1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Bm Gerçeği Ve Din Savaşları
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Bm Gerçeği Ve Din Savaşları

A+A-
Ortalık fena karıştı. Mısır’da yaşanan gelişmeler, Suriye’de devam eden iç savaş ve kuzeyinde ki dönen filmler, İran’la, Irak’la negatif yönde ilerlemekte olan ilişkilerimiz derken etrafımızın ateş çemberi ile çevrildiğinin farkına varmamız gerekiyor.
Yazdıkları senaryoyu sinsice uyguluyorlar. Bölgede güçlenmekte olan Türkiye istenmediği için yarayı kaşımaya devam etmekteler. Yeni yaralar açmak için ustaca kurguladıkları filmleri uygulamakta çok kararlı oldukları gelişmekte olan olaylar karşısında yanında durdukları taraf ve zulme karşı sessiz kalmalarından açık ve net belli oluyor.
Evet batı dünyasından bahsediyorum. Amerika’dan bahsediyorum. İsrail’den bahsediyorum. Babasının, dedesinin bilmem nesinin Müslüman olduğu avuntularıyla kendi kendimize gizli hayranlık beslememizi istedikleri Obama’dan bahsediyorum.
Yaşanan gelişmeleri tahlil yeteneğimizin eksik puzzle parçaları gibi tüm resme ulaşmada yetersiz kalması beni endişelendiriyor. Bölgenin istikrar motoru durumunda olan Türkiye’nin asıl hedef olduğu düşüncesi beni bunaltıyor. İslam ülkelerinin demokrasiyle buluşması demek, İslam ülkelerinin ekonomik anlamda gerçek refaha ulaşması demek, İslam ülkelerinin istikrarlı olması demek; batı dünyasının felaketi demektir. Gerilemesi demektir. açlıktan nefeslerinin kokması demektir.
Amerika’nın bölgede ki şubesi ve kendisine bilgi akışında kameranın kaydederek merkeze bilgi ve görüntü aktarması misali gözü konumunda olan İsrail’in hedeflerine ulaşması için oynanan oyunları Müslüman ümmetin bilmediği falan sanılmasın. İslam ülkelerinin zayıf damarlarını çok iyi tespit eden bu küçük virüs koskoca bedeni kuşatabilecek kadar tehlikeli olmaya devam ediyor. Ve Olmaya da devam edecektir. Çünkü bahsettiğimiz şey onların inancının gereğidir. İmanının gereğidir.
Peki İslam dünyası inancının gereğini yeterince yerine getirebiliyor mu?
Nerdeee!..
Ortak zaaflarımız var. Ortak yanlışlarımız var.
En başında da İslam ülkelerini yöneten idarecilerin batı dünyası karşısında ki ezikliği ve kendini onlara gebe hissetmesi bugüne kadar yaşanan tüm gelişmelerde ki en önemli zavallılık örneğidir. Bunu İslam ülkelerinin ortak zaafı olarak ilk sıraya rahatça koyabilirsiniz.
İşte bu örnek için Türkiye’mizde de AK Parti iktidarı öncesine kadar aynı durumdaydı. İşte bu zinciri kıran Recep Tayyip Erdoğan’ın batı dünyasını ve uzantılarını çok rahatsız ettiğini açık ve net bilmekteyiz.
Buna bir son vermeleri gerekiyordu. İslam ülkeleri, içten içe birbirlerini yemeliler ve her zaman kaosa meyilli bir idari sistemle yönetilmeliydiler. O zaman ticareten, siyaseten bu ülkeleri kontrol altında tutabilirlerdi.
Bugünkü karışıklığın temelinde yatan nedenin bu olduğu ortaya çıkmıştır.
Avrupa ülkelerinin, A.B.D’nin Mısır’da ve Suriye’de yaşanan iç savaş ve karışıklık için yaptıkları açıklamalar ve verdikleri tüm demeçler sadece ve sadece oyalamacadan ibarettir. İyi niyetli olduklarını düşünmeyin. Bölgeyi kontrol altında tutabilmek için yeni bir yapı şekillendirmek için bekliyorlar. Müslüman kanı akmasından zerre kadar rahatsız oldukları falan yok.
Gelelim Birleşmiş Milletler’e!.. Onlardan da asla umut beklemeyin. Orası da oyunun bir parçasıdır. Hem de aralarına İslam ülkelerinden temsilciler alarak uyuttukları bir sistemin merkezidir. Amerika, Rusya, Fransa, İngiltere ve Çin devletlerinden herhangi biri – evet sadece biri - alınan kararı bir veto ettiler mi yapacak hiçbir şeyimiz yok. Tüm İslam dünyası bir araya gelse o vetoyu kaldıramazsınız.
Bu nasıl bir sistemdir yahu!
Yaşanan Suriye iç savaşı, Mısır askeri darbesi, Tunus’ta ve Libya’da yeniden alevlenen gelişmeler karşısında seyretmekle yetinen diğerleri acaba aynı durumun bir İsrail’de, Fransa’da, Almanya’da yaşanması karşısında aynı suskunluk ve seyretmekle yetinebilirler miydi?
Tüm imkanlarını seferber ederek yaşanan olayları bitirmek için büyük bir çaba sarf etmezler miydi?
Çünkü kendi taraflarından baktığınızda akan kanın Hıristiyan kanı olması karşısında asla suskun kalamazlar. Ama akan kan Müslüman kanı olduğu zaman, ister kadın olsun ister çocuk olsun ister bebek olsun fark etmez. Eksilen her bir Müslüman nüfusundan içsel bir zevk duyarlar. Bunu dış dünyalarına yansıtmazlar.
Gün artık uyanma günüdür. Ama bu nasıl olacak ? İnanın bu o kadar zor bir soru ki!..
İslam ülke idarelerinin başında ki kişilerin artık bıkkınlık veren batı bağımlılığı, güven vermeyen, samimi olmayan duruşları ile bu uyanış nasıl gerçekleşecek bilmiyorum.
Türkiye’de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, elde var bir konumundadır. Ama Mısır’da Mursi ile devam edecek olan bu sürece anında müdahale ettiler. Suriye’de aynı, Tunus’ta aynı, Libya’da aynı, Suud’da aynı… Doğrulmamıza izin vermiyorlar. Mısır’da asker geri adım atmayacak. Allah muhafaza ama geçtiğimiz gün akan kana daha çok kanlar karışacak. Toparlanmamıza engeller koymaya devam edecekler.
BirLEŞmiş MİLLETLER’den sonuç çıkmaz. Çıksaydı bugüne kadar oluk oluk akan Boşnak kanına, Iraklı kanına, Suriye’li kanına, Mısır’lı kanına, Arakan’lı kanına daha işin başında müdahale ederlerdi.
Olay nereye gidiyor biliyor musunuz ?
Haydi söyleyeyim.
Dinler arası savaşa…
 
Bu yazı toplam 42 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum