1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. BİZ HARAM LOKMA YEMEYİZ
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

BİZ HARAM LOKMA YEMEYİZ

A+A-

Ebu Saîd Mîhenî’nin büyüklüğünü inkâr edenlerden biri, Ebû Saîd’in; “Âlemde hiç kimse helâl lokma bulamayıp haram yese, biz haram yemeyiz.” sözünü duymuştu. Kendisini imtihan etmek istedi. Helâl para ile bir oğlak satın aldı. Haram para ile de, birincisine çok benzeyen başka bir oğlak aldı. Bunları kızarttırıp, hizmetçisi ile Ebu Saîd’e gönderdi. Kendisi de önden gidip, onların bulunduğu yerde oturdu. Hizmetçi kızarmış oğlakları getirirken karşısına iki sarhoş çıkıp, haram para ile alınan oğlağın bulunduğu tepsiyi alıp yediler. Hizmetçi, elinde kalan ve helâl lokma ile alınmış olan oğlağı, Ebu Saîd’in önüne koydu. Oğlakları gönderen kimse durumu öğrenip anlayınca, sarhoşlara çok kızdı. Fakat bu hâlini açıktan belli etmedi. Sonra Ebû Saîd dönerek;

“Kendini boşuna üzme! Haram olan köpeklere gider, helâl olan da helâl yiyenlere gelir.” buyurdu. O kimse çok mahcup olup hâline tövbe etti ve bu hâdiseden sonra bir daha aleyhinde bulunmadı..

" KİŞİ YAŞADIĞI HÂL ÜZERE ÖLÜR!"

Behlûl Dânâ Hazretleri, yol üzerindeki bir viranenin yıkılmak üzere eğilmiş duvarına bakıp akıbetini tefekküre dalardı.

Yine bir gün endişe ile bakarken duvar birden çöküverdi. Behlûl Dânâ Hazretleri’ni bir sürur kapladı. Onun bu sevincine mânâ veremeyen insanlar merakla sebebini sorduklarında: “−Duvar meyilli olduğu tarafa yıkıldı!” dedi. “−Peki bunda şaşılacak ne var?” dediklerinde şu hikmetli cevabı verdi:*

“−Mademki  dünyadaki her şey nihâyetinde meylettiği tarafa yıkılıyor, benim de meylim Hakk’a doğrudur, İnşallah bende rabbime bu hal üzere kavuşurum dedi  Arkasından şöyle seslendi  Ey ahali, rükû ve secdelerimizle, Ramazanda oruç ve sadakalarımızla ,Zikir ve Salatü Selamlarımızla????Hakk’a meylimizi artıralım ki başka yönlere yıkılmayalım.. " Kişi yaşadığı hâl üzere ölür!"

*Ey rabbimiz bizimde Meylimiz Hakk’a akıbetimizi Hayra tebdil eyle

SEN ORUÇLU DEĞİLSİN?

Ebu'l-Buhteri radıyallahu anh anlatıyor:

Medine'de çenesi düşük gıybetçi bir kadın vardı. Bir gün Resulullah sallallahü aleyhi ve sellemin evine geldi.

Allah Resûlü ev halkına:

-Ona yemek getirin, buyurdu.

Kadın: Ben oruçluyum dedi.

Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem:

-Sen oruçlu değilsin buyurdu.

Akıllı kadın, Allah Resûlünün bu sözüyle gıybetleri kast etdiğini anladı. Bu sebeble ertesi güne kadar diline sahip olmaya çalıştı. Ve akşama doğru tekrar Resûlüllah'a uğradı. Allah Resûlü yine:

-Ona yemek getirin, buyurdu. Kadın:

-Ben oruçluyum, karşılığını verdi.

Gene Fahr-ı kainat efendimiz:

-Sen oruçlu değilsin, buyurdu.

Kadın üçüncü gün, kesin niyet etdi. Hiç konuşmadı, kimseyi gıybet etmedi. Akşama doğru Allah Resûlüne uğradı. Allah Resûlü bu sefer ona şu müjdeli haberi verdi.

- İşte bugün gerçekten oruçlusun.

2- Bir hadis-i şerifte buyruluyor:

- Üç kimse vardır ki; helal olmak şartıyla inşallah hesaba çekilmezler. Bunlar: oruçlu, sahur yemeği yiyen ve murabıt (yani rabıtalı, Allah'a bağlı, ibadette daim olan zahid, Allah yolunda nöbet tutan kişi.)

Bu yazı toplam 364 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar