledir ki batıda insan insanın kurdudur, İslam’da ise bütün insanlar kardeştir. 
FAİZ Mİ ENFLASYONDAN ENFLASYON MU FAİZDEN?
Yaşanan örneği açıklayayım: Bu ülkede yıllardır Ekonomiyi batının ölçülerine göre yapan ekonomistler, bürokratlar bize şunu ezberlettiler: Faiz, enflasyonun bir soncudur. Bu nedenle enflasyon düşmedikçe faiz düşmez. Eğer enflasyondan fazla  faiz ödemezseniz, para dövize gider.  Erdoğan ise tersini söyledi: Faizin sebebi enflasyon değil, enflasyonun sebebi faizdir. Düşürün faizleri enflasyonda düşer. “ Sonuç?  ne oldu?  Erdoğan'ın dediği oldu. Faiz düşürüldü enflasyon düşmeye başladı. Paralarda dövize gitmedi. Ha ABD ve Avrupa çok sıkıştırırsa gidebilir de. Lakin Faiz mi enflasyondan, enflasyon mu faizden?   sorusunun cevabı:  ENFLASYON  FAİZ denmiş. Teşekkürler Başkan.

Bu yazı toplam 794 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.