1. YAZARLAR

  2. Mehmet Kaçar

  3. “BİZİM ÇOCUKLAR BİRER BİRER AYIKLANIYORLAR!”
Mehmet Kaçar

Mehmet Kaçar

Yazarın Tüm Yazıları >

“BİZİM ÇOCUKLAR BİRER BİRER AYIKLANIYORLAR!”

A+A-

Amerika Birleşik Devletleri ve yan kolları Avrupa Birliği 2010 yılında, İran’ın teröre yardım yaptığı gerekçesiyle ambargo ile cezalandırıldı. O tarihlerde Türkiye Cumhuriyeti bu ambargo kararının Birleşmiş Milletler kararı olmadığını ve sınır komşusu olan İran’dan enerji (doğal gaz ve petrol)ithalatına devam edeceğini ve buna zorunlu bir durumun var olduğunu belirterek, bu ambargoya şerh koymuştu. Dolayısı ile de Türkiye Cumhuriyeti, Birleşmiş Milletler kurallarına aykırı olmayan bir yöntemle İran’la ticaretini de sürdürmeye devam etti.
Ne var ki, Amerika Birleşik Devletleri, İran’a karşı koymuş olduğu bu ambargoyu bizzat kendisi çeşitli yollarla deldi. 
Dünya’nın en güçlü bankalarından biri olan Fransız BNP Paribas ve İngiliz Bankası HSBC’ye, İran ve Kuzey Kore ambargolarını deldikleri için ağır cezalar ile cezalandırdı. Çünkü bu bankalar, aynı zamanda ABD’de de faaliyet gösteren bankalar grubunda yer alıyorlardı. 
Bu da Amerika Birleşik Devletlerine kendi finans sistemini korumak amacıyla ceza verme hakkına yasal olarak sahipti. Bu yasaya göre Amerika Birleşik Devletleri kendi finans sistemini korumakla mükellef bir devletti. Ülke sınırları içerisinde faaliyet gösteren finans hareketleri yasalara uymadığı zaman yaptırımlarla cezalandırılabilirdi.
Amerika Birleşik Devletlerin de faaliyeti olmayan Türkiye Cumhuriyeti Şirketi olan Halk Bankası, düzenli olarak Uluslararası Bağımsız Denetim Şirketleri tarafından çok sık denetlenen bir bankadır. Çeşitli reyting kuruluşları ve yatırımcıları için şeffaflık çok önem arz ediyor. Şimdiye kadar hukuka ters bir işlemine rastlanmamış olan bu banka halka açık bir Türk şirketidir.
Öyleyse bugün yaşananlar ne anlama geliyor?
Üstelik 2016 yılının başında İran’a ambargo kaldırmış olan bir ABD’ var karşımızda. Acaba ABD’neyin ve kimin peşinde?
Rıza Zarrab davası hukuki olarak bir şey elde edemeyeceklerinden artık siyasi bir dava hüvviyetine çevrilmiş bir dava haline getirilmiştir. Burada ki asıl amaç, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyib Erdoğan ve onun liderliğinde ki AK Parti iktidarını itibarsızlaştırmak ve iktidarın al aşağı edilip el değiştirmesini sağlamaktır. Çünkü ABD’nin destekledikleri, PKK/PYD ve FETÖ, 15 Temmuz tarihinde k, darbe girişimini başaramamışlar ve Türkiye’yi bölememişlerdir. Ayrıca, bu darbe girişiminde onların rollerini ortaya koyacak konsolosluk çalışanı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Metin Topuz, ile iletişim kurdukları telefonlarla birlikte, itirafçı olarak göz altına alınmıştı.
Yine bir başka açık gerçekte, Türkiye’de darbe girişiminde bulundurdukları hainlerin başarısızlıklarından dolayı ABD’nin karizması oldukça çizilmiş ve bir daha dünyanın diğer uluslarında darbe yaptıracağı zaman uluların baş kaldırışını ilk göze alacakları bir plan olmuştur. Çünkü bu necip millet göğündeki imanı ile bunu başarmış bir millettir.İman çeliğe galip gelmiştir.
İşte bu durum, onları öylesine sinirlendirmiştir ki, vize yasağı koyarak bizi yıldıracaklarını zannettiler. Daha sonra ileri sürdükleri şartlar kabul edilmediği için yeni bir hin plan düşündüler ve Rıza Zarrab’ı olayını patlattılar. Türkiye Cumhuriyeti vize şartlarını derhal kabul edilemez bularak geri çevirdi ve misilleme de bulundu. Bu aşama da Zarrab, “tutuklu değişimi girişimi de başarısız olunca işbirliği önerisi gelmeye başladı ve tutukluları değişelim önerileri gelmeye başladı.” Acaba istedikleri bu kişi kimdi acaba? Kendileri adına çalışan casusu Metin Topuz olabilir mi idi?
1,5 yıldır ABD’de tutuklu olarak yargılanan İran asıllı Rıza Zarrab’ın suçu, iddiaya göre ABD’nin İran’a koyduğu ve 2106 yılı başlarında kendisinin kaldırdığı ambargoyu delerek onları ekonomik olarak zarara uğratmak olmuştu. 
Ancak, ne hikmetse yukarıdaki ambargoyu delen bankalara ceza kesilirken, hiç bir Fransız ya da İngiliz vatandaşı yargılanmaya alınmadı. Zarrab’a sorulan sorular sorulmadı. Mesela; “O dönem ülkenin başbakanı kimdir? “denilmedi. Banka müdürleri tutuklanmadı. Rüşvet var mı, yok mu diye ilgilenilmedi?
Kasım 2017 tarihinde ise ABD’de başlayan Zarrab davasında, FETÖ’cülerin mahkemeye ulaştırdıkları sahte belgelerle 2-3 hafta daha uzatıldı. Türkiye Cumhuriyeti bu davaya BM(Birleşmiş Milletler)ye taşırsa tarihi gerçek çok ciddi bilgilere ulaşılabilir.
Aslında yönlendirici soru ve cevaplara baktığımız da, hedefin, bizim iç siyasetimiz ve sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyib Erdoğan ve onun partisi olan AK Parti’nin olduğu açık bir şekilde görülmektedir. Erdoğan iktidarından ivedilikle kurtulmak istiyorlardı. Bunu görmemek elde değil. İster kabul edin, ister etmeyin gerçeğin kendisi bu. Erdoğan bir bilinç uyandırdı çünkü.
ABD’nin kurduğu sömürü düzenini sorgulayan cümleler kurdu ve kurmaya da devam ediyor. Mesela, “Dünya 5’ten büyüktür”, “AB’de çifte standart vardır.” ve “BM’de ki üyelik biçimleri adil ve eşitlikçi değildir.” gibi.
Bu tür söylemler zaman içerisinde çığ gibi büyüyecek ve tepkilerin ilk tohumları olacaktır. Dünya uluslarının örneği olacaktır. 
ABD/Batı işet bu yüzden çok kaygılıdırlar.
Artık istediklerinde istedikleri bir ülkede darbe yaptırdıkları, ABD’nin deyimi ile “bizim çocuklar” birer birer ayıklanıyorlar. İçimizde yetişdirdikleri Gladyoyu deşifre ettik.
Her 10 yılda bir darbelerle, her beş yılda da verilen muhtıralarla, hemen hemen her ay sanayi kuruluşları tarafından tehdit ettirilerek kıskaca alınan hükümetler sıkıştırışlamayacak ve bankalarımızın içerisi boşaltılamayacaktır. 
Halkımızı soyup soğana çevirip, ABD’ye çalışan ekonomik köleler haline getiremeyecektirler.
İMF, boyundurukları altında ve faiz yoluyla kanımızı ememiyorlar artık. Sanayi üretim tercihlerimizi belirleyemiyorlar. Bu tercihler sadece bizim kararlarımızla veriliyor.
Bundan böyle daha güçlü ve tam bağımsızlığa giden yolumuzun önüne, set çekemiyorlar.
İşte bunun için çıldırıp daha başka kalleşçe planlarla hep karşımıza çıkacaklardır. 
Irakta, Suriye’de, Mısır’da, Afganistan’da, Lübnan’da,Libya’da, Katar’da, S. Arabistan’da, Somali’de, Afrika’da ve Asya’da bundan böyle hep ABD/Batı ile karşı karşıya olacağımızı buradan söylersek yanlış söylemiş olmayız.
selametle!...
 

Bu yazı toplam 1174 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum