1. YAZARLAR

  2. Ahmet Turan

  3. BİR YILDIZ DOĞUYOR
Ahmet Turan

Ahmet Turan

Yazarın Tüm Yazıları >

BİR YILDIZ DOĞUYOR

A+A-

İstiklal Harbi’nde bütün imkansızlıklara rağmen Milli Mücadele ruhuyla yedi düvelle savaşıp zafer kazanan Türk milleti, Avrupa devletlerinin aksine sanayi ve teknolojide aynı azim ve kararlılıkla mücadele edememiş.
Cumhuriyetin ilan edildiği 1923 yılından sonra iç siyasette milli kalkınma hamleleri yerine, daha çok iç çekişmelerin çok şiddetli yaşandığını görüyoruz. Hatta askeri ihtilallere şahit oluyoruz.
Tarım ülkesiyiz ama traktörü ve gübreyi dışardan almayı tercih etmişiz. 
İçinde bulunduğumuz duruma bakınca bu çok kısa bir öz eleştiri.
Burada suçlu aramaya, ya da işaret edilen suçluları idam sehpasına göndermeye zemin hazırlayan bir derdimiz yok.
Avrupa ülkelerinden çok daha fazla insan gücümüz ve vatan sevgisi anlayışımız olmasına rağmen teknolojik kalkınmada niye başarısız olduk onu sorguluyoruz.
İç çekişme bize niye çok cazip geliyor?
Sosyolojik olarak bunu çözemiyoruz.
‘Al kurtul’, ‘Ver kurtul’ anlayışı bizim genlerimiz de yok. 
Hiç te olmamış.
Ama maalesef bu anlayıştan da bir adım öteye gidememişiz.
Götürmek isteyenleri de türlü iftiralarla mağdur etmişiz.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın önceki gün yerli otomobil projesiyle ilgili yaptığı açıklamayı okuyunca biran içimden gelenleri sıraladım.
Yerli otomobil projesi ülkemiz için ‘Bir Yıldız’ olacak.
Milletimiz için de inşallah bir yıldız doğacak.
Niye mi umutluyum?
Bakanın açıklamaları beni tatmin ediyor da ondan.
Alıntı olarak size de sunayım. Ama son paragrafı daha farklı okumanızı istirham ediyorum.
“İş akışları planlandığı gibi devam ediyor. İnşallah yıl sonunda bir prototip ortaya çıkaracaklar. Şu anda iki boyutlu çizimler tamamlandı, oldukça güzel bir araç ortaya çıktı. Cumhurbaşkanımıza iki boyutlu çizimleri arz ettik. 15 yılda 5 model 3 modifiye (facelift) yapılması planlandı. Bu projeyi özel sektörümüz gerçekleştiriyor, biz de devlet olarak 'Ne yapabiliriz, nasıl katkılarda bulunabiliriz' onun gereğini yapıyoruz.
3 boyutlu çizimler ve mühendislik çalışmaları da devam ediyor. Şu anda projenin Ar-Ge boyutu ile ilgili faaliyetlerde 40 kişilik mühendis ağırlıklı bir ekip sadece şirket içerisinde çalışıyor. Bu mühendislik grubu her gün büyüyor. Yıl sonuna kadar 300 kişiye ulaşması bekleniyor. Yeni bir Ar-Ge merkezine taşınacak. İnşallah Türkiye'nin otomobili girişim grubunun Ar-Ge merkezinin de yeni yerini açıklayacağız ve açılışını yapacağız.
2022'de araç caddelere çıkacak. Girişim grubu çağı yakalamış, bu fırsat penceresini değerlendirmiş olarak bir modeli ortaya çıkaracak. Bu modelin tutulacağına inanıyorum. Ortaya koyacakları araç sınıfının en iyisi bir elektrikli otomobil olacağı için pazar sıkıntısı yaşanacağını düşünmüyorum. Bunun için elektrikli araçların altyapısı ile ilgili işlemleri en kısa zamanda Türkiye'de gerçekleştireceğiz. Çağın gereklerine uygun bir otomobil ortaya çıkaracağından ihracatı da yakalayacağımıza inanıyorum.
Dünyada şu anda elektrikli araçlara yönelme var. Emisyonlarla ilgili çıkan problemler bu süreci hızlandırdı. Elektrikli otomobillerin piyasaya çıkmasıyla sürüş teknikleri, akıllı şehircilik uygulamaları, otomobil yazılımları gibi alanlarda teknoloji hızla gelişiyor. Elektrikli otomobile dönülmesiyle bütün sanayi de değişmeye başladı. Dolayısıyla biz Türkiye'nin otomobili projesini sadece bir otomobil projesi olarak değil tüm sektörü hatta endüstriyi dönüştürecek bir proje olarak görüyoruz. Otomotiv sektörünün dönüşümünde gelişecek mobilite ekosistemi de yeni teknolojilerin geliştirilmesinde fırsatlar doğuracak. Bu sadece bir Ar-Ge projesi değil, bir marka yaratma projesi.”
Umarım proje gecikmez, engellenmez de ayağımızdaki prangalardan kurtuluruz.

Bu yazı toplam 1295 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar