1. HABERLER

  2. KONYA

  3. 'Biz Türk Atadan geldik'
'Biz Türk Atadan geldik'

'Biz Türk Atadan geldik'

Konya Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mustafa Güçlü, Türk üst kimliği bize, Göktürklerden miras olarak kaldı. Biz Türk atadan geldik” dedi.

A+A-
Konya Aydınlar Ocağı'nın Selçuklu Salı Sohbetleri'nde, ‘Göktürkler’i anlatan Konya Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mustafa Güçlü, Türk üst kimliği bize, Göktürklerden miras olarak kaldı. Biz Türk atadan geldik” dedi.

Konya İl Halk Kütüphanesi'ndeki tarih sohbetine, insanlığın, peygamberlerle başlayan hayat serüveni ile kavimlerin birbirleriyle olan mücadelelerinde Nuh tufanının önemli bir yer tuttuğunu ifade ederek başlayan Yrd. Doç. Dr. Mustafa Güçlü, dağ anlamına gelen Cudi’de bir yere oturan Nuh Aleyhisselamın gemisinden sonra Yafes soyundan gelen Turanî kavimlerin bir süreç yaşadıklarını ve üç bin tanrılı bir topluluk olan pagan kültürüne sahip Sümerlerin, M.Ö 2-4 bin arası yaşayan bir devlet kurduklarını ve daha sonra kendi kültürlerini İran’a, Mısır’a ve Hindistan’a kadar taşıdıklarını dile getirdi. 

Mezopotamya’ya kadar gelen Sümerlerin de Gök Tengri inancına sahip olduklarını ve diğer guruplardan ayıran en önemli özelliklerinin de bu olduğuna işaret eden Dr. Güçlü, “Pagan döneminde Türkler Gök Tengri’ye inanıyorlardı. Göktürk de zaten mavi anlamında ve daha çok ilahî Türk demekti. Mesela alkış kelimesinin karşılığı Göktür’lerde dua demekti. Biz o kelimeyi iltifata dönüştürmüşüz” dedi. Göktürk Hanlığı’nın 522-744 yılları arasında Orta Asya ile Çin’de hükümran olmuş bir Türk Devleti olduğunu belirten Güçlü, Türk adının, ilk defa Orhun Kitabeleri’nde geçtiğini ve Türk adıyla kurulan ilk Türk devletinin de Göktürk Devleti olduğunu söyledi.

Batı Göktürk’lerin zayıflamasıyla birlikte 630’da Çin egemenliğine girdiğini kaydeden Güçlü, 681’de Asena (Aşina) boyundan gelen Kutluk Kağan’ın Türk boylarını yeniden toplamayı başardığını ve Çin, Kitan ve Uygurlar ile yapılan savaşlardan sonra II. Göktürk Devleti’ni kurduğu için “İlteriş” adını aldığını ve devletin sınırlarını da Okyanus’tan Mâveraünnehir’deki Demirkapı’ya kadar genişlettiğini kaydetti. Bu dönemde İpek Yolu’nun büyük bir kısmının denetim altına alındığını ifade eden Güçlü, “Bilge Kağan'ın, danışmanı Tonyukuk'u ve küçük kardeşi Kül Tigin'i kaybetmesinden sonra zehirlenerek öldürülmesi üzerine yerine geçen Tengri Kağan, küçük yaşta olması dolayısıyla devlet zayıfladı. Bu arada Türgişler’in güçlenmesiyle Doğu Göktürk Kağanlığı gittikçe güç kaybetti. Uygurlar’ın 745’de Ötüken’i almasıyla Göktürk Devleti’nin hâkimiyeti de sona erdi.” dedi.  
Soru-cevap şeklinde devam eden sohbette Dr. Güçlü, Türk ve İslâm dünyasının en büyük zaafının 300-400 yıldır bir mütefekkir çıkaramayışı olduğunu belirterek günümüzde bir Ahmed Yesevî’ye ve Dede Korkut’a ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.