1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. Bizden Önce Yaşayanlardan!
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

Bizden Önce Yaşayanlardan!

A+A-
Karşılaştığımız olaylar bize dünü çağrıştırır. Dünde kalan fakat bugün haklılığını inkâr edemediğimiz sözleri hatırlayıveririz değil mi?

Rahmetli babam Çumraların tanıdığı adla Dorlalı Eşref;

“ İnsanlar hemen tanıyamazsın. Öyleleri var ki, öfkeleninceye kadar Müslüman, tükeninceye doğru!” Derdi.

Bugün karşılaştığımız olaylar karşısındaki ucuz insanların tavırlarını mı tanımlıyordu acaba? Diye kendime soru soruyorum.

Öfke insanın yaratılışında olan kötü duygulardan biridir. Aynı ateş gibidir. Serde itfaiyecilik var ya, ateşten örnek verme durumunda kaldım.

Ateş kontrollü olduğu zaman insanlara faydalıdır. Kontrolsüz olduğu zaman ise felaket olur. Hem çevreye hem insanlara cana mala zarar verir.

Evet, öfke öyle duygudur ki, insanları katil yapan o, hanımdan, çocuktan, anadan, babadan, kardeşten, dost ve akrabadan ayıran o, pişman olduğu zaman iş işten geçmiş olup geri dönülemez neticeye götüren o. Onun içindir ki atalarımız “Öfkeyle kalkan zararla oturur” buyurmuşlardır.

Ama öfkesini yenmiş olsa beş dakika sonra hem dünyada hem ahrette göreceği zarardan kurtulmuş olacak. İşte öfkeyi yenmek bu kadar önemlidir.

Onun içindir ki Allah Teâlâ öfkesini yenenleri ve hoşgörülü affedici olanları Cennetle müjdeliyor ve bu Cennetin nasıl olduğunu da şöyle anlatıyor.

“Rabbinizin bağışına ve takva sahipleri için hazırlanmış olup genişliğe gökler ve yer kadar olan Cennete koşuşun. O takva sahipleri ki bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar, öfkelerini yenerler ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever.” (Ali İmran; 3/133-134) buyurmaktadır.

Peygamber (SAV) Efendimiz de ; “Gerçek pehlivan onu bunu güreşte yenen değildir. Fakat gerçek pehlivan öfkelendiği zaman öfkesini yenendir, nefsine hâkim olandır.” (Muhtasar, İbn-i Kesir , 1/319) buyurmaktadır.

Elbette ki öfkesini yenmek her kişinin değil, er kişinin kârıdır.

Bir Kutsi Hadiste Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır;

“Ey Âdemoğlu öfkelendiğin zaman beni hatırla ki, ben de öfkelendiğim zaman seni hatırlayım.” (Muhtasar, İbn-i Kesir , 1/319) buyurmaktadır.

Öfkelenen bir kişi ne yapmalıdır ki öfkesini yenebilsin? Sorusuna çeşitli cevaplar verilmektedir. Oturuyorsa, kalksın, ayaktaysa, otursun veya orayı terk etsin gibi tavsiyeler yapılmaktadır.

Öfkelenen bir kişinin ne yapması gerektiğini Sevgili Peygamberimiz açıklamaktadır. Buyuruyor ki;

“Öfke şeytandandır, şeytan ise ateşten yaratılmıştır, ateş su ile söndürülür, o halde biriniz öfkelendiği zaman abdest alsın.” (Süneni Ebu Davut 4/4784)

Tükeninceye kadar doğru da; elinde maddi veya manevi her türlü imkân varken doğru olmak kolaydır. Ancak, elinden para, güç, mevki gittiği zaman çalmadan çırpmadan helal dairesi içerisinde yaşayabilmek yahut yaşayamamaktır.

Bizler helal dairesi içinden çıkmadığımız surece helal dairesi geniştir. Haram dairesi içine girmediğimiz surece haram dairesi dardır. Ölçüsünü biliriz.

Ancak, bizim bu duygularımız korkaklık olarak görenlere bir dostun manidar sözüyle cevap verelim;

“Anladım ki: İnsanlar, susanı korkak, görmezden geleni aptal, affetmeyi bileni çantada keklik sanıyorlar. Oysaki biz istediğimiz kadar hayatımızdılar. Göz yumduğumuz kadar dürüstler.”

Dünden gelen esintilerden sizlerle zaman zaman paylaşacağım. İnşallah fayda buluruz..
 
Bu yazı toplam 49 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.